islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
9,2546
EURO
10,7781
ALTIN
530,69
BIST
1.435
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
19°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Pazar Sağanak Yağışlı
18°C

Bereket İklimi

Bereket İklimi
Abdullah YILDIZ

Mübarek “Üç Aylar”dayız. Önümüzdeki Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece de Reğâib kandili.

Milletimizin ve bütün insanlığın hastalık, baskı, zulüm vb. sıkıntılarla boğuştuğu bir zaman diliminde mübarek “Üç Aylar”, üzerimize hayırların ve bereketlerin yağmasına vesile olsun inşaallah.

Resûlullah’ın (sa), diğer aylardan daha çok Receb ayında, Recep’ten daha çok Şaban ayında, ondan daha çok da Ramazan ayında ibadet yoğunluğunu artırdığını ve Kur’ân okuyup dua ettiğini biliyoruz.

Peygamber Efendimiz (sa) bu ayların daha mübarek/bereketli geçmesi için şöyle dua ederdi:

“Allahım! Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)

Receb, Şaban ve içinde ‘bin aydan daha hayırlı’ Kadir Gecesinin bulunduğu Ramazan ayı!

Kutlu Peygamberimizin (sa) bu kutlu bereket mevsimini şöyle tanımladığı rivayet edilmiştir:

“Receb ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.” (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, hd.no: 1358)

Allah Teâlâ bazı ayları haram (kan dökülmesi yasak olan, saygın, kıymetli, hürmetli) kılmıştır:

“Allah’ın, gökleri ve yeri yarattığı günden beri, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü, haram (hürmetli) olan aylardır.” (Tevbe 9/36)

Hz. İbrahim devrinden beri uygulandığı rivayet edilen “Haram Aylar”; Zilkade, Zilhicce, Muharrem Receb’dir. Haram ayların diğer üçü peş peşe gelirken, Receb ayı tek başına hürmetli ay olarak kalır.

Receb ayında oruç tutmanın, infak ve hayır-hasenatta bulunmanın, dua, tevbe ve istiğfarı çoğaltmanın faziletine dair hadis kitaplarında çeşitli rivayetler yer alır.

Bu ay, içindeki iki kutlu gece ile bereketlenir. Receb ayının ilk Cuma gecesine Reğâib gecesi denir. Elbette her Cuma gecesi kıymetlidir, ancak iki kıymetli gece bir araya gelince, daha bir kıymet ve bereket kazanır. Reğâib; ihsanlar, ikramlar demektir. Allah Teâlâ bu gecede müminlere rağîbetler (ihsanlar, ikramlar) yapar. Dolayısıyla bu geceye özel bir hürmet gösterip, bu ihsan ve ikram sağanağından yararlanmak gerekir. Reğâib gecesini ibadetle, dua ve niyazla, nafile namazla, Kur’ân-ı Kerim tilaveti ve tefekkürü ile, tevbe ve istiğfar ile geçirmek tavsiye edilmiştir. İbn Asâkir’de yer alan bir hadis-i şerif şöyledir: “Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez: Reğaib gecesi, Şaban’ın 15. gecesi, Cuma, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gecesi.” (Camiu’s-Sagîr, 3/454)

Efendimizin (sa) İsrâ ve Mîrâc mucizesi ise, risaletin 11. yılında Recep ayının 27. gecesinde gerçekleşti. İsrâ, gece yolculuğu/yürüyüşü; Mîrâc ise, yükseğe çıkmak demektir. İsra mucizesi İsra 17/1. ve Necm 53/1-18. âyetlerle sâbit iken, Mirac olayı Kur’ân’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadiste ayrıntılı biçimde anlatılır. Mîrâc’da Allah (cc), kulu ve rasûlü Muhammed’e (s) nice âlemler göstermiş, vahyedeceğini vahyetmiş, bu arada beş vakit namazı emretmiştir. Müminin miracının namaz olduğunu beyan eden Efendimiz (sa),günde beş vakit her namazda Rabbimizle sohbet etmemiz gerektiğini vurgulamıştır.

Zünnûn Mısrî der ki: “Receb (tohum) ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan derleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer; ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer.”

Bu bağlamda Resûlullah (sa) şöyle buyurur: “Ölüp de pişmanlık duymayacak hiç kimse yoktur.”

Ashab-ı kiram; “O pişmanlık nedir ya Resûlallah?” diye sorarlar. Resûlullah (sa) cevap verir:

“(Ölen,) muhsin (iyi, erdemli) bir kişi ise, bu hâlini daha fazla artıramamış olduğuna; şayet kötü bir kişi ise, kötülükten vazgeçerek hâlini düzeltmediğine pişman olacaktır.” (Tirmizî, Zühd 59)

Öyleyse, kıyamet günü pişman olmamak için manevi ürünlerimizi önce ekip, sonra sulayacağımız, sonunda da hasat edeceğimiz şu bereketli “Üç Aylar” mevsimini çok iyi değerlendirmeliyiz…

İçinde bulunduğumuz Receb ayının ve önümüzdeki Regaib gecesinin feyiz ve bereketinden ümmet ve millet olarak yararlanabilmeyi temenni ediyor, Efendimizin (sa) Üç Aylarda yaptığı duayı tekrarlıyoruz:

“Allâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şa‘bân; ve bellığnâ Ramazân: Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.Âmin.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.