
Kimi yolculuklar vardır, insanı yalnızca bir şehirden başka bir şehre götürmez; gönülden gönüle, dünyadan maneviyata uzanan bir köprü kurar. Umre ve hac yolculukları da işte böyledir. Hele bir de istikamet Kâbe ise…
Suudi Arabistan’ın kutsal şehri Mekke’de, Türk umrecileri taşıyan bir otobüste kaydedilen görüntüler, izleyenlerin gönlünü ısıttı. Otobüste çalan Türkçe ilahiye kayıtsız kalamayan Arap şoför, direksiyon başında ezgilere eşlik etti. Türkçeyi tam olarak bilmese de ilahinin nakaratlarına gönülden katılan şoförün samimi tavırları, otobüste duygu dolu anların yaşanmasına vesile oldu.
Dilin farklı, gönüllerin aynı olduğu o anlarda, kardeşliğin en güzel örneklerinden biri yaşandı. Kâbe’ye doğru ilerleyen otobüsteki Türk umreciler, şoförün içten davranışlarını tebessüm ve hayranlıkla izledi. O anlar cep telefonu kameralarıyla kaydedilirken görüntüler, sosyal medyada da ilgi gördü..
Bir başkadır hac ve umre yolculukları… İnsan, yola çıkarken yalnızca bavulunu hazırlamaz; özlemlerini, dualarını, gözyaşlarını ve umutlarını da yanına alır.
Medine bir başka güzeldir. Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) mübarek mescidine yaklaşırken gönüller başka türlü çarpar. Selam vermenin, o mübarek beldede bulunmanın heyecanı tariflere sığmaz.
Mekke ise bambaşka… Kâbe’yi ilk gördüğünde gözleri dolan, ellerini semaya açıp Rabbine yönelen insanın hâlini kelimeler anlatmaya yetmez.
Rahman’ın misafiri olmak, Peygamber Efendimiz’in mübarek beldesini ziyaret etmek, aynı kıbleye yönelen milyonlarla birlikte dua etmek…
Bütün bunlar, insanın ömrü boyunca unutamayacağı hatıralardır.
Mekke yolunda bir ilahiye eşlik eden şoförün görüntüleri de bize bir kez daha hatırlatıyor: Gönülden söylenen bir ilahi, bazen kelimelerin anlatamadığını anlatır. Çünkü iman kardeşliğinin dili, gönül dilidir.
“Ve Mü’minler ancak kardeştir”
İSLAMİ HABER “MİRAT”