
Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu’nun görevi sona erdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararları kapsamında Sönmezoğlu’nun yerine Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş atandı. Türkiye genelinde 35 ilin müftülüğünü kapsayan görev ve atama değişiklikleri gerçekleştirildi.

Sönmezoğlu, geçtiğimiz yıl 10 Kasım Atatürk’ü Anma Programı kapsamında camilerde Mevlid-i Şerif okutulması tartışmasıyla gündeme gelmişti.
Kocaeli Valiliğinin 10 Kasım Atatürk’ü Anma Programı doğrultusunda Sönmezoğlu imzasıyla 12 ilçe müftülüğüne resmî yazı gönderilmişti.
Yazıda, 10 Kasım 2025 günü saat 12.30’da camilerde Mevlid-i Şerif okutulması istenmişti. Sönmezoğlu daha sonra yaptığı açıklamada uygulamanın 2021 yılından beri sürdüğünü ve kararın Kocaeli Valiliğine ait olduğunu belirtmişti.
Söz konusu uygulama, dinî hizmetlerin amacı ve camilerin konumu açısından ciddi tartışmalara yol açmıştı.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve müftülükler, İslam dininin temel kaynakları doğrultusunda topluma din hizmeti sunmakla yükümlüdür. Bu kurumların yöneticilerinden beklenen de dinî değerleri dönemsel siyasi kabullere göre şekillendirmek değil, dinin kendi ölçülerini korumaktır.
Üstelik Cumhuriyet’in ilk döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılması, dinî eğitimin ve din hizmetlerinin devlet denetimine alınması gibi politikalar Müslüman toplum üzerinde derin tartışmalar doğurmuştur. Bu tarihî gerçeklik ortadayken camileri resmî anma törenlerinin uzantısına dönüştürmek ayrıca sorgulanmalıdır.
Bir devlet adamını tarihî ve siyasi yönleriyle anmak başka şeydir. Camiyi ve dinî merasimleri bir şahsiyet etrafında kurumsal anma aracına dönüştürmek ise başka bir meseledir.
Müftülük makamı, herhangi bir siyasi çevreye yaranma makamı değildir. Hele İslam’ın hükümlerini ve Müslümanların ibadet mekânlarını kullanarak yöneticilere veya belirli kesimlere hoş görünmeye çalışmak kabul edilemez.
Din görevlisinin vazifesi İslam’ı temsil etmektir. İslam’ın kavramlarını, ibadetlerini ve mukaddes mekânlarını siyasi beklentilere göre araçsallaştırmak, dine hizmet değil; dinin toplumdaki itibarına zarar vermektir.
Birilerine yaranmak adına İslam’ı sulandıran anlayışların müftülük gibi yüksek dinî makamlarda karşılık bulmaması gerekir. Aynı hassasiyet imam, vaiz ve diğer din görevlilerinin görevlendirilmesinde de gösterilmelidir.
Mehmet Sönmezoğlu’nun görevden alınmasının doğrudan 10 Kasım’daki mevlit tartışması nedeniyle gerçekleştiğine ilişkin açıklanmış resmî bir gerekçe bulunmuyor. Bu nedenle iki gelişme arasında kesin bir sebep-sonuç ilişkisi kurmak doğru olmaz.
Ancak Mirat Haber olarak Sönmezoğlu’nun görevden alınmasını, daha önce ortaya koyduğumuz eleştiriler bakımından olumlu fakat geç kalınmış bir karar olarak değerlendiriyoruz.
Diyanet teşkilatında görev yapan yöneticilerin temel ölçüsü makamlarını korumak veya herhangi bir kesime yaranmak değil, İslam’ın temel referanslarına sadakat olmalıdır.
Camiler Allah’ın evidir. Minberler ve mihraplar günlük siyasi hesapların yahut resmî ideolojilerin meşruiyet üretme alanı değildir.
Bu nedenle mesele yalnızca bir il müftüsünün görevden alınması olarak görülmemelidir. Asıl mesele, din hizmetlerinde liyakat, ilmî yeterlilik ve İslami hassasiyetin yeniden merkeze alınmasıdır.
Dinî makamların itibarı da ancak bu ölçüler tavizsiz korunduğunda muhafaza edilebilir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube