Yoldayım; azığım iman, özgürlük ve aşk.
Devasa dağlar önümde, aşılmayı bekleyen.
Kerem değilim, biliyorsun oysa.
Bu gam dağların(d)a sözüm geçmez benim.
Kuyunun dibinde çırpınıp durur bedenim.
Rüya…
Yanı başımda erzak şimdi; kardeş sözü, dua ve aşk.
Yusuf değilim, biliyorsun oysa.
‘’Kör kuyularda merdivensiz bırakma’’ beni
Sensizlik çölünde yolculuktur yaptığım şimdilerde
Heybemde yalnızlık, çile ve aşk; hayalindir yol arkadaşım.
Mecnun değilim, biliyorsun oysa
Bırak ne olursun
Deniz gözlerinin kıyısında delireyim
Dağın zirvesine kayalar taşıyorum, hedefim aşk
Bu kısır döngüde ödevimdir çetin yolculuk /çözümsüz.
Sisifos değilim, biliyorsun oysa
Çığlığım
Dağı dümdüz eder
Tırmandığım
Kıyamet haberi İsrafil’den
Şimdi aşkla bir fethin kıyısında, şehrin kapısı sırtımda ve
Zülfikâr keskinliğinde bir bakış parçalar yüreğimi
Ali değilim, biliyorsun oysa
İlmin kapısında bendenim senin, çevirme beni.
Her yanım kan gülü, aşk içinde hem yüreğim
Dolaşır damarlarımda sabır, sabır sadece sabır
Eyyub’um ben, biliyorsun oysa
Bitsin artık bu sensizlik kâbusu
Ve bu kahır.
Yoldayım; azığım iman, özgürlük ve aşk.
Yanı başımda erzak şimdi; kardeş sözü, dua ve aşk.
Heybemde yalnızlık, çile ve aşk; hayalindir yol arkadaşım.
Dağın zirvesine kayalar taşıyorum, hedefim aşk.
Şimdi aşkla bir fethin kıyısında, şehrin kapısı sırtımda ve
Her yanım kan gülü, aşk içinde hem yüreğim.
Fuzuli değilim, biliyorsun oysa.
Dudaklarımdan dökülense sadece dua:
‘’Ya Râb, belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşkdan kılma cüdâ beni’’
EYYUP YÜKSEL
View Comments
Az eyleme inâyetini ehli derdden,
Yani ki çok belâlara kıl mübtelâ beni..