
Birinci Dünya Savaşı’nın en çalkantılı dönemlerinde, insanlık tarihine altın harflerle yazılacak ve nesiller boyu dilden dile aktarılacak bir vefa ve cesaret öyküsü yaşandı. Rus cephesinde esir düşen ve Sibirya’daki zorlu kamplara gönderilen 1012 Türk askeri, Japon Yarbay Yukichi Tsumura‘nın fedakarlığı sayesinde özgürlüğüne kavuştu.

Sibirya’daki esir kampında tutulan Türk askerlerinin kaderi, bölgenin Japon kuvvetleri tarafından işgal edilmesiyle değişti. Türk askerlerini koruma altına alan Japon makamları, Osmanlı Devleti ile irtibata geçerek kahraman askerleri vatanlarına ulaştırmak için tarihi bir operasyon başlattı.
Yarbay Yukichi Tsumura komutasındaki gemide 1012 Türk askeri, uzun ve umut dolu bir deniz yolculuğuna çıktı. Ancak bu seyahat, Akdeniz ve Ege sularında uluslararası bir krize sahne olacaktı.
Gemi, rotası üzerinde Yunan donanması tarafından durduruldu. Yunan güçleri, Yarbay Tsumura’ya ültimatom vererek esirleri kendilerine teslim etmesini talep etti; aksi takdirde geçişlerine asla izin vermeyeceklerini bildirdiler. Karşısında sefere çıkmış bir donanma bulan Japon Yarbay, kılıç kınına sığmaz bir duruş sergileyerek tarihe geçen şu unutulmaz cevabı verdi: “Canımı veririm Türkleri vermem!”
Bu tarihi rest karşısında geri adım atmayan Yunanistan, gemiyi Atina yakınlarında 6 ay boyunca abluka altında tutarak gözetim altında tuttu.
Yarbay Tsumura’nın kararlı tutumu ve ardından yürütülen yoğun diplomatik temaslar neticesinde abluka aşıldı. Gemi önce İtalya kıyılarına ulaştı; burada bir süre İtalyan gözetiminde kalan Türk askerleri, nihayetinde sağ salim Osmanlı topraklarına iade edildi.
Yarbay Yukichi Tsumura’nın Türk milletine gösterdiği bu eşsiz sadakat ve cesaret, günümüzde de unutulmadı. Bu asil dostluğun hatırası olarak: Beykoz’un Ortaçeşme Mahallesi’nde bulunan ve eski adı “Spor Caddesi” olan bu caddeye, 2020 yılında Yarbay Yukichi Tsumura Caddesi adı verilmiştir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube