
Türk siyasetinin ve Millî Görüş hareketinin duayen isimlerinden, dürüstlüğü, devlet adamlığı, nezaketi ve İslam’a olan tavizsiz bağlılığıyla tanınan Mehmet Recai Kutan, vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle yâd ediliyor.

Türk siyasi tarihine adını altın harflerle yazdıran, Millî Görüş hareketinin kurucu ve öncü figürlerinden, eski bakan ve Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı Mehmet Recai Kutan, vefatının yıl dönümünde derin bir özlem ve minnetle yad ediliyor. O; sadece bir siyasetçi değil, çileye rıza gösteren, makam ve mevkiyi değil yalnızca Allah’ın rızasını gözeten örnek bir mümin ve dava adamıydı.
5 Nisan 1930’da Malatya’da başlayan hayat yürüyüşü, sadece bir bireyin yaşam öyküsü değil, ülkenin hak ve adalet mücadelesinin de tablosuydu. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra devlet kademelerinde özellikle Devlet Su İşleri’ndeki (DSİ) üstün hizmetleriyle ülkenin kalkınmasına öncülük eden Kutan, Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile yollarının kesişmesiyle birlikte bambaşka bir cihadın ve inanç maratonunun neferi oldu.
1970’lerden itibaren Millî Selamet Partisi (MSP) ile başlayan siyasi hayatı boyunca; darbelerin, muhtıraların, haksız yasakların ve ağır baskıların merkezinde yer aldı. 28 Şubat sürecinin en sancılı dönemlerinde dahi sarsılmaz bir metanet gösterdi. Her türlü zorluğa göğüs geren Kutan, inandığı değerlerden ve İslam’ın ölçülerinden bir adım bile geri atmadı. Çekilen sıkıntıları birer imtihan vesilesi bilerek davasından asla taviz vermedi.
Recai Kutan’ı siyasette benzersiz kılan en büyük özelliği, sert tartışmaların ve kutuplaşmaların hakim olduğu mecralarda dahi muhafaza ettiği dervişane meşrebi, zarif dili ve kuşatıcı samimiyetiydi. O, muhaliflerine karşı dahi üslubunu bozmayan, hırsın ve kibrin semtine uğramadığı mütevazı bir şahsiyetti. Ne makam hırsı ne de şöhret tutkusu onun inandığı yoldan sapmasına neden oldu; aksine o, üstlendiği her görevi ağır bir emanet bilinciyle taşıdı.
“Bizim siyaset anlayışımızın temelinde rıza-yı ilahi yatar” düsturuyla hareket eden Kutan, hayatının her anında İslam’a olan sadakatini pratik hayata geçirdi. Genç nesillere sadece siyasi bir miras değil; namuslu, şeffaf, ilkeli ve iman dolu bir hayat hikayesi bıraktı.
Hayatının son nefesine kadar Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) çatısı altında ülkenin ve İslam aleminin meseleleri üzerine kafa yoran, kütüphanesini ve birikimini gençlere açmaktan vazgeçmeyen Kutan, 7 Ekim 2024’te Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Bugün onu anarken; sadece bir siyasetçiyi değil, fırtınalı dönemlerde gemiyi limana selametle ulaştırmaya çalışan fedakar bir kaptanı, inancından taviz vermeyen örnek bir mümini ve Anadolu’nun bağrından kopmuş tertemiz bir gönül insanını yâd ediyoruz. Mekanı cennet, makamı alî olsun.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube