
Çok direndim. Ayasofya hakkında yazmamak, yazdıklarımı yayınlamamak için çok sabrettim. Nihayet dayanamadım. Ayasofya benden küsmesin, “herkes benim açılmam için çok şeyler söyledi, dualar etti, etkili ve yetkilileri göreve çağırdı, sen hiçbir hamle yapmadın” demesin diye ben de dün bir yazımı yayınlansın diye ilgili yerlere gönderdim. Şimdi o yazım da şu anda mirathaber.com sitesine yayına hazırlanmaktadır.
-Neden böyle düşünüyorsun, Ayasofya’nın açılmasından daha önemli hadiseler mi var?
-Evet Ayasofya’nın açılmasından daha önemli olaylar var.
-Nedir onlar?
-İnsanların imanını, Müslümanların da ahlakını kurtarmak. Bunu yaparsanız Ayasofyalar kilitli kalmaz. Bunu yapmazsanız, mevcut Ayasofyalar ve camiler de Ayasofya’nın durumuna düşer. Zahiren açık, manen kapalı olurlar.
Bu sözlerimle Fethin sembolü olan bir mabedin açılmasını küçük görüyorum sanmayın. Çok önemli bir noktaya dikkat çekmeye çalışıyorum. Allah’ın açtığı mabedler kapalı, Ayasofya’nın kapalı olması çok mu? Her bir insan bir beytullah, bir mabed, bir mescid. Trilyonlarca hücre insan bedeninde ibadet halinde yani görevinin başında. Kimin haberi var bundan? Mabedlerin en büyüğü kâinat, bu kâinat mescid ve mabedinin mimarı Allah. Asiler ve şeytanlar hariç, sayısız varlık bu mabedin içinde zikir halinde, ibadet halinde. Bu kâinat mabedinde Allah’ı anmayan, anlatmayan hiçbir varlık yok. Kimin haberi var bundan? İnsanların bundan haberi olsaydı Allah’ın evinde Allah’a isyan ederler miydi? Cinayet işlerler miydi, bir insanı boynuna basarak nefessiz bırakıp boğarlar mıydı, vahşiliğin ve ahlaksızlığın her çeşidini sergileyebilirler miydi, yatak kıyafetiyle dolaşabilirler miydi? Bu ahlaksızlıklara seyirci kalabilirler miydi? Kâinatı ve kâinatın küçültülmüş bir misali olan insanın bedenini bir mescid, bir zikirhane görenler bu sözlerimden dolayı benden gücenmesinler; onları tenzih ediyorum. İnsanlığın kahir ekseriyetini dikkate alarak bunları söylüyorum.
Hatta birçok insanın kendisi, kendi bedenlerinin ve bedenlerindeki zerrelerin, hücrelerin her an Allah’ı andıklarından ve anlattıklarından haberleri yok. Bedenlerindeki zerre ve hücrelere inat onlar, mimarlarını, ustalarını, yaratıcılarını inkâr ediyorlar. İşte asıl hizmet, bu durumu o insanlara anlatmak, Ayasofya’yı açmanın yanında, onların kalplerini imana, akıllarını da Allah’a açmaktır. Bu yapılmadıktan sonra Ayasofya’nın, Selimiye’nin, Süleymaniye’nin, Sultan Ahmet’in ve kâinat mabedinin bir anlamı kalır mı? Kalmaz. Öyleyse asıl vazife, önemli vazife Ayasofya’yı açmanın yanında insanların akıllarını, kalplerini Allah’a ve imana açmak, herkese Kur’an’ın ve Hz. Muhammed’in (sav) güzel ahlakını kazandırmaktır. Umarım söylediklerim doğru anlaşılmıştır. Selam ve sevgilerimle benim güzel kardeşlerim.
Dr. Vehbi KARAKAŞ
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…
Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…
View Comments
Sayın hocam Allah razı olsun. Çok doğru tespitler