Gündem

Amerikan Askeri Doktrini: Düşmanı Yanıltmak

Amerikan askeri doktrininde düşmanı yanıltmak bir kurnazlık değil, “Askeri Aldatmaca”

(Military Deception – MILDEC) adı verilen ve altı katı kurala dayanan oldukça merkezi bir konudur. 2025 Ocak ayından beri Trump oldukça başarılı bir şekilde bunu icra etmekte ve sürekli yarattığı sansasyonlarla kamuoyunu konuşturarak sahada olanı perdelemekte. Ateşkesin konuşulduğu şu dakikalarda birkaç saat önce alüminyum fabrikasından petrokimya tesisine birçok yer vuruldu. Bütün gün demiryolları ve otoyollar vuruldu.

Gelelim konuya. Aldatma meselesinin teknik kısmına hiç aşina olmayanlar için bu altı temel kuralı kısaca özetlemek gerekirse: Birincisi “Odak”tır; aldatmaca sıradan askerleri veya sadece karşı tarafın istihbaratçılarını değil, doğrudan en tepe kararı verecek olan lideri (liderleri) veya komutanı (komutanları) kandırmayı hedefler. İkincisi “Amaca Yönelikliktir”; düşmanı sadece kandırmış olmak yetmez, ona yanlış bir askeri hamle yaptırmak veya yapması gereken doğru hamleyi (örneğin savunma pozisyonu almayı) engellemek asıl amaçtır. Üçüncüsü “Merkezi Planlama ve Sahada Uygulama” kuralıdır; yani yanıltmaca senaryosu en üst düzeyde tek bir kapalı kapı ardında yazılır ama inandırıcılık için sahadaki birbirinden habersiz onlarca farklı askeri birim tarafından oynanır. Dördüncüsü “Güvenliktir”; düşman kandırılmaya çalışılırken asıl saldırı planının veya aldatmacanın bir tezgah olduğunun açığa çıkmaması için kusursuz bir gizlilik uygulanır. Beşincisi “Zamanlama” prensibidir; sahte bilgi düşmanın önüne ne çok erken atılıp şüphe uyandırılır ne de çok geç kalınıp işe yaramaz hale getirilir, tam tepki vereceği anda yemi yutması sağlanır. Altıncısı ve sonuncusu ise “Entegrasyon”dur; aldatmaca, asıl saldırı planının üzerine sonradan eklenmiş bir fikir değil, harekat planının ilk gününden itibaren kurgunun tam merkezine yerleştirilmiş ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu altı prensibin bir vaka analizi olarak son 24 saatte ABD ve İran ekseninde yaşananları incelediğimizde, kusursuz bir doktrin uygulaması görürüz. ABD tarafının önce medeniyet seviyesinde yıkım getirecek askeri tehditler savurup, ardından aniden “arabulucularla hararetli diplomatik müzakereler” yürütüldüğü algısını yaratması, doğrudan İran karar alıcılarının mekanizmasını kilitlemeye yönelik bir “odak” stratejisidir. Keza bu gece saldırı gelip gelmeyeceği de muallaktır. Elbet bir noktada aylardır hazırlıkları yapılan bu saldırı gelecek ama bu gece olmak zorunda değil. Zira zaman belirtilmesi de “odakla” alakalıdır.

Buradaki asıl “hedef”, müzakere umudu veya kafa karışıklığı yaratarak düşmanın önleyici askeri reaksiyonlarını yavaşlatmak, yormak ve/ya onları eylemsizliğe itmektir.

Söylem düzeyindeki bu zıtlıklar en üst düzey siyasi figürler tarafından kurgulanırken, eş zamanlı olarak sahada köprülerin, havalimanlarının ve stratejik enerji tesislerinin vurulmaya başlanması “merkezi planlama ve merkezi olmayan icra” ilkesinin tam karşılığıdır. Masadaki diplomatik çözüm arayışı görüntüsü, sahadaki asıl kinetik harekatı ve altyapı yıkımını perdeleyerek operasyonun “güvenliğini” sağlarken; bu çelişkili mesajların servis edilme “zamanlaması”, karşı tarafın ne olup bittiğini analiz edip organize bir savunma hattı kurmasına fırsat bırakmayacak kadar dardır. İran’ın yaptığı her hazırlık şu an gözlemleniyor ve bu gece değil de Cuma gelirse saldırı İran hazırlık yaparken bazı kartları açmış olabilir ve saldırı anında hasımlarca boşa düşebilir.

Sonuç olarak masada yürütülen sahte barış trafiği ile sahada icra edilen gerçek yıkım operasyonu birbirinden kopuk siyasi gaflar değil, başından beri hasmın karar döngüsünü felç etmek üzere kurgulanmış “entegre” bir askeri aldatmaca senaryosunun ta kendisidir.

ORAL TOĞA

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

Avrupa Sokaklarında Öfke: Siyonist Etki İhtimali Göz Ardı Edilebilir mi?

Avrupa Sokaklarında Öfke: Kendiliğinden mi, Yönlendirilen Bir Dalga mı? Avrupa'nın farklı ülkelerinde yükselen toplumsal tepkiler,…

2 saat ago
  • Gündem

“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası

“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası Emine Şenlikoğlu’nun eserinden sinemaya…

3 saat ago
  • Genel

Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor?

Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor? MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Mekke Anlaşması'nı Türkiye'nin milli çıkarları açısından…

8 saat ago
  • Genel

Türkiye’nin Petrol Üretimi Arttı!

Türkiye’nin Petrol Üretiminde Güçlü Adım Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji üretimine ilişkin sevindirici gelişmeleri…

10 saat ago
  • Genel

Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri

Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri: Hakkından Fazlasını İstiyor Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Yunanistan’ın deniz…

12 saat ago
  • Genel

İsrail’i Protesto Ederken Saldırıya Uğradı

Kemal Sağlam’dan Adalet Çağrısı: “Biz Adalet Arıyoruz!” Rize’de “Kahrolsun İsrail” sloganı attıktan sonra darbedilen Dr.…

12 saat ago