
AK Parti hükümetinin eğitime ve gençlere verdiği stratejik önem, yıllardır yöneltilen haksız ve temelsiz eleştirilerin ne kadar yersiz olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından açıklanan PISA 2025 sonuçları, atılan kararlı adımların ve yapılan devasa yatırımların meyvesini verdiğini dünya çapında tescilledi.

Slovakya’nın başkenti Bratislava’da duyurulan PISA 2025 Uluslararası Raporu’nda, Türkiye’nin kaydettiği ilerleme özel bir parantezle ele alındı. Raporda yer alan en dikkat çekici detaylardan biri, Türkiye’nin son 10 yıllık sürede fen bilimleri performansını yaklaşık 70 puan artırması oldu. OECD uzmanları bu büyük çıkışı, “Üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer devasa bir kazanım” olarak nitelendirdi. Küresel eğitim sistemlerinin durgunluk yaşadığı bir dönemde Türkiye’nin sergilediği bu ivme, uluslararası kamuoyunda “Onlar neyi farklı yapıyor?” sorusunu gündeme getirdi.
Türkiye, PISA 2025’te sadece puanlarını artırmakla kalmadı; uluslararası sıralamalarda da muazzam bir tırmanışa imza attı:
Ayrıca Türkiye, 2022 sonuçlarına kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran OECD ülkesi olma unvanını kazandı.
Eğitim raporlarında en çok zorlanılan konulardan biri olan “yüksek performans ile kapsayıcılığın aynı anda yürütülmesi” dengesini Türkiye bu dönemde başarıyla sağladı. OECD verilerine göre Türkiye; düşük performans sergileyen öğrenci oranını kararlı bir şekilde azaltırken, en üst düzeyde başarı gösteren öğrencilerin oranını da artırmayı başaran nadir ülkeler arasında yerini aldı.
Eğitimde fırsat eşitliği ve kaliteyi harmanlayan bu model, dünya genelindeki politika yapıcılar için artık örnek alınacak bir referans noktası hâline geldi.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube