islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3532
EURO
53,5211
ALTIN
6.875,62
BIST
15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Pazartesi Çok Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
18°C

ABD’nin Müttefikleri Zor Durumda

ABD’nin Müttefikleri Zor Durumda
31/03/2026 12:46
A+
A-

ABD’nin müttefikleri zor durumda

ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a saldırısıyla başlayan savaş, uzadıkça ABD’nin müttefikleriyle ilişkileri de bozuluyor… İran, savaşı Körfez ülkelerine yayarak Körfez ülkelerine ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ve doğalgaz akışını engelleyerek bütün dünyaya bir maliyet üretiyor. ABD Başkanı Trump İran’a saldırırken danışmadığı Batılı ve körfezdeki müttefiklerine, savaş uzayınca Hürmüz Boğazı’nın açılması için savaşa katılmaya zorluyor…

ABD’nin müttefikleriyle arası zaten bir süredir açılmıştı, İran saldırısı bu mesafenin ne kadar büyüdüğünü ve ABD ile müttefikliğin artan maliyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Zaten esasen bğyğk güçlerle ittifaklar zordur. L Freedman Strateji adlı kitabında bu zorluğu şöyle ifade eder. “Koalisyonlar (uluslarası ittifaklar) kendini güçlendirmek isteyen zayıf taraf açısından yararlıdır, ama zaten güçlü olanla koalisyon biraz farklıdır, çünkü beklentileri yükseltir, yükümlülükleri arttırırken, getirdiği yararlar nispeten az olur.” (L Freedman, Strateji, s.79)

ABD gibi bir süper güçle müttefik olmak ve koalisyon kurmak çok zordur. Çünkü ABD zafer kazandığında sadece düşmanın değil, müttefiklerinin de kaderi hakkında söz sahibi olacak ve müttefiklerin de buna itiraz hakkı çok zayıf olacak demektir.

Finansical Times Yayın Kurulu geçtiğimiz günlerde “Amerika’ya Bağımlılık Bir Zaaf Haline Geldiğinde” başlıklı yazıda, görüşlerini şucğmlede özetlediler: “Müttefikler, Trump’ın ABD’siyle ortaklığın kendilerini tehlikeye atabileceğini öğrendiler.”

ABD Başkanı Trump’ın birinci başkanlık döneminde Batılı müttefiklerine karşı koyduğu tavır, ikini başkanlık döneminde keskinleşti. Başkan Trump bu tavrı, yüksek perdeden defalarca ortaya koydu. Financial Times yayın Kurulu İran Savaşı öncesi durumu şöyle özetliyor:

“İran çatışması patlak vermeden çok önce, bu başkan döneminde artık ABD’nin güvenlik şemsiyesine güvenemeyeceklerini anlamışlardı. Trump, ilk döneminde bile, Avrupa üyelerine -haklı olarak- savunmaları için ‘para yatırmaları’ yönünde baskı yaparken, ABD’nin NATO’ya olan bağlılığı konusunda şüphe uyandırmıştı. ABD ortakları ayrıca, Trump’ın daha sert “Önce Amerika” gündeminin ikinci döneminde onlara nasıl zarar verebileceğinin de bir örneğini görmüşlerdi; geçen yıl uyguladığı gümrük vergileri, dost ve düşman arasında belirgin bir ayrım yapmamıştı.”

İran Savaşı ise ABD ile Batılı müttefikleri arasında yeni bir kırılmaya işaret ediyor:

“İran savaşı ise yeni bir gerçeği pekiştirdi. Müttefikler artık ABD’nin korumasından emin olamıyorlar; Washington ile ortaklık onları aktif olarak tehlikeye atabiliyor. Uzun zamandır güvendikleri ülkenin lideri, çıkarlarına aykırı hareket etmeye ve ardından onları yardım etmeye zorlamaya hazır. Dahası, bu başkan keyfine göre hareket ediyor ve dünyanın en güçlü ordusuna sahip; bu orduyu nasıl kullanacağına dair siyasi denge ve denetim mekanizmaları endişe verici bir hızla aşınıyor.”

ABD Başkanı Trump İran Savaşı ile Batılı müttefiklerini bir açmaza sürükledi. Trump Hürmüz Boğazının açılmasında ve güvenliğinin sağlanmasında Batılı müttefiklerine bir rol vermek istiyor. Bu Batılı müttefiklerin istemedikleri halde, İran Savaşına katılmaları demek… ABD’nin Batılı müttefikleri Hürmüz boğazının açılması için savaşa katılmazlarsa Hürmüz boğazının kapalı kalması durumunda yaşanacak ağır maliyeti ödemek zorunda kalacaklar:

“Bu durum Avrupalı müttefikleri zor bir duruma sokuyor. Hiç istemedikleri bir savaşa sürüklenmek istemiyorlar. Trump’ın, NATO için ‘çok kötü bir gelecek’ tehdidiyle boğazın yeniden açılmasına yardımcı olmaları için onları zorlama çabalarını geri çevirdiler. Ancak deniz yolu ne kadar uzun süre kapalı kalırsa, ekonomileri o kadar çok zarar görecektir. İkilem çok açık: Nüfuslarının çoğunun karşı çıktığı bir çatışmaya kayıp tehdidiyle karışmak ya da kenara çekilip enerji ve gıda fiyatlarının yükselmesinin ekonomilerine ve siyasi itibarlarına daha fazla zarar vermesini riske atmak. Ateşkes sonrasında bile boğazın güvenliğini sağlamaya yardımcı olmak zorunda kalabilirler.”

ABD’nin Körfezdeki müttefikleri de bir açmazla karşı karşıya bırakmış durumda…

“Durum, özellikle Amerika’nın Körfez müttefikleri için son derece vahim. Başta İran tehdidi olmak üzere, uzun süredir ABD’nin korumasına bağımlı olmaları, şimdi insansız hava araçları ve balistik füzelerin saldırısıyla sonuçlandı. Çatışmayı sona erdirmenin en iyi yolu konusunda farklı görüşlere sahip olsalar da (bazıları İran’ın yeteneklerinin daha fazla yok edilmesini isterken, diğerleri düşmanlıkların sona erdirilmesini savunuyor), hepsi bugün savaştan öncekinden daha kötü bir durumda olduklarının farkındalar. Tahran’daki daha sert bir rejim, onlardan intikam almaya ve onları çatışmaya çekmeye hazır olduğunu gösterdi. Amerika’ya bağımlılık bir zaaf haline geldi.”

ABD Körfez ülkelerini de Hürmüz boğazı ve İran Savaşına dahil etmek istiyor… Körfez ülkeleri ise daha önce İsrail’in Katar’a saldırısıyla yaşadıkları güvenlik travmasını şimdi de İran’ın saldırılarıyla yaşıyorlar… Körfez ülkelerinin ABD’ye karşı itimatları sarılmış durumda. Kaldı ki Machiavelli, “Prens” adlı eserindeki uyarısı körfez ülkeleri için ziyadesiyle geçerli:

“Komşunu yenmek için büyük güçlerle ittifak kurmak, stratejik bir tuzaktır; eğer kazanırsan, daha büyük gücün kölesi olursun; eğer müttefik güç yenilirse, öfkeli komşunun karşısında yalnız ve savunmasız kalır, yok edilirsin.”

Görüldüğü gibi İsrail hariç ABD’nin Batılı ve körfezdeki müttefikleri zor durumda… Büyük ve güvenilmez bir müttefikle işbirliği yapmak ve hele onunla savaşa girmek güvenlik değil büyük riskler üretebiliyor…

GDH / Murat Yılmaz

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.