islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,5523
EURO
55,6413
ALTIN
6.645,69
BIST
11.601,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Hafif Yağmurlu
20°C

KÜRESEL BİR ÇIKMAZDAN ÇIKIŞ: MÜSLÜMANLARIN BEN-İDRAKİ

KÜRESEL BİR ÇIKMAZDAN ÇIKIŞ: MÜSLÜMANLARIN BEN-İDRAKİ

KÜRESEL BİR ÇIKMAZDAN ÇIKIŞ: MÜSLÜMANLARIN BEN-İDRAKİ

Günümüz uluslararası sisteminde küreselleşmenin yarattığı yüzeyselleşme ve Batı merkezli değer krizleri derinleşirken, medeniyetlerin varoluşsal zeminini belirleyen “ben-idraki” kavramı yeniden hayati bir önem kazanıyor. Sosyolojik katmanların ve konjonktürel siyasi kimliklerin ötesinde köklü bir bilinç halini ifade eden ben-idraki, Müslüman toplumların tarih boyunca sergilediği direnç odağının ve varoluşsal duruşunun ana motorunu oluşturuyor.

Batı medeniyetinin dışlayıcı ve hegemonik “güçlü ve sert” ben-idrakine karşılık; İslam’ın ben-idraki “güçlü ve ilkeli” yapısıyla tarih boyunca farklı kültürleri bünyesinde yaşatabilen kuşatıcı bir varlık alanı sunmuştur. Modernleşme süreçlerinin Batı-dışı toplumlara bir “medeniyet ihtidası” şeklinde dayatılması zihniyet kırılmalarına yol açsa da, Müslümanların özgün ben-idraki tarihteki ve günümüzdeki diriliğini muhafaza etmektedir.

Tevhid Eksenli Varoluş ve Şahsiyet İnşası

Müslümanların ben-idrakini diğer medeniyet prototiplerinden ayıran temel nitelik, Allah, insan ve tabiat arasındaki ilişkiyi kuran Tevhid inancıdır. Bu anlayış, Tanrı ile insan arasına giren her türlü kurumsal veya ideolojik ara kategoriyi reddeder. Bir Müslüman, varoluşunu anlamlandırmak için ne ruhban sınıfı gibi aracı kurumlara ne de seküler sistemlerin dayattığı baskıcı ideolojik aygıtlara ihtiyaç duyar. Allah’ı kendisine “şah damarından daha yakın” hisseden birey, ontolojik özgürlük ve güvenliğini doğrudan bu varoluşsal bağ üzerinden kurar.

Bu özgün ben-idraki altı temel boyutta tecelli etmektedir:

  • Mekân: Coğrafyaları merkez-çevre hiyerarşisine tabi tutan sömürgeci mantığın aksine, Müslüman zihninde “Doğu da Batı da Allah’ındır”. Yeryüzünün tamamı insanlığın ortak ve eşit yaşama alanıdır.
  • Zaman: Zaman, sadece son halkanın değerlerini mutlaklaştıran doğrusal bir hat değil, Yaratıcı gücün kesintisiz ve dinamik yaratılış faaliyetini yansıtan bir sürekliliktir.
  • Bilgi: Akıl ve duyular ile vahiy arasında yaşanan çatışmalı ayrışmalar reddedilir. Vahiy, akıl ve gözlem, hakikati kavramada birbiriyle uyumlu çok boyutlu bilgi kaynakları olarak kabul edilir.
  • Tabiat: Tabiat, üzerinde tahakküm kurulacak pasif bir nesne veya sömürülecek bir hammadde depolama alanı değil, Yaratıcının ayetlerini barındıran aktif bir ibretler alemidir.
  • Allah-İnsan: İnsan ile Yaratan arasında mutlak ontolojik hiyerarşi korunurken, aracı kurumların kutsallaştırılması engellenmiştir.
  • İnsan-İnsan: Biyolojik, etnik veya sınıfsal üstünlük iddiaları tamamen reddedilmiş; insan hakları ve adalet varoluşsal eşitlik ilkesine bağlanmıştır.

Küreselleşme Çağında Yeniden Yorumlanma Zarureti

Günümüzde yaşanan ekolojik krizler, uluslararası sistemdeki çifte standartlar ve seküler ideolojilerin vaat ettiği varoluşsal güvenliği sağlayamamış olması, medeniyet idraklerinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Müslümanların ben-idraki, geçici reaksiyonel tepkilerden ibaret olmayıp insanlığın kaybettiği evrensel değerleri ihya etme kapasitesine sahiptir.

İslam’ın ben-idrakinin günümüz şartlarında zihinsel düzeyde yeniden kurulması, hem Müslüman bireyin kendisini sömürgeci ve modernist baskılardan özgürleştirmesi hem de Batı-merkezli hegemonyanın yarattığı tıkanıklığı aşacak evrensel bir çıkış yolu sunması açısından kritik bir önem taşımaktadır.

Yakup Döğer

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.