KÜRESEL BİR ÇIKMAZDAN ÇIKIŞ: MÜSLÜMANLARIN BEN-İDRAKİ Günümüz uluslararası sisteminde küreselleşmenin yarattığı yüzeyselleşme ve Batı merkezli değer krizleri derinleşirken, medeniyetlerin varoluşsal zeminini belirleyen “ben-idraki” kavramı yeniden hayati bir önem kazanıyor. Sosyolojik katmanların ve konjonktürel siyasi kimliklerin ötesinde köklü bir bilinç halini ifade eden ben-idraki, Müslüman toplumların tarih boyunca sergilediği direnç odağının...
KULLARA KULLUKTAN KURTULMANIN ONTOLOJİK VE SOSYOLOJİK BOYUTU İnsanlık tarihinin en kadim ve evrensel arayışlarından biri kime itaat edip, kime boyun eğeceğidir. Ancak hakiki itaat etme ve boyun eğiş, yalnızca fiziksel prangaların kırılması veya hukuki hakların elde edilmesiyle sınırlandırılamaz. İslam düşünce geleneğinde “kullara kulluktan kurtulmak” biçiminde kavramsallaştırılan bu varoluşsal mesele, insanın...
MESCİT’E KARŞI MESCİT/DÎN’E KARŞI DİN Mescit, “secde edilen yer” demektir ve Kur’ân’da çoğul şekli olan “mesâcid” kelimesi ile birlikte 28 yerde geçmektedir. Mescidi, müslümanların mâbedi/ibâdet hânesi olarak tanımlayanlar olmuşsa da gerçekte Kur’ân resmî mâbed fikrine kapalı ve karşıdır. Çünkü Kur’ân’a göre bütün varlıklar ve oluş secde hâlindedir: “Göklerde ve yerde var olan...
GÖNÜLDEN DİLE DÖKÜLENLER “FURKAN SURESİ 1-9” Gönülden Dile Dökülenler Furkân Suresi • 1–9. Ayetler RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA 1. ayet Varlığıyla bütün âlemlere hükmeden, hakkı bâtıldan ayıran Furkân’ı kuluna indiren Allah ne yücedir! O, bütün insanlığa bir uyarıcı olsun diye bu kitabı indirmiştir. 2. ayet Göklerin ve yerin...
“RABLİK İMTİYAZI RUHBANDAN PARLAMENTERLERE GEÇTİ!” Cumhuriyet tarihinin en önemli tefsir âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır’ın, Tevbe Suresi 31. ayetine getirdiği asırlık yorum, günümüz dünyasının siyasi ve sosyolojik yapısına doğrudan ışık tutuyor. Meclis-i Mebusan’da bizzat mebusluk yapan Yazır’ın, “Hüküm koyma yetkisini kendinde gören parlamenterler, eski çağların din adamlarının yerini aldı” tespiti, “postmodern”...
Allah Gökte midir? “YUKARIDA ALLAH VAR” SÖZLERİ GÜNAH BİR SÖYLEM MİDİR? Allah zerreciklerden galaksilere kadar özel ve özgün bütün varlıkların yoktan var edicisidir. Tüm zamanların ve mekânların yaratıcısıdır. Yaratılmışlar yalnızca O’nun mülküdür. (Zümer 62; Maide 120) O, varlığını kendi zatından alan yaratıcıdır, ezelî ve ebedîdir. Dilediğini “OL” emri ile yaratandır....
MÜSLÜMANSA ÂDİLDİR Bir şeyi olması gereken; layık olduğu yere koymaktır. Ulûhiyet ve Rububiyeti Allah Teâlâ’ya tahsis etmek, ubudiyeti/kulluğu insana has kılmak, Yüce Allah’tan başkasına ibadet ve mutlak itaat etmemek, O’na hiçbir varlığı şirk koşmamak adalettir. İtikatta, amelde ve ahlakta orta yolu tutmak; tevhid üzerine olmaktır. Mücerret rey yerine Kur’an ve...
PARÇALANMIŞ İMANIN SİYASETTEKİ KARŞILIĞI Emretme alanında Allah Teâlâ’yı kabul etmeme, insanlığın içine düştüğü yeni bir inkâr türü değildir. Tarihte hep var olmuştur. Günümüzün bu bağlamdaki en önemli sorunu, hayatın genişlik alanında Allah’ın hâkimiyetini bilerek veya cehaletten dolayı reddedenlerin kendilerini hâlâ Müslüman saymalarıdır. Siyaset, hukuk, eğitim-öğretim, sosyal ilişkiler, iktisat ve diğer...
SÖZDEN HAYATA, İNANÇTAN KULLUĞA: TEVHİD İslâm, yalnızca belirli zamanlarda yerine getirilen dinî ritüellerden ibaret değildir. O, insanın inancını, ibadetini, ahlâkını, aile hayatını, ticaretini, sosyal ilişkilerini ve bütün tercihlerini kuşatan bir hayat nizamıdır. Bu sebeple bir Müslümanın dindarlığı, yalnızca zor zamanlarda Allah’ı hatırlaması veya günlük hayatındaki bazı işlerini besmele, dua ve...
HZ. NÛH’UN ÇAĞRISI VE MERHAMETİ لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَقَالَ یَـٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَـٰهٍ غَیۡرُهُۥۤ إِنِّیۤ أَخَافُ عَلَیۡكُمۡ عَذَابَ یَوۡمٍ عَظِیمࣲ Biz Nûh’u kavmine gönderdik. O da “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”...
SÖZDEN HAYATA, İNANÇTAN KULLUĞA: TEVHİD İslâm, yalnızca belirli zamanlarda yerine getirilen dinî ritüellerden ibaret değildir. O, insanın inancını, ibadetini, ahlâkını, aile hayatını, ticaretini, sosyal ilişkilerini ve bütün tercihlerini kuşatan bir hayat nizamıdır. Bu sebeple bir Müslümanın dindarlığı, yalnızca zor zamanlarda Allah’ı hatırlaması veya günlük hayatındaki bazı işlerini besmele, dua ve...
Yeniden İslâmî Medeniyet Mümkün mü? – 2 İTİRAZDAN İNŞAYA: YENİDEN İSLÂMÎ MEDENİYET NASIL MÜMKÜN OLUR? Modern medeniyetin insanı, bilgiyi, ekonomiyi, şehri, aileyi, tabiatı ve iktidarı hangi açmazlara sürüklediğini görmek önemlidir; fakat yalnızca eleştiri üzerinden bir gelecek kurulamaz. Bir medeniyet, karşı olduğu şeylerle değil, kendi hakikat tasavvuru ve kurucu ilkeleriyle doğar....
LAİKLEŞEN DİN, İLAHLAŞAN İNSAN İslâm düşüncesinin en temel meselesi, yalnızca Allah’ın varlığına inanmak değil, Allah’ın insan ve hayat üzerindeki hüküm ve belirleme hakkını kabul etmektir. Tevhid, Allah’ı gökyüzünde kabul edip yeryüzünü insan iradesine terk eden parçalanmış bir inanç değildir. Allah’ın yaratıcı olduğunu kabul etmek ile O’nun hüküm sahibi olduğunu kabul...
SAYGI DURUŞU VE YEMİN UYGULAMASININ ELEŞTİREL ANALİZİ VE KUR’AN’A ARZI Görünürde basit bir beden dili hareketi veya bir ağızdan çıkan kalıplaşmış birkaç sözcük gibi duran eylemler; sembollerin, tarihin, hukukun ve inanç esaslarının kesişim noktasında durduğunda zihinsel ve vicdani bir sarsıntı yaratır. Bir nesnenin, anıtın veya büstün karşısında sessizce durmak, sadece...
PEYGAMBERİMZİN (S.A.V.) CİHANŞÜMUL VİZYONU VE TARİHİN EN BÜYÜK MEDENİYET HAMLESİ: ZAMANIN VE MEKÂNIN ÖTESİNE UZANAN BİR UFUK – Mevlid-i Nebinin 1501’inci Seneyi Devriyesi Anısına – İnsanlık tarihinin akışını değiştiren büyük dönüşümler, genellikle uzun asırlara yayılan fikrî, askerî veya sosyo-ekonomik süreçlerin birikimiyle açıklanır. Bir medeniyetin doğması, sınırlarını genişletmesi, farklı kültürleri bünyesine...
VAHİY PENCERESİ Hz. İbrahim’in Duası: Bugünün Putlarından Korunmak “İbrahim şöyle demişti: Rabbim! Bu beldeyi güvenli kıl. Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.” (İbrahim, 14/35) Kur’an bize Hz. İbrahim’in bir duasını aktarıyor. Dikkat çekici olan şu: Hz. İbrahim önce Mekke’nin güvenli olmasını istiyor, ardından kendisi ve evlatları için çok daha...
KALEM SURESİ 4. AYET: VAHYİN İNŞA ETTİĞİ AHLÂK – 1 “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem Suresi, 4. ayet) Kur’an’ın insanlığa ilk hitaplarının arasında ahlâkın böylesine güçlü bir ifadeyle yer alması tesadüf değildir. Yaygın kabul gören nüzul tertibine göre Kalem Suresi, Alak Suresi’nin ardından vahyin ilk dönemlerinde inen surelerden...