islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
26°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
27°C

Çin’in Türkiye’deki İstihbarat Faaliyetleri

Çin’in Türkiye’deki İstihbarat Faaliyetleri

Çin’in Türkiye’deki Kamu Diplomasisi ve İstihbarat Faaliyetleri Mercek Altında

Çin’in Türkiye’de yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetleri, siyasi çevrelerle temasları ve istihbarat yöntemleri gündeme geldi. İstihbarat Raporu programına konuk olan Dr. Nurettin Akçay, Pekin yönetiminin Türkiye’de kamuoyu oluşturmak için izlediği stratejileri değerlendirdi. Akçay, özellikle “elit angajmanı” olarak tanımlanan yönteme ve Çin istihbaratının açık kaynak çalışmalarına dikkat çekti.

Çin’in “Elit Angajmanı” Stratejisi

Programda Çin’in kamu diplomasisinde doğrudan geniş kitlelere ulaşmak yerine, kamuoyunu etkileme kapasitesine sahip kişilere yoğunlaştığı belirtildi.

Gazeteciler, akademisyenler, kanaat önderleri ve etkili isimlerin Çin’e davet edilmesi bu yöntemin önemli araçlarından biri olarak gösterildi. Davetlilerin Çin’de ağırlandığı ve kendilerine ülkenin özellikle gösterilmek istenen yönlerinin sunulduğu ifade edildi.

Akçay’ın değerlendirmesine göre bu kişiler ülkelerine döndüklerinde, gördükleri olumlu tabloyu kamuoyuyla paylaşabiliyor. Böylece bazı isimler bunun farkında olarak veya olmayarak Çin’in oluşturmak istediği olumlu algının taşıyıcısı haline gelebiliyor.

Uygur Meselesinde Türkiye Çin İçin Özel Bir Ülke

Çin’in Türkiye’ye yönelik çalışmalarında Uygur meselesinin önemli bir yere sahip olduğu belirtildi.

Programda, birçok Müslüman ülkenin Uygurlar konusunda Çin’in resmi söylemine yakın bir politika takip ettiği, Türkiye’nin ise toplumsal hassasiyet bakımından farklı bir noktada bulunduğu ifade edildi.

Türkiye’de Uygur meselesine yönelik güçlü bir toplumsal duyarlılık bulunması, Pekin yönetiminin kamu diplomasisi faaliyetlerini de etkiliyor. Çin’in Türkiye’deki algıyı kısa sürede tamamen değiştiremeyeceğinin farkında olduğu ancak uzun vadeli bir etki alanı oluşturmaya çalıştığı kaydedildi.

Bu stratejinin temel hedeflerinden birinin, Çin’e yönelik sert toplumsal tepkileri ve radikal kampanyaları sınırlandırmak olduğu değerlendirildi.

Çin Büyükelçiliğinin Siyasi Partilerle Temasları

Programda dikkat çekilen başlıklardan biri de Çin’in Türkiye’deki siyasi yapılarla geliştirdiği ilişkiler oldu.

Çin Büyükelçiliğinin son dönemde özellikle muhafazakâr çevrelerle temaslarını artırdığı ifade edildi. Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi gibi sağ muhalefet partileriyle kurulan temaslar bu çerçevede değerlendirildi.

Muhalefet partilerinin hükümet sorumluluğu taşımamaları nedeniyle Uygur meselesinde daha açık ve sert açıklamalar yapabildiğine dikkat çekildi.

Çin’in ise gelecekte oluşabilecek siyasi dengeleri de hesaba katarak farklı siyasi partilerle iletişim kanalları kurduğu belirtildi. Bu temasların, Çin karşıtı politikaların sertleşmesini önlemeye yönelik uzun vadeli kamu diplomasisi stratejisinin parçası olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Çin İstihbaratında OSINT ve Yapay Zekâ Dönemi

Programda Çin’in istihbarat kapasitesine ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler de yer aldı.

Çin’in sivil kanallardan bilgi toplama kapasitesinin oldukça geniş olduğu, özellikle açık kaynak istihbaratına (OSINT) büyük kaynak ayırdığı ifade edildi. Akçay, Çin’de yalnızca açık kaynak istihbaratı alanında yaklaşık 100 bin kişinin çalıştığını belirtti.

Sosyal medya paylaşımları, haberler, akademik yayınlar, kamuya açık belgeler ve dijital veriler bu çalışmalar kapsamında analiz edilebiliyor.

Yapay zekânın da büyük veri kümelerinin incelenmesi, hedef kişilerin belirlenmesi ve ilişkilerin haritalandırılmasında giderek daha yoğun biçimde kullanıldığı aktarıldı.

Kritik Altyapılarda “Uyuyan Hücre” Tehlikesi

Çin’in siber istihbarat faaliyetleri de programın dikkat çeken konuları arasında yer aldı.

Olası kriz veya çatışma dönemlerinde kullanılmak üzere kritik altyapılara önceden erişim sağlanmasının modern istihbarat faaliyetlerinin önemli unsurlarından biri haline geldiği belirtildi.

Bu tür yapılanmaların klasik anlamdaki “uyuyan hücre” mantığına benzer şekilde değerlendirilebileceği ifade edildi. Kritik sistemlere önceden sızan siber unsurların normal şartlarda pasif kalabileceği, ancak kriz dönemlerinde aktif hale getirilebileceği kaydedildi.

Dr. Nurettin Akçay’ın değerlendirmeleri, Çin’in Türkiye politikasının yalnızca diplomatik ve ekonomik ilişkilerden ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Kamu diplomasisi, siyasi temaslar, elit angajmanı, açık kaynak istihbaratı, yapay zekâ ve siber operasyonlar Pekin’in uzun vadeli etki stratejisinin farklı boyutları olarak öne çıkıyor.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.