İSLAM’I ANLAMADA YAPAY ZEKÂ YARDIMI
Bu sabah rüyamda İbrahim suresinin 28-30. ayetlerini okuyarak uyandım. Sabah namazını Emirgan Camii’nde cemaatle kıldıktan sonra hayatımda ilk defa Google’ın yapay zekâsına başvuruda bulundum.
(İyi ki eserlerimizi yapay zekâdan evvel yazmışız. Yoksa orijinal yazamazdık.)
***
Ayetlerde geçen NİMET, KÜFÜR, CEHENNEM ve ENDÂD gibi kavramlara yer vererek bana ilgili ayetleri açıklamasını istedim. Açıklama anında geldi ama benim istediğim kıvamda gelmedi. Bu sebeple bazı düzeltmeler/silmeler yapma gereğini duydum. Yarım saat içinde yazı tamamlandı.
Bir şeyi bizzat fark etmiş oldum; yapay zekâ bilgi veriyor da size özgü anlam ve ruh katamıyor.
Kopyalama bilginin alınıp satılmasının böylesine kolaylaşmasından sonra tefekkür ehli, duygulu gerçek âlimlerin yetişmesi gerçekten zor olacaktır ve ilme katkılar da azalacaktır. Dilerim yanılıyorumdur.
***
İbrahim suresinin 28-30. ayetleri, Allah’ın insanlara lütfettiği en büyük nimetleri inkâr eden, hem kendilerini hem de toplumlarını büyük bir ziyana ve ebedî azaba sürükleyen inkârcı Tağût liderlerin durumunu ele almaktadır.
1. Ayetlerin Mealleri
- İbrahim 28: “Allah’ın lütfettiği nimete kâfirlik edip inkârla karşılık verenleri ve sonunda toplumlarını helâke uğrayacakları yere sürükleyenleri görmedin mi?”
- İbrahim 29: “O helâk yurdu, içine girecekleri cehennemdir. Oraya yerleşmek ne kötüdür!”
- İbrahim 30: “Allah’ın yolundan saptırmak için (…izmleri, sistemleri ve kişileri) O’na ortaklar koştular. De ki: ‘Biraz daha oyalanıp keyif sürün; çünkü sonunda döneceğiniz yer ateştir!’”
2. Tefsir Detayları (Kur’an Yolu Tefsiri)
- Toplumsal Sorumluluk ve Sapma: Ayetler, küfür ve şirk önderlerinin yıkıcı etkisine dikkat çeker. Gücü elinde bulunduran bu liderler, sadece kendileri inkâr etmekle kalmamış; baskı, manipülasyon ve yanlış yönlendirmelerle peşlerinden giden halk kitlelerini de peşlerinden sürükleyerek “helâk yurdu”na (dâru’l-bevâr), yani cehenneme taşımışlardır.
- İlahi Tehdit: ayetin sonundaki “Biraz daha oyalanın” ifadesi, inkârcılara tanınan mühletin bir ödül değil, aslında günahlarını artıracakları ve kaçınılmaz sona yaklaşacakları bir kınama ve şiddetli tehdit (istidraç) olduğunu gösterir.
3. Kavramların Açıklamaları
Ayetlerde geçen anahtar kavramların kısa tanımları şu şekildedir:
- Nimet (Ayet 28): Ayette geçen “Allah’ın nimeti” ifadesi geniş anlamda Allah’ın insanlara bahşettiği her türlü maddi ve manevi imkândır. Özel anlamda ise bu ayet için Hz. Muhammed (s.a.s.), İslâm dini ve Kur’an-ı Kerim kastedilmektedir.
- Küfür (Ayet 28): Sözlükte “örtmek” anlamına gelen küfür, terim olarak Allah’ın varlığını, birliğini veya peygamberleri aracılığıyla gönderdiği gerçekleri inkâr etmek demektir. Ayetteki “nimeti küfürle değiştirmek” ifadesi, Allah’ın hidayet ve İslâm nimetini kabul edip şükretmek yerine, nankörlük ederek inkâr yolunu seçmek anlamında kullanılmıştır.
- Cehennem (Ayet 29): Ayette geçen ebedî azap yurdudur. İnkârcıların ve insanları haktan saptıran zalimlerin cezalarını çekecekleri, ayetin ifadesiyle “yaslanılacak ve kalınacak en kötü karargâh” olarak nitelendirilir.
- Endâd (Ayet 30): Arapça nid kelimesinin çoğulu olan endâd, “eşler, ortaklar, benzerler ve denkler” demektir. Kur’an terminolojisinde müşriklerin Allah’a ortak koştukları, O’nun gibi sevdikleri, O’na ait yetkileri (yaratma, rızık verme, hüküm koyma vb.) yakıştırdıkları putları, şahısları veya batıl güçleri ifade eder.
Allah cümlemizi İslâm nimetini gereğince değerlendiren ve onu örnek olarak tebliğ edenlerden kılsın.
Ali Rıza Demircan