islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
17,9498
EURO
18,3543
ALTIN
1.030,89
BIST
2.795,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
32°C
İstanbul
32°C
Açık
Salı Açık
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
28°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
29°C

Beş İlke: İnsan Onuru

Beş İlke: İnsan Onuru
29.04.2017
A+
A-

Bütün insanlığın üzerinde uzlaşacağı şekilde ancak öncelikle Müslümanların bir prensip olarak kabul edeceği şekilde İnsan Onuru bir ilke olarak çağdaş siyasetin birleştirici ilkesi olarak benimsenmelidir.

Yeni dünya düzeni, eşref-i mahlukat olan insanı, önemsiz, değersiz, gerektiğinde feda edilebilir, kazayla oluşmuş, evrimini tamamlamamış, aşırı ürediği için yok edilebilir bir varlık olarak görmektedir. Bir yandan insan haklarını sıralayıp bir yandan da uygulamada insanları ırklara göre ayırmaktadır. Teoride ulvi manzumeler yazarken, pratikte yılda ortalama 2 milyon insanı siyasi nedenlerle öldürmektedir.  İnsanın fıtratını görmezden gelerekonu kölelik sistemlerine, totaliter polis devletinin sürekli izlemesine, dev şirketlerin denetiminde çaresiz bir varlık olarak kullanmaktadır.

Teknolojinin ilerlemesi insan lehine kullanılması gerekirken, güvenlik tehlikesini suni olarak yükselterek, sistem, bireyin her hareketini, her konuşmasını, her davranışını takip etmektedir. Yatak odasına kadar giren bu takiple yetinmeyerek insan bedenine yerleştirilmek üzere onu denetleyecek mikroişlemcileri tartışmakta, medyadaki çeşitli psikolojik toplum kontrol yöntemleriyle davranışları yönlendirmeye çalışmaktadır. İnsan zihni manipüle edilmekte, onu fıtrat dışı çalışan, mutsuz, mutluluğu para ödeyerek elde etme arayışındaki bireylere çevrilmektedir.

Gerek din ve şefkate dayalı düşüncenin yerine maddeciliğikoyarak gerekse sürekli şiddete yönelten filmler, müzikler ve elektronik oyunlarsayesinde asayiş sorununu ve terörü azdırarak, toplumlarda hiç olmadığı kadar büyük bir güvenlik tehlikesi oluşturmaktadır. Ardından bu tehlikeyi ve üretilen korkuyu bertaraf etme adına güvenlik şirketleri, istihbarat örgütleri, paralı asker kuruluşları, özel operasyon birlikleri denetim dışında kullanılmaktadır. Savaşlar çıkarılmakta, bu sayede hem kendi toplum hem de hedeflenen toplum adeta bir sürü gibi güdülmektedir.

İnsanlar büyük şirketlertarafından ancak ilaçlarla, suni yöntemlerle, pahalı müdahalelerleve psikolojik uzmanlarlaayakta kalacak kadar muhtaç duruma düşürülmektedir. Bir psikiyatristegider gitmez insanı insanlıktan çıkaran ilaçlar verilmekte, bağımlı hale getirilmektedir. İnsanlar kendilerini yetersiz görmekte, yaratılışın arızalıolduğunudüşünmekte, vücudunu ideal olarak gösterilen vücutlara operasyonlarla dönüştürmekte, sürekli stresaltında, sürekli olarak depresyoniçinde yaşamaktadır.

Geliştirilen teknolojilerle robotlarainsan sorumluluğu olmaksızın öldürme hakkıverilmekte, bağımsız karar alan robotlarordulara katılmakta, insanlar suçtan arındırılmış elektromekanik cinayetmakinalarının insafına bırakılmaktadır. Uzaktan bir bilgisayar oyunu gibitopluluklar insansız hava araçlarıyla katledilmektedir.

Ailenin giderek zayıflamasısayesinde güçsüzleşen ve tek tek yutulur hale gelen insanoğlu sisteme uymadığı takdirde ne doğada ne de kentte yaşayabilir hale gelerek en zengin toplumlarda bile sokaklarda çöplüklerdeterk edilmektedir. Pek çok yaşlı insanson yıllarını acı içinde geçirmektedir. Hayvanlara olan sevgi, insanların birbirinden nefret eder hale getirilmesi sayesinde insana şefkatten daha önde ve daha kutsal olarak görülmektedir.

Beyaz kadın çetelerimilyonlarca kadını fuhuşta kullanmakta, çocuklar hala, gözümüzün önünde dilenci çeteleritarafından istismar edilmektedir. Ülkemiz üzerinden İsrail’e organ sağlayanmeşhur operatör doktorun vakası gibi, organ mafyaları, çocuk esirgeme yurtlarının ve islahanelerin sapıklık çetelerine hammaddesağlaması bütün dünyada yaygındır. Çocuklar, kimsesizler, genç kadınlar bizzat emniyet ve derin devletlerinsayesinde uluslararası mafya tarafından istismar edilmektedir.

Yeryüzünde yüzmilyonlarca insan temiziçme suyundan yoksun, temiz solunabilir havadanyoksun, temiz gıdadan yoksun pislik içinde yaşamaktadır. İnsanlığın büyük bir bölümü zalim devletlerde kasaplık hayvanı gibi baskı altında, savaşlar ve işgaller altında, iç savaşlar ve katliamlariçinde yaşamaktadır. Yeryüzünde yeterli besin varken, yalnızca siyasi nedenler ve nakliye yollarının kesilmesiyle milyonlarca insan açlıktan ölmektedir. Fakir ülkelerde insanlar ilaç şirketlerine deney kobayıgibi kullanılmaktadır.

Varlıklı toplumlarda insanlar sistemlerin artan baskısı altında büyük şirketlere itaat ederek, kişilikten yoksun, erkekler kadın kadınlar erkek özelliklerine yaklaşarak plazalarda, büyük fabrikalarda silik birer parçacıkolarak hakim düzen önünde eğilmektedir. Küçük şirketler ve girişimler ortadan kalkmakta, mahallelerde esnafın yerini çokuluslu zincirler ve banka şubelerialmaktadır. Toplumlarda normal kabul ilan edilen özelliklerden ayrılma hakkını, mahremiyetini, şahsiyetini koruyamamaktadır.

İnsanlar en temel haklarını bile sisteme dahil olarak, onun emrettiği şekilde yaşayarak, suyu, havayı, devayı, mutluluğu, sevgiyi parayla satın almak zorunda bırakılmaktadır. Bu parayı elde edebilmek için giderek daha fazla faizliborçlandırılmaktagiderek daha fazla çalıştırılmaktadır. Aile ve sevdiklerine zaman ayırmamakta, çocuklarının eğitiminde ve fikri gelişiminde onuokullara yazmak ve gelişkin elektronik cihazlara sağlamak dışında rol oynayamamaktadır.

Maddiyatın artması ve insanların tek değer olarak parayı görmesi sonucunda, paraya sahip olan uluslararası finans sisteminin kurallarını benimseyenlersisteme dahil olmakta, bir piramidin altında insanlar onurlu olana, ahlaklı olana değil parası olana kendini teslim etmektedir, gençler buna teşvik edilmektedir. Evlilik programı gibi kitle iletişim yayınları sayesinde maddiyatçılık daha da artmakta, genç kızlar ve erkekler adeta profesyonel fahişeler gibi birer para avcısına indirgenmeye çalışılmaktadır.

Küresel finans sisteminedaha yakın olan ve bağlantılar sayesinde kolay yoldan para edebilenler edemeyenleri ezen müstekbirleredönüşmektedirler. Gelir dengesi daha da bozulmakta, insanlar geçim korkusuyla daha da köleleşmekte, hakka değil iktidar ve güce sahip olanlara itaatetmek için yarışmaktadır.

Hapishaneadı verilen eskiden yalnızca bir avuç siyasi için kullanılan zindanlar geniş kitleler için yaygınlaştırılmış, insanlar hayvanat bahçelerindeki gibi kafeslerde sapkın ve pislik içinde yaşam tarzlarına yöneltilmiştir. Örneğin her on siyahi Amerikalıdan birihapistedir. Yüzmilyonlarca insan, suça itilmiş, bunu zoraki olarak yapınca da hapislerde yaşamını sürdürmüştür.

Bütün bunlar insanı Allah’ın yarattığı ve meleklerin secde ettiği üstün bir varlık olduğunu reddetmekten kaynaklanmaktadır.

Bunlar aynı zamanda Faizci Kapitalizm sayesinde dünyada hakim konuma gelen finansal elitlerin dünya üzerinde denetimlerini artırabilmek için mecbur oldukları yöntemlerdir.

Bütün insanlığınüzerinde uzlaşacağı şekilde ancak öncelikle Müslümanlarınbir prensip olarak kabul edeceği şekilde İnsan Onurubir ilke olarak çağdaş siyasetin birleştirici ilkesiolarak benimsenmelidir. İnsanlar fıtrata göreyaşayabilmeli, bir robottan ve bir hayvandan daha aşağıda yaşamaya mahkûm edilmemeli, asgari şartlar belirlenerek, bunların altında kalıp aşağılanmamalı, öldürülmemeli zehirlenmemeli, kobay olarak kullanılmamalı, beyni yıkanmamalı, serbest düşünme hakkı elinden alınmamalıdır.

Bu ilke olmadan diğer ilkeler de mümkün olamaz. Küresel Barış, Yaradılışın Korunumu, Faizsiz Ekonomi ve Bilimsel Gelişim için gereken şartlar ve serbest toplumlar, şerefli insan mümkün olmamaktadır.

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.