Makale

ANADOLU’YU ANLAMAK

ANADOLU’YU ANLAMAK

Derler ya, “ol mahiler ki, derya içredirler de deryayı bilmezler.” Biz de Anadolu’da yaşıyoruz da, bu coğrafyayı, bu toprağın tarihini doğru düzgün bilmiyoruz. İşin daha kötü yanı, bilmediğimizi de bilmiyoruz. Anadolu’da hayat ne Osmanlı ile başladı ne de Mustafa Kemal’le. Biz buraya 1071’de gelmedik. Fatih, 1453’te İstanbul’u Bizans işgalinden kurtardı ve Bizans halkı da Fatih’i “Bizans İmparatoru” ilan etti. Çanakkale de bize anlatıldığı gibi değil.

Burası Hz. Adem’den beridir meskun bir coğrafya. Hz. Adem Seylan’dan Cidde’ye, oradan Arafat’a geldi, Müzdelife’de Hz. Havva ile buluştular, çocukları olunca Şam’a geldiler. Habil-Kabil olayından sonra da bugünkü Urfa’ya geldiler ve yerleştikleri yere de Adn cennetini hayal ederek bir ev yaptılar. Halk bugün hâlâ bu yere “Edene” diyor. Hz. Nuh da bu coğrafyada yaşamıştı, Hz. İbrahim de! Hz. İsa yaşarken ona iman eden tek kral, Urfa’daki Edese kralıydı. Hz. Eyyüb de burada yaşadı.

Hristiyanlık adı ilk kez Hatay’da kullanıldı. Birinci İznik Konsili, 20 Mayıs-25 Temmuz 325 tarihleri arasında İznik’te yapıldı. Bu konsil, Hristiyanlığın ilk ekümenik konsilidir. İsa’nın tanrılığı Ariusçuluğa karşı kesinleşmiş, bu konsilde Hz. İsa’dan 325 yıl sonra İnanç İlkeleri kabul edilmiştir. Katolik, Ortodoks ve çoğu Protestan bu konsilin kararlarını temel kabul eder.

Bugüne kadar Anadolu’da 7 ekümenik konsil gerçekleştirildi: 1. İznik (325), 1. Konstantinopolis/İstanbul (381), Efes/İzmir (431), Kalkedon/Kadıköy (451), 2. Konstantinopolis/İstanbul (553), 3. Konstantinopolis/İstanbul (680-681), 2. İznik (787). Ortodokslar için tüm 7 ekümenik konsil Türkiye’dedir; Katolikler için ise 7+14=21, yani 21 konsil söz konusudur.

Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell’in Papa tarafından şahsen kutsanması ilginç. Papa Francis’in Vatikan’daki bir pedofili çetesini örtbas ettiğini doğrulayan 2.300 sayfalık bir belgenin sızdırıldığı iddia ediliyor. Aynı pedofili çetesiyle bağlantılarını kamuoyuna açıklayan 20 Şilili rahibin, Papa Francis ile görüşmelerinin hemen ardından bir uçak kazasında öldüğü de öne sürülüyor. 20 Temmuz 2014’te Brüksel’deki Uluslararası Ortak Hukuk Mahkemesi’nde (ICLCJ), sanıklar Papa Francis Bergoglio, Katolik Cizvit Üstün General Adolfo Pachon ve Canterbury Başpiskoposu Justin Welby, tecavüz, işkence, cinayet ve çocuk ticareti suçlarından “suçlu” bulunduğu iddia edildi. İki ergen kadının bu mahkemeye, Papa Francis’in 2009 ve 2010 baharlarında Hollanda ve Belçika kırsalında çocuk kurban etme törenlerine katılırken kendilerine tecavüz ettiğini söylediği ileri sürülüyor. Roma’daki Curia’nın eski bir çalışanına göre, Galler’deki Carnarvon Şatosu’nda ve adı açıklanmayan bir Fransız şatosunda da çocuklara yönelik tecavüz ve cinayetler yaşandığı iddia ediliyor.

(Not: Yukarıdaki paragrafta geçen “ICLCJ” adlı oluşum tanınan bir mahkeme değildir ve bu iddialar geniş çapta doğrulanmamış/çürütülmüş fringe iddialardır; metni olduğu gibi bırakıp yalnızca imlasını düzelttim, içeriğin doğruluğunu onaylamıyorum.)

Kürtler (15-20 milyon): Anadolu’nun en büyük Osmanlı bakiyesi halkı. Kürtçenin başlıca lehçeleri/anadili grupları: Kurmancî (Kuzey Kürtçesi) – en büyük grup (%80), Türkiye, Suriye, Irak’ın kuzeyi, İran’ın kuzeybatısı; Sorani (Merkez Kürtçesi) – Türkiye’de çok az, çoğunluk Irak ve İran; Gorani-Hewramî – Türkiye’de çok az (Hakkari civarı bazı köyler); Zazaca (Kırmancki/Dimili) – resmî olarak ayrı dil sayılır, ama çoğu Zaza kendini Kürt kabul eder (~2-3 milyon; Tunceli, Bingöl, Elazığ, Sivas, Erzincan, Malatya, Adıyaman, Gümüşhane). Zazaca’nın lehçeleri: Kuzey (Tunceli-Dersim), Merkez (Bingöl), Güney (Siverek-Çermik).

Araplar (2-3 milyon): Osmanlı bakiyesi Anadolu Arapları çok çeşitli köken ve lehçelerden gelir: Mardin-Artuklu Arapları (Mardin, Savur, Nusaybin) – Kuzey Mezopotamya Arapçası; Siirt-Eruh Arapları; Hatay-Dörtyol-Hassa Arapları (Levant Arapçası, Lübnan-Suriye tipi); Urfa-Harran-Akçakale-Suruç Arapları (Şamî ve biraz Bedevî karışımı); Adıyaman-Kahta Arapları; Şanlıurfa merkez ve Halfeti civarı Türkmenleşmiş Araplar; Maraş ve Antep’in bazı köyleri (çok azaldı); Mersin-Tarsus ve Adana’nın bazı köylerinde çok az sayıda (Kıpti Araplar dahil).

Çerkesler (Kafkas kökenli, 3-4 milyon): Adige (Batı Çerkes) – Kayseri, Sivas, Tokat, Samsun, Düzce, Balıkesir; Abzeh, Şapsığ, Bjeduğ, Kabardey (Doğu Çerkes) – Maraş, Kayseri, Uzunyayla; Ubıh (dil 1992’de öldü, ama hâlâ Ubıh kökenli köyler var, özellikle Sakarya’daki Hacıosman köyü).

Boşnaklar (~2 milyon): Sırp-Hırvat-Boşnakçanın Türkiye varyantını konuşurlar. En yoğun oldukları yerler: Manisa, İzmir, Bursa, İstanbul, Adapazarı, Söke, Bornova, Karacabey.

Arnavutlar (~2-3 milyon, çoğu asimile): Bursa, İstanbul, İzmir, Adana, Tokat, Manisa, Konya civarı.

Pomaklar (Bulgarca konuşan Müslümanlar, ~500-600 bin): Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Bursa-İnegöl, İzmir-Tire, Manisa-Gördes, Balıkesir-Bigadiç.

Lazlar (150-250 bin konuşanı kaldı): Rize, Artvin (Pazar, Ardeşen, Fındıklı, Hopa).

Gürcüler (~200-300 bin konuşanı kaldı): Artvin (Şavşat, Arhavi, Borçka), Ordu, Samsun, Bursa-İnegöl, Sakarya.

Hemşinliler (~30-50 bin konuşanı): Rize-Çamlıhemşin, Hemşin, Hopa-Kemalpaşa. Ermenicenin Hemşince lehçesini konuşan, Müslümanlaşmış Ermenilerdir.

Rumlar (çok az kaldı): İstanbul Rumları (1500 kişi), İmroz (Gökçeada) ve Bozcaada Rumları (~300 kişi), Antakya Rumları (Arapça konuşan Ortodokslar, 3000-4000).

Ermeniler (~60-70 bin): İstanbul (55 bin), Hatay-Vakıflı köyü (130 kişi); Diyarbakır ve Van’da çok az.

Süryaniler (~20-25 bin): Mardin, Midyat, Tur Abdin, İstanbul, Adıyaman; Şırnak’ta az.

Çeçenler, Dağıstanlılar (Avar, ama az): Kars, Sivas, Kayseri, Ulukışla civarı küçük köyler.

Tatarlar, Nogaylar: Eskişehir, Ankara, Konya’da küçük topluluklar.

Yahudiler (~15 bin): Çoğunluk İstanbul, biraz da İzmir.

Romanlar (~1-2 milyon tahmin): Her yerde var, dilini koruyanların sayısı çok azaldı.

Kısaca özetlersek, Anadolu’da Osmanlı bakiyesi olarak hâlâ varlığını güçlü veya zayıf şekilde sürdüren 15-16 ana halk ve onlarca alt grup var. 100 yıl önceki çeşitliliğin %30-40’ı kaldı diyebiliriz. En büyük iki grup Kürtler ve Çerkeslerdir, sonra Araplar, Boşnaklar, Arnavutlar gelir. Geri kalanlar ya çok azaldı ya da dilini kaybetti.

Bunlara ek olarak Balkan göçmen toplulukları da var. Gürcüler, Ermeniler, Girtililer listede yok mu? İranlılar, Kızılbaşlar, Nusayriler, Tatarlar da var. 30 civarında halk olmalı.

Bir imparatorluk bakiyesi bir toplum olmayı bir türlü içimize sindiremedik! Oysa bu bir zenginliktir. Hz. Adem’den beri bu coğrafyada meskun olan bir halktan söz ediyoruz, ama coğrafya, tarih ve dinler tarihi konusunda halimiz vahim.

Mesela kaç kişi Barnaba’yı tanır, ya da Yuhanna’nın Vahyini, ya da Dağdaki Vaaz’ı okumuştur? Ege’deki 7 kiliseyi kim bilir: Efes (Selçuk), Smyrna (İzmir), Pergamon (Bergama), Tiyatira (Akhisar), Sardes (Salihli), Filedelfiya (Alaşehir; ABD’deki Filadelfiya ile Ürdün’deki arasındaki ilgi ne, bu isim ne anlama gelir mesela?), Laodikya (Pamukkale). Gavur Dağı niye Gavur Dağı, Gavur Gölü neresi, Asi Irmağı niçin asi?

Hanok’un Kitabı (Enoch), İslam geleneğinde İdris Aleyhisselam ile özdeşleştirilen Hanok Peygamber’e atfedilmiş ve Aramice orijinal parçaları Kumran mağaralarında bulunmuştu. Bu kitap kıyamet savaşından söz eder. Gerçekleşmesi beklenen bu savaşın platosu Anadolu’dur.

Aslında önce Kur’an-ı Kerim’i okumak gerek bizim için. Ötekiler ne düşünüyor, neye inanıyor ve bu metinlerde hikmet olan bir şey var mı, onu anlamak için o metinleri de okumak gerek. Sonuçta onlar muharreftir.

Türkmen/Türk (ana grup), Kürt (Kurmanci), Zaza (Kırmancki/Dimili), Arap (çeşitli lehçeler), Çerkes (Adige, Kabardey, Abzeh, Şapsığ, Bjeduğ, Ubıh kökenliler), Boşnak, Arnavut, Pomak, Laz, Gürcü (ve Acara alt grubu), Hemşinli (Ermenice konuşan Müslümanlar), Ermeni (Gregoryen ve çok az Katolik/Protestan), Rum (Helen dili konuşan Ortodokslar), Antakya Rumları (Arapça konuşan Ortodoks Hristiyanlar), Süryani (Doğu Süryanileri – Turoyo ve Süryanice konuşanlar), Keldani (Doğu Süryanicesi konuşan Katolik Süryaniler), Nasturi (Asuri), Girtili, Kıpti (Çingene-Arap karışımı, Adana-Mersin-Tarsus’ta), Abdal/Abdal Çingeneleri (Kırşehir, Yozgat, Eskişehir civarı), Roman (Romanes konuşanlar/Türkçeleşmiş Romanlar), Nusayri/Alevi Araplar (Hatay, Adana, Mersin, Tarsus), Türkmen Alevileri (Kızılbaş Türkmenler – Tunceli batısı, Sivas, Çorum, Amasya, Tokat), Tahtacı (Alevi Türkmenler – Ege ve Akdeniz), Çepni (Karadeniz’de Alevi Türkmen boyu), İran kökenli Türkler (Azeri, Kaşkay, Afşar, Horasan Türkleri – Doğu Anadolu ve İç Anadolu’da), Tatar (Kırım ve Kazan Tatarları – Eskişehir, Ankara, Konya), Nogay (Konya, Eskişehir, Ceyhan civarı), Çeçen (Sivas, Kars, Kayseri, Ulukışla), Dağıstanlılar (Avar, Lezgi, Dargin – Kars, Sivas, Erzincan’da köyler), Karapapak/Terekeme (Kars, Ardahan, Iğdır), Yahudi (Sefarad ve çok az Aşkenaz), Yezidi (Kürtçe veya Arapça konuşanlar, Viranşehir-Mardin civarı), Rumence konuşan Karamanlı Ortodoks Türkler (son konuşanı 1960’larda öldü), Pontus Rumları (Yunanca+Türkçe karışımı konuşurlardı, 1924’te gittiler), Kapadokya Rumları (Türkçe konuşan Hristiyanlar), Ulah (Makedonya kökenliler).

Bu topraklarda toplamda 32 aktif, 4 tanesi de neredeyse yok olmuş olmak üzere, Osmanlı bakiyesi olarak 30-35 arası farklı halk/dil/dini topluluk hâlâ varlığını az ya da çok sürdürüyor. Bu etnik grupların ilk 5’inde Türkmen/Türk, Kürt (Kurmanci + Zaza), Çerkes, Arap (Sünni + Nusayri), Boşnak/Arnavut yer alır. Gerisi 1 milyondan az bir nüfusa sahiptir.

Sosyal medyada şöyle bir liste de dolaşımda: Türkmen/Türk, Kürt (Kurmanci), Zaza, Arap, Çerkes, Boşnak, Arnavut, Pomak, Laz, Gürcü, Hemşinli, Ermeni, Rum, Antakya Rumları, Süryani, Keldani, Nasturi, Girtili, Kıpti, Abdal, Roman, Nusayri/Alevi Arap, Türkmen Alevileri (Kızılbaş), Tahtacı, Çepni, İran kökenli Türkler (Azeri-Kaşkay-Afşar-Horasan-Şaman), Tatar, Nogay, Çeçen, Dağıstanlılar, Karapapak/Terekeme, Yahudi, Sabatay, Pakradun, Karay, Gagavuz, Ezidi, Ermeni, Süryani, Rum, Katolik ve Protestan Hristiyan toplulukların varlıklarını sürdürmekte oldukları biliniyor.

Bu bilgilerin çoğunu internetten derledim. Nedense bizde bu konuda hakkı esas alan bir metin ortaya konmaz. Hemen herkes kendine yontar. Ya hu, hepimiz Hz. Adem’in, Hz. Nuh’un çocukları değil miyiz? Neden komşu ülkelerin dillerini, o ülkelerle sınırı olan illerde seçmeli ders yapmayız ki? Hatta neden trafik levhalarını onlara kolay olacak şekilde düzenlemeyiz? Bu bize güveni artırır. Bu işten Türkçe, Türkiye ekonomisi ve siyaseti kazançlı çıkar.

Bizim tarihimizde Süryani birliğini kuran Hz. Ömer değil mi idi? Ermeni Patrikliğini Hz. Ömer kurmadı mı? Fatih, fetihten sonra Rum Ortodoks Kilisesi’nin koruyucusu olmadı mı?

Osmanlı’dan başlayarak Protestanların, Katoliklerin okulları ve misyonerleri; ABD, İngiltere, Vatikan ve Fransa da okulları, medyası, dini vakıfları üzerinden nifak tohumları ektiler.

Bu hercümerç içinde savaş yılları, ardından Kemalist laiklik dini hayatı sönümlendirirken, gri alanda her şey ve herkes birbirine karıştı. Hatta kimlikler bile. Evlilikler ırkları melezleştirdi. Bu durum Müslüman, Hristiyan ve Musevi, laikçiler için fark etmiyor. Ve bu günlere geldik. Farklılıklarımıza rağmen barış içinde bir arada yaşamayı unuttuk. Birileri aynı toplumun kanı ve gözyaşları üzerinden kendilerine iktidar ve servet üretme derdinde. Atomize olmuş bir toplum; dini, mezhebi, ideolojik ve politik tartışmalarla birbirini nötr hale getirdi. Kalabalıklar artık kimseye güvenmiyor, kim kimdir belli değil. İnsanlar kime, neye inanacaklarını şaşırmış vaziyetteler. Alamet-i farikalarını kaybetmiş bir halka dönüştürüldük. Toplumun renkleri, sonbaharın rengini kaybetmiş, gazele dönen kuru yapraklar gibi sağa sola savruluyor. Din, ahlak, gelenek, tarih ve gelecek tasavvurundan koparılan halk, artık transhüman bir birey oluyor sanki.

Karanlığın en koyu anı, aydınlığa en yakın olduğu zamandır. Ahir zaman peygamberinin ümmeti olarak, Hz. Yunus kavmi gibi, belki son dakikada bir çırpınışla kurtulur muyuz bilmiyorum.

Selam ve dua ile.

Abdurrahman Dilipak

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Uzak Doğu

Endonezya’da 6,6 büyüklüğünde deprem kaydedildi

Anadolu Ajansı’na göre Endonezya’da 6,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Haberde can kaybı, hasar ya da…

43 dakika ago
  • Spor

Rizespor, Eyüpspor’u deplasmanda 2-0 yendi: Süper Lig maçında sonuç netleşti

Süper Lig’de Eyüpspor ile Rizespor arasındaki maçta Çaykur Rizespor deplasmanda 2-0 kazandı. Hürriyet’in canlı anlatım…

43 dakika ago
  • Siyaset

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Erakçi ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı telefon görüşmesi, Türkiye-İran diplomatik…

44 dakika ago
  • Gündem

AB’de benzin yüzde 24, dizel yüzde 33 pahalandı

Anadolu Ajansı’nın aktardığı habere göre AB’de benzin fiyatı yüzde 24, dizel fiyatı ise yüzde 33…

44 dakika ago
  • Orta Doğu

Belgeselde İsrail ordusunun Gazze’de sivilleri hedef alan gizli bir sistem kullandığı ileri sürüldü

The Guardian’ın hazırladığı, Venedik Film Festivali’nde gösterilen NAZA belgeseli, İsrail ordusunda Gazze’deki saldırılarda kullanıldığı söylenen…

45 dakika ago
  • Ekonomi

ABD’de ağustos enflasyonu beklentilerle uyumlu arttı

ABD’de TÜFE ağustosta aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 3,4 artarak beklentilere paralel geldi. Veri, fiyat…

45 dakika ago