
Deneyimli gazeteci ve belgeselci Banu Avar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonların birinci haftasını değerlendirdi. Avar, bölgedeki “dizayn” çabalarının askeri bir harekattan ziyade küresel bir “dolar savaşı” olduğunu vurguladı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları bir haftayı geride bırakırken, bölgedeki dengeler ve küresel yansımaları tartışılmaya devam ediyor. Harici kanalına konuk olan Banu Avar, çatışmanın perde arkasındaki ekonomik savaşa, mühimmat krizine ve bölge ülkelerinin tutumuna dair kritik açıklamalarda bulundu.
Programda, yıllardır dile getirdiği “küresel dizayn” görüşlerinin bugün somutlaştığını belirten Avar, “komplo teorisi” kavramının gerçeklerin araştırılmasını engellemek için üretilmiş bir yafta olduğunu savundu. Avar, mevcut durumu ahlaksızlık ve kuralsızlık üzerine kurulu bir yapının son çırpınışları olarak nitelendirdi.
Avar, saldırıların asıl nedeninin petrol ticaretinde doların hakimiyetini kaybetmesi olduğunu belirtti. Rusya, Çin, İran ve Venezuela’nın Yuan ve diğer para birimleri üzerinden ticaret yapmasının ABD ekonomisi için “saatli bomba” etkisi yarattığını ifade eden Avar, Washington’ın bu süreci durdurmak için kaosu körüklediğini söyledi.
Askeri harcamalar arasındaki devasa farka rağmen İran’ın stratejik bir direnç gösterdiğini ifade eden Avar, şu noktalara dikkat çekti:
Bölge ülkelerinin ve Türkiye’nin tutumunu da değerlendiren Avar, Türkiye ve İran’ın bölgedeki en güçlü devlet geleneğine sahip iki ülke olduğunu hatırlattı. Atatürk’ün Sadabat Paktı dönemindeki bölge odaklı vizyonuna atıfta bulunan Avar, “İran’ın direnç hattı Türkiye için de hayatidir. Bölgedeki genetik hafıza bu işgal girişimlerine izin vermeyecektir” dedi.
ABD ve İsrail’in bölgede bir “Kürdistan” projesi üzerinden Türkiye’yi de içine alan bir kaos planladığını belirten Avar, ancak bölgedeki yerel dinamiklerin ve güçlü devlet yapılarının bu “hayalleri” boşa çıkaracağını savundu.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube