
Bakan Yumaklı: Yangınlar Büyük Ölçüde Kontrol Altına Alındı
Çanakkale’de İki Ayrı Noktada Yangın
Çanakkale’nin merkeze bağlı Sarıcaeli köyü yakınlarında dün saat 13.30 sıralarında başlayan orman yangını, rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Aynı dakikalarda Bayramiç ilçesinde tarım arazisinde çıkan yangın ise ormanlık alana sıçradı. Her iki yangına da havadan ve karadan yoğun müdahale gerçekleştirildi.

Tahliyeler ve Hasar
Sarıcaeli’deki yangın, Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nin yakınına kadar ulaştı. Hastane kısmen tahliye edilirken, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Yerleşkesi teknik personel dışında boşaltıldı. Yangın bölgesine yakın Karasal-Sayısal Radyo ve Televizyon Verici Kulesi’ndeki 2 vatandaş ile Sarıcaeli Özel Bakım Merkezi’nde kalan 52 kişi güvenli alanlara nakledildi. Bayramiç’te ise Saçaklı, Ahmetçeli, Doğancı, Zeytinli ve Pıtıreli köylerinden toplam 654 kişi tahliye edildi. Saçaklı köyünde çok sayıda ev yanarak kullanılamaz hale geldi.
Müdahale Gece Boyu Sürdü
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sarıcaeli yangınının saat 21.00 sıralarında kontrol altına alındığını, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Yangının çıkışıyla ilgili 4 şüphelinin jandarma tarafından gözaltına alındığını belirtti.
Yangınlar Kontrol Altında
Bakan Yumaklı, gece boyu devam eden yoğun müdahale sonucunda hem Çanakkale merkez hem de Bayramiç’teki yangınların ilerlemesinin durdurulduğunu ve büyük ölçüde kontrol altına alındığını ifade etti. Havadan ve karadan soğutma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.
HABER YORUM
Cayır cayır yandı ormanlarımız…
Bir kez daha yüreğimiz dağlandı, ciğerlerimiz yandı…
O alevlerin içine sadece ağaçlar değil, kuşların yuvaları, kelebeklerin kanat çırpışları, sincapların umutları, toprağın bereketi, gökyüzünün maviliği de gömüldü.
Ve biliyoruz ki bu felaketlerin iki acı sebebi var:
1. Kasti olarak yakılan ormanlarımız…
2. İhmal… Anız yakma, piknik ateşleri, ormana atılan bir cam şişe… Basit gibi görünen ama milyonlarca cana mal olan ihmaller…
Bizce bu ihmal, en az kasıt kadar suçtur.
Çünkü sonuç aynıdır: Orman yok olur, hayat yok olur, gelecek yok olur…
Artık söz değil, en ağır yaptırımlar zamanı.
Ormanlarımızı yakanlar, doğayı katledenler için caydırıcı cezalar, gerekirse idam cezası bile düşünülmeli.
Çünkü bu, sadece bir çevre meselesi değil; bu, evlatlarımızın geleceğini koruma meselesidir.
Unutmayalım…
Bir ağacın yanması sadece bir ağaç kaybı değildir; bir ekosistemin yok oluşudur.
O ağaçla birlikte yüzlerce can, binlerce umut, milyonlarca nefes kül olur gider…
Sessiz kalırsak, yarın nefes alacak orman bulamayacağız.
Doğa bize miras değil, emanettir. Ve emanete ihanet eden, geleceğe ihanet etmiş olur.
Bugün sesimizi yükseltelim ki yarın susacak bir nefesimiz kalmasın…