Ahlam Albashır’a Verilen Ceza İslam’a Uygun Mu?

Ahlam Albashır’a Verilen Ceza İslam’a uygun mu?

İstanbul İstiklal Caddesi Terör Saldırısı Davasında Karar: Ahlam Albashır‘a Ağır Ceza!

İstanbul’un kalbinde, İstiklal Caddesi’nde meydana gelen bombalı terör saldırısının yankıları hala taze. PKK’nın talimatıyla gerçekleştirilen bu korkunç saldırıda 36 sanık yargılandı. Sanıklardan biri olan Ahlam Albashır, bombayı bırakan isim olarak belirlenmişti.

Ağırlaştırılmış Müebbet ve Binlerce Yıl Hapis

Davanın sonunda mahkeme, Ahlam Albashır’a ağırlaştırılmış müebbet ile bin 794 yıl hapis cezası verdi. Bu karar, terör saldırısının vahametini ve masum insanların yaşadığı acıyı yansıtan bir adalet tecellisidir. Albashır’ın aldığı ceza, terörün her türlüsüne karşı mücadelenin kararlılığını göstermektedir.

Hukukun Üstünlüğüne Yapılan Vurgu

Bu karar, Türkiye’nin hukukun üstünlüğüne verdiği önemi bir kez daha gösteriyor. Terör saldırılarına karışanların adalet önünde hesap vermesi, devletin ve toplumun güvenliği için hayati öneme sahiptir. İstiklal Caddesi’nde yaşanan bu trajik olay, Türkiye’nin teröre karşı kararlı duruşunu bir kez daha ortaya koymuştur.

HABER YORUM

Ahlam Albashır’a Verilen Ceza İslam’a uygun mu?

Ahlam Albashır’a verilen bu ceza,  İslami açıdan bakıldığında yetersiz ve yanlıştır. Zira, İslam inancına göre insanı veya insanları öldürenlerin cezaları konusunda Kuran’da açık bir şekilde belirtilen kısas emri bulunmaktadır. Bu emir, İslam hukukunda hayati bir öneme sahiptir ve devletin bu konuda af etme yetkisi de bulunmamaktadır.

Kısas ayetini tefsiriyle birlikte buraya tekrar alıyor ve kamuoyunun dikkatine sunmak istiyoruz:

“Ey iman edenler! Öldürülen kimseler hakkında kısas, yani suçsuz bir insanı kasten öldüren kişinin işlediği suça denk bir ceza olarak öldürülmesi, yetkili merciler tarafından yerine getirilmesi gereken bir yasa olarak size farz kılınmıştır.

Hüre karşılık hür, köleye karşılık köle, kadına karşılık kadın kısas edilir. Yani cinayeti kim işlemişse, cezasını da yalnızca o çekmelidir. Katil hür bir insan ise sadece o hür; köle ise sadece o köle; kadın ise yine sadece o kadın cezalandırılmalıdır. Katilin mahkeme tarafından cezalandırılmasını yeterli görmeyip onun akrabalarından, kabilesinden, ailesinden intikam almaya kalkışılmamalıdır. Ve bu suç sabit olduğunda, suçlu kadın da olsa, köle de olsa, efendi de olsa mutlaka cezalandırılmalıdır.

Ancak katil, insanlık ve din yönüyle kardeşi sayılan maktulün varisleri tarafından herhangi bir şekilde affedilirse, o zaman kısas cezası uygulanmaz. Maktulun varislerinden biri dahi affetse kısas düşer. Bu durumda, tarafların İslâm’a aykırı olmayan gelenek ve örfe uyarak aralarında anlaşıp diyet miktarını belirlemeleri ve katilin, kendisini bağışlayan bu insanları bir nebze teselli etmek üzere onlara kan bedelini güzellikle ödemesi gerekir.

Bu bağışlama yetkisinin verilmesi, Rabb’iniz tarafından sizlere bahşedilmiş bir hafifletme ve rahmettir. Fakat bu yetki, sadece maktulün yakın akrabalarına tanınmış bir haktır; yoksa yetkili merciler de dâhil, bir başkasının katilleri affetme yetkisi yoktur.

Ama her kim, bütün bunlara rağmen yine de saldırganlık etmeye kalkışırsa, sözgelimi, katil yerine başkasını öldürürse ya da katili öldürmekle yetinmeyip onun akrabalarına da saldırırsa veya katili affedip diyeti aldıktan sonra onu öldürmeye kalkarsa yahut katil diyeti ödemeye yanaşmazsa, işte onun için de can yakıcı bir azap vardır!

İnsan öldürmek, -öldürülen kişi katil bile olsa- elbette kötü ve istenmeyen bir şeydir. Fakat bir katilin öldürülmesi yüzlerce masum insanın hayatını kurtaracaksa, o zaman bu bir öldürme değil, bilakis hayat kurtarmadır.

MİRATYOUTUBE

MİRATHABER.COM

Recent Posts

  • Avrupa

Brüksel’in Türkiye Düşmanlığı

Yunanistan Sürükledi, AB Yine Arkadan Vurdu: Brüksel’in Türkiye Düşmanlığı Bitiş Çizgisini Aştı! Türkiye ile Libya…

18 dakika ago
  • Genel

Bedir Mutabakatı İmzalandı

Dört İslam Ülkesinden Güç Birliği: Bedir Mutabakatı İmzalandı Türkiye, Endonezya, Katar ve Pakistan, savunmada iş…

1 saat ago
  • Gündem

Kapitalizmin Mabetleri: İbadetimiz Alışveriş, Kıblemiz Vitrin mi?

Kapitalizmin Mabetleri: İbadetimiz Alışveriş, Kıblemiz Vitrin mi? İnsanlık tarih boyunca kutsal mekânlar inşa etti. Kimi…

2 saat ago
  • Genel

FRANSA’DA OLANLAR NEYİN NESİ?

FRANSA’DA OLANLAR NEYİN NESİ? Bir zamanlar Avrupa’nın en müreffeh ülkelerinden biri olarak gösterilen Fransa’da halk…

2 saat ago
  • Gündem

Sumud (Gazze): Tiyatro Sahnesinden Dünyaya Vicdan Çağrısı

Sumud (Gazze): Tiyatro Sahnesinden Dünyaya Vicdan Çağrısı Devlet Tiyatroları’nın “Sumud (Gazze)” oyunu, Filistin halkının direnişini…

3 saat ago
  • Genel

RABBİMİZİN RAHMETİ YAĞMURLAR DA GELİR

RABBİMİZİN RAHMETİ YAĞMURLAR DA GELİR YAĞMURU BÜTÜN CANLILAR BEKLER Bütün canlılar sudan yaratılmıştır ve yaşamı…

3 saat ago