islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,5523
EURO
55,6413
ALTIN
6.645,69
BIST
11.601,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Hafif Yağmurlu
20°C

AİLEDE LÜKS ÇIKMAZI VE NEBEVÎ KRİZ YÖNETİMİ: BAL ŞERBETİNDEN BUGÜNÜN TÜKETİM ÇILGINLIĞINA

AİLEDE LÜKS ÇIKMAZI VE NEBEVÎ KRİZ YÖNETİMİ: BAL ŞERBETİNDEN BUGÜNÜN TÜKETİM ÇILGINLIĞINA
19/10/2026 10:22
A+
A-

AİLEDE LÜKS ÇIKMAZI VE NEBEVÎ KRİZ YÖNETİMİ: BAL ŞERBETİNDEN BUGÜNÜN TÜKETİM ÇILGINLIĞINA

Asr-ı saadet, insanlığa sadece inanç ve ibadet esaslarını değil; aynı zamanda insanın nefsanî zaaflarından aile içi krizlerin çözümüne kadar hayatın her alanında sarsılmaz ölçüler miras bırakmıştır. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mübarek zevceleri ile yaşadığı, vahiyle tescillenen ve Kur’ân-ı Kerim’in âyetlerine yansıyan bazı olaylar, asırlar ötesinden bugünün modern ailelerine ışık tutan müthiş hikmetler barındırır. Bugün, tüketim çılgınlığının, gösteriş merakının ve bitmek bilmeyen dünyevî taleplerin aile kurumunu temelinden sarstığı bir çağda, Peygamber ocağında yaşanan bal şerbeti ve îlâ hadisesi, adeta kulak verilmesi gereken nebevî bir reçetedir.

Peygamber Ocağında Aile İçi Bal Şerbeti Sorunu ve Îlâ (Geri Çekilme) Krizi

Olayın arka plânında son derece insanî, hatta naif bir ailevî tablo yatar. Hz. Peygamber (s.a.v.), balı çok seven ve hanımlarının hatırını gözetmeyi ilke edinen bir eşti. Hz. Zeynep bint-i Cahş’ın evinde kendisine ikram edilen bal şerbetini içtiğinde, diğer bazı eşleri arasında tatlı bir rekabet ve kıskançlık zuhur etmişti. Efendimizin bal kokulu ikram sebebiyle o odada mutat vakitten biraz daha fazla kalması, eşleri arasında zarif bir naz ve sitem vesilesi olmuş; hatta ağzından güya hafif bir koku geldiğini söyleyerek, onu, bu tatlı gıdadan nazikçe uzaklaştırmak istemişlerdi.

İnsanî bir hassasiyetle, hanımlarının gönlünü hoşnut etmek ve aralarındaki huzursuzluğu dindirmek isteyen Resûl-i Ekrem, bir daha asla bal şerbeti içmeyeceğine dair söz vermiş ve yemin etmiştir. İslâm hukukunda kişinin helal olan bir gıdayı kendine yasaklaması “yemin (tahrîm)” olarak adlandırılır. Nitekim Hz. Peygamber’in helal gıdayı kendine yasak koyması üzerine Tahrîm Suresi nâzil olmuş ve hemen ilk âyetle ilahî uyarı gelmiştir: “Ey Peygamber! Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi, eşlerinin hoşnutluğunu arzusuyla niçin kendine haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayandır, merhamet edendir.” Bu âyet, peygamber şahsında tüm ümmete; kimsenin, kendi nefsî tasarrufuyla Allah’ın helal kıldığı temiz rızıkları daraltma veya haram kılma yetkisine sahip olmadığını hatırlatmıştır.

Peygamberimizin eşlerin dünyevî talepleri karşısında hüzünlenip onlara bir ay boyunca yaklaşmamaya yemin ederek, mescitte inzivaya çekilmesi ise fıkıhta “îlâ” olarak bilinir. Dolayısıyla burada iki ayrı olay ve iki ayrı nebevî tutum vardır: Biri helal bir nimete karşı yeminle koyulan şahsî bir sınır, diğeri ise ailevî kriz anında cinsel ve mesafeli bir soğuma (îlâ) sürecidir.

Beşerî Çaresizlik, Tefekkür ve Mescitteki İnziva

Medine’de İslâm devletinin yapı taşları oluşturulurken, toplumsal boyutuyla sosyal refah düzeyi de artmaya başlamıştır. Muhacirlerin ve Ensar’ın maddî imkânlarının artmasıyla birlikte, Peygamber hanımları da diğer kadınlar gibi bir devlet başkanı konumunda olan Hz. Muhammed’den (s.a.v.) nafaka ve ziynet gibi bazı dünyevî taleplerde bulunmuştur. O güne kadar yokluk ve kıtlık içinde sabreden Hz. Peygamber, elinde olmayan veya o an temin edemeyeceği normalin üstünde bu ağır talepler karşısında oldukça hüzünlenmiş, beşerî olarak bir daralma ve çaresizlik hissetmiştir.

Ancak burada öfkeyle parlayan, şiddete başvuran ya da fevrî kararlar alan bir eş profili yoktur. Aksine, ev içindeki bu çıkmaz sokakta, kontrollü bir uzaklaşma ve derin bir tefekkür süreci başlatılmıştır. Bir kul olan Hz. Peygamber, hanımlarına bir ay boyunca yaklaşmayacağına dair yemin ederek (îlâ yaparak), mescide bitişik odasına çekilmiş ve sosyal ilişki bağlamında bir mesafe koymuştur. Günümüz modern aile terapisinde “öfke anında uzaklaşma ve soğuma” (time-out) olarak adlandırılan bu yöntemin asırlar önceki en asil tatbiki budur. Sosyal Psikolojide “time-out”, kişinin duygusal olarak yükseğe çıktığı ve çatışmanın tırmandığı anlarda zihnen ve bedenen sakinleşmek için, kendisini geçici olarak geriye çekmesidir. Sahabe arasında Peygamberimizin hanımlarını boşadığına dair yanlış şayiaların yayılmasına sebep olan bu bir aylık ayrılık, sıradan bir küslük değil; nefis muhasebesi, durum tespiti ve evliliğin omurgasını yeniden tahkim etme çabasıdır.

Bu derin sükût ve tefekkür döneminin sonunda, mesele kendiliğinden çözülmemiş; ilahî irade devreye girmiştir. Ahzâb Suresi’nin 28 ve 29. ayetleri nâzil olmuş ve Peygamber hanımlarının önüne şu net tercih konulmuştur:

“Ey peygamber! Eşlerine şöyle de: “Dünya hayatını ve güzelliklerini istiyorsanız gelin size (memnun olasınız diye) bir şeyler vereyim sonra da güzellikle sizi serbest bırakayım. Yok eğer Allah’ı, Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız şunu bilin ki Allah, içinizden güzel davrananlara (iyilik edenlere) büyük bir ödül hazırlamıştır.”

Bu ilahî tebliğ karşısında Hz. Aişe başta olmak üzere tüm validelerimiz dünyevî hırslardan vazgeçmiş, Allah’ı ve Resulünü tercih ederek, minimalist hayatı, yuvadaki huzuru parıltılı mallara değişmiştir.

Çağımızın Aile Fertlerine (Karı-Kocaya) Bir Sosyal Mesaj

Bugün modern dünyanın insanı; sosyal medyanın körüklediği tüketim çılgınlığı, “komşuda var, bizde de olsun” kompleksi ve borçlanma ekonomisiyle örülü bir lüks sarmalının içindedir. Bizim bazı evli Hanımların zaman zaman bütçeyi aşan, erkeği omuzlayamayacağı bir ekonomik yükün altına sokan ziynet (pahalı kılık kıyafet), ev eşyası ve yeni mobilyalar gibi talepleri, pek çok ailenin huzurunu kemirmekte, evlilik müessesini sarsmaktadır. Tam da bu noktada, Asr-ı saadet’te yaşanan bal şerbeti ve îlâ krizi, bugünün ailelerine çarpıcı birer ahlâkî yol ve yöntem sunmaktadır:

  1. Kriz Anlarında Fevrilik Yerine Mesafe ve Tefekkür: Tartışmaların ve ekonomik taleplerin kavgalara dönüştüğü anlarda, sesleri yükseltmek yerine tıpkı nebevî örnekte olduğu gibi ortamı soğutacak kontrollü bir mesafe koyabilmek şarttır. Bu mesafe bir cezalandırma aracı değil, akılların başa gelmesi ve fevri kararların önlenmesi için, hayatî bir nefes alma alanıdır.
  2. Kıymetler Hiyerarşisini Yeniden Kurmak: Hayatın merkezine lüksü, markayı ve gösterişi koymak, ailenin bereketini kaçırır. Eşlerin birbirlerinden beklentilerinde ölçülü olması, “Dünya süsü mü, huzur ve ahiret mi?” muhasebesini yapabilmesi gerekir. Kadının onurlu duruşu, erkeği ezmeyen kanaatkâr tavrı; erkeğin ise sabırlı ve adaletli idaresi, yuvayı ayakta tutan en sağlam harçtır.
  3. Erkek İçin Sabır, Kadın İçin Özveri Dengesi: Peygamberimizin eşlerinin dünya sevgisi karşısında gösterdiği o asil sabır ve terbiye yöntemi, bugünün beylerine rehber olmalıdır. Kadınlar da validelerimizin bir ayın sonunda gösterdiği idrak bilinciyle, ailenin ekonomik sınırlarını zorlayan hırslardan arınmalı; huzurun lüks villalarda değil, karşılıklı anlayış ve sadakatte saklı olduğunu idrak etmelidir.

Netice itibarıyla; bal şerbetiyle başlayan ve vahiyle taçlanan bu nebevî kriz yönetimi, insan tabiatının zayıflıklarına karşı üretilmiş en ideal modeldir. Ailelerimizi kurtaracak olan, modernizmin sahte pırıltılarına kapılmak değil; Asr-ı saadet’in o mütevazı, kanaatkâr ve ilâhî ölçülerle örülü huzur iklimine yeniden dönmektir.

Prof. Dr. Ali Seyyar

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.