
Ve Allah, “Allah yokmuş gibi, sorgulanmayacakmışız gibi,” günahlara dalıp çıkanları da sevmez. O nankörler gibi ve günahlara dalanları sevmediğini şöylece bildirmektedir:
“ …Allah, nankörlük edip duranları ve günahlarda ısrar edenleri sevmez.”(Bakara 276)
Allah hainleri de sevmez. Sözleşme bir emanettir. Mal bir emanettir. Sır bir emanettir. Görev bir emanettir. Vatan da bir emanettir. Emanete hıyanetlik yapılmaz. Yüreğiyle iman etmeyenlere Kur’an münafık der. Peygamberimiz de şöyle tanımlar:
“Yüreğinde iman etmemiş olanların üç alameti vardır. Konuştuğu zaman yalan söyler. Vaat ettiği zaman döner. Bir de bir emanet bırakıldığı zaman hıyanet eder.”
Kur’an’da Nisa 107 ve diğerlerinde ; “Allah hainlik yapanları ve günahlara dalıp gidenleri sevmediğini” açıklamaktadır.
Allah fesat çıkaran müfsitleri de sevmez. Fesad, doğal olanı, oturmuş düzeni bozmak anlamına gelir. Kur’ân’ın temel kavramlarından biridir.
Toplumun huzurunu bozanlar, asayiş tanımayanlar, terör eylemlerine bulaşanlar, ekonomik dengelerle oynayanlar, faizi ve israfı yayanlar, gıdaların ve hayvanların genleriyle oynayanlar, içkiye-kumara-pornografiye-zinaya-eşcinselliğe yönlendiren yöneticiler-medyacılar- yatırımcılar, kan davaları ve savaşları kışkırtanlar, kitleleri tahrikle şiddete yönlendirenler, haramları işleyenler, Allah’a ortak koşanlar, bütün bunlar fesat çıkaranlardır, yaptıkları da fesad eylemleridir.
Bu eylemlerin sahiplerine Allah müfsitler diyor. Doğal ve sosyal dengeleri bozan bozguncuları da Rabbimiz sevmediğini Kur’an-ı Kerim’de beyan ediyor. Bir âyetle örneklendirelim:
“…Sakın ha fesadın ardına düşme. Allah fesat çıkaranları sevmez.“ (Kasas 77)
Allah zararlı – kötü – çirkin sözleri açığa vuranları sevmediğini de Nisa suresi ayet 148’de beyan ediyor:
Misallendirelim: Gıybet, söz taşıma, arkadan çekiştirme, gereksiz çığırtkanlık yaparak ortalığı velveleye verme… bu tip insanların eylemlerini de Allah sevmez.
Ancak mazlum olanlar müstesnadır. Mazlumlar, ben zulme uğradım, haklarım-özgürlüklerim kısıtlandı, kamu yararlarım çiğneniyor diye seslerini yükseltebilirler. Yükseltmeleri de gerekir.
Peygamberimizin dilinde en faziletli cihad, zalim yönetimlere ve yöneticilere karşı sesi yükseltmek, feryadı basmaktır.
Müslüman yaşadığı toplumda zulme boyun eğmez. Eğmemelidir, eğmemek ibadettir.
BİTİRİRKEN… KISA KISA BİRKAÇ BİLGİ DAHA
a. Allah’ın sevmedikleri, sevilmemeye mahkûm değildir. Allah, tövbe kapılarını ardına kadar açmıştır.
Kâfirler ve zalimler dâhil şartlarına uygun olarak tövbe ederler, Allah’ın sevdikleri kullardan olabilirler. Kapılar açık, her an hayatımızda beyaz sayfalar açmamız mümkündür. Allah kullarına pek merhametli olduğunu böylece beyan ediyor. Allah’ın – sevmediklerini beyan etmesi, onları sevilmemelerinin nedeni olan olumsuz vasıfları sebebiyle sevmememiz içindir.
Bu sebeple biz aslında kâfirlere ve zâlimlere değil, kâfirliğe ve zulme karşıyız. İnsana değil, insanın işlediği fiillere karşıyız. Dolayısıyla insan olarak yaratılanlara merhamet kucağımızı açabiliriz, açmalıyız da.
b. Allah’ın sevmediği kişilere adaletsizlik yapılabilir mi? Asla yapılamaz.
Peygamberimiz, şöyle buyurur:
“Kâfir de olsa mazlumun sızlanmasından kork. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.” (Buhârî, Zekât, 63)
Çünkü onun feryadı ila Yaradan’ın adaleti arasında perde yoktur. Belayı bulursun. Kâfir de olsa zayıfı ezersen belayı bulursun.
c. Allah’ın sevmedikleriyle, sevilmemelerine neden olan işlerinde onlarla yardımlaşamayız.
Biz yalnızca Allah’a itaat olacak ve kullara yarar sağlayacak işlerde yardımlaşmakta yükümlü kılındık. (Maide 2)
d. Allah’ın sevmediklerini uyarısız bırakamayız.
Allah’ın kullarına İslam’ın inanç esaslarını da, yaşam kurallarını da sözlü ve fiili örnek olarak tebliğde bulunmakla yükümlüyüz.
Biz onlara tebliğimizi yaparız. Eğer onların arasında bizden yararlanmak için bize yaklaşmak isteyenler olursa onları da dışlayamayız.
Evet, sevgili kardeşlerim; bir sohbetin sonuna daha geldik. Bir duayla kapatalım.
Yüce Mevla’mız. Sen seven ve sevilen Rabsin. Senden senin sevgini, seni sevenlerin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak işlerin sevgisini dileriz. Bize ihsan et.
Ya Rab, sevdiklerini bildiriyorsun. Sevdiklerini sevmeyi bize nasip et. Onlarla yardımlaşmaya, kaynaşmaya bizleri muvaffak eyle.
Allah’ım sevmediklerini de beyan ediyorsun. Bize sevmediklerini sevdirtme,
Sen kâfirlerin bile rızıklarını muntazaman ödeyen Rabsin. Bizi inkârcılara ve zalimlere muhtaç etme. Onlarla yardımlaştırma. Onlara destekçi de kılma. Yüce Mevla’mız dualarımızı kabul et. Sen duaları kabul eden Rabsin.
Dünyanız ve ahiretiniz mamur olsun aziz kardeşlerim.
Ali Rıza Demircan
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-