
Tabii, işte haberin duygusal bir dille düzenlenmiş hali:
Amerika’da Bir Akademisyene Vize Zulmü: Dr. Rasha Alawieh Sınır Dışı Edildi
Bilim insanı, akademisyen, doktor… Lübnanlı Dr. Rasha Alawieh, her şeyden önce bir insan. Üstelik yıllardır Amerika Birleşik Devletleri’nde, Brown Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde hayat kurtaran bir doktor. Ama ne yazık ki, sahip olduğu geçerli vizesine rağmen, hiçbir gerekçe gösterilmeden sınır dışı edildi.
Lübnan’a yaptığı bir ziyaretin ardından Boston Logan Uluslararası Havalimanı’nda gözaltına alınan Dr. Alawieh, tam 36 saat boyunca hiçbir suç işlemediği halde tutuldu. Yalnızca bir akademisyen ve doktor olduğu için değil, bir insan olarak da en temel hakkı olan adalet, ona çok görüldü. Massachusetts Federal Mahkemesi, sınır dışı edilmeden önce en az 48 saat önceden mahkemeye bildirim yapılması gerektiğine hükmetmişti. Ancak bu karar açıkça yok sayıldı.
Bir kadının, bir bilim insanının, bir doktorun bu şekilde apar topar sınır dışı edilmesi, yalnızca onun değil, adaletin de sınır dışı edilmesi anlamına gelmiyor mu?
Mahkeme Yargıcı Leo Sorokin, Gümrük ve Sınır Muhafaza Birimi’nin mahkeme kararını “kasten” ihlal edip etmediğine dair bilgi talep etti. Aslında ortada apaçık bir gerçek var: Dr. Alawieh’in suçu neydi? Bir akademisyen olmak mı? Bir kadın olmak mı? Lübnanlı olmak mı?
Bütün bu sorular cevap beklerken, olan yine bir insana oldu. Belki de bu olay, dünyanın her yerinde haksızlık karşısında sessiz kalanlara bir uyarıdır: Bugün onun başına gelen, yarın başkasının başına gelebilir. Adalet bir kişi için değil, herkes için savunulmalıdır.
MiratHaber.com – YouTube