Genel

BİR ŞAİRİN SESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KÜRSÜSÜNDE

BİR ŞAİRİN SESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KÜRSÜSÜNDE

Bir ülkenin şair, yazar ve düşünürleri o ülkenin yüz akı ve iftihar vesilesidirler. 22 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, isim vermeden sadece merhum şair diye  “Onlar Sanıyorlar ki” yazısından alıntı yaptığı Şair, Sezai Karakoç’tur. Elli altı sene önce yazdığı söz konusu yazı, ilk olarak, 1970 yılında Diriliş Dergisinin Kasım sayısında “Hakikat ve Serap” başlığı altında yayınlanmıştır. Cumhurbaşkanı’nın çok anlamlı ve düşündürücü cümlelerle konuşmasını süslemeye ve pekiştirmeye çalışması küçümsenemez bir davranıştır.

Konuşmasındaki alıntının özellikle “Biz sussak, mesele kalmayacak / Halbuki biz sussak, tarih susmayacak / Tarih sussa, hakikat susmayacak” bölümü oldukça anlamlıdır.

T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletlerin üye ülkeleri huzurunda yaptığı konuşmada isim vermeden sadece “merhum bir şair diyor ki…” diye sözlerini tamamlamaya çalışmasında: “Şair Sezai Karakoç” şeklinde bitirebilir ve bu ülkenin büyük şairinin sesini dünyaya duyurabilirdi.

Konuşmanın asıl güçlü ve ilginç tarafı,  Erdoğan’ın yazıdan cümleler okumasından ziyade, bir milletin şairinin sözünün yıllar sonra devletin en yüksek temsil makamından dünya kamuoyuna taşınması meselesidir.

Milletlerin yalnız orduları, devlet adamları ve siyasetçileri yoktur, onların hafızasını taşıyan şairleri, yazarları ve düşünürleri de vardır. Bir milletin gerçek yüz aklarından biri, kendi söz insanlarının eserlerinin dünyanın büyük kürsülerinde yankılanmasıdır.

Bir ülkenin zenginliği yalnız madenleri, ordusu, ekonomisi ve siyasî gücüyle ölçülmez. O ülkenin yetiştirdiği şairler, romancılar, düşünürler, musikişinaslar ve sanatkârlar, milletin dünyaya bıraktığı asıl kalıcı mirastır. Devlet adamlarının ömrü sınırlıdır, fakat büyük şairlerin sözü zamanın sınırlarını aşar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 81. BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının sonunda Sezai Karakoç’a ait cümleleri, dünya siyasetinin en önemli kürsülerinden birinde dile getirmesi, yalnızca bir şiir alıntısı değildir. Karakoç’un sözü, önce bir şairin sözüydü ve Birleşmiş Milletler kürsüsünde, bir milletin tarih, hakikat ve vicdan tasavvurunun ifadesine dönüştü.

“Merhum şair diyor ki…” ifadesinin anlamı, siyasetin dili ile edebiyatın dili aynı cümlede buluşmuştur. Şair artık yalnızca edebiyat tarihinin konusu değildir, onun sözü güncel dünyanın meselelerine cevap verebilen bir düşünce metni hâline gelmiştir.

Karakoç yalnızca “Monna Rosa”nın şairi değildir. Aynı zamanda şiiri, düşünceyi, medeniyet meselesini ve İslâm dünyasının tarihî tecrübesini birlikte ele alan bir mütefekkirdir. Şiir, düşünce ve medeniyet meselelerini bir bütün olarak ele alan geniş bir külliyat bırakmıştır bize…

Karakoç’un: “Biz sussak tarih susmayacak / Tarih sussa hakikat susmayacak.” düşüncesi, oldukça anlamlıdır. İnsan susabilir, devletler susabilir, diplomasi susabilir; hatta uluslararası kuruluşlar bile susabilir. Fakat tarih susmaz. Çünkü tarih, yalnızca geçmişin kaydı değildir, aynı zamanda insanlığın hafızasıdır.

Şair ile devlet adamının buluşması: Şair, zamanın ötesinden konuşur, devlet adamı zamanın içinden. Şairin sözü yıllar önce yazılmıştır, fakat başka bir zamanda, başka bir mekânda yeniden anlam kazanmıştır. Birleşmiş Milletler kürsüsünde gerçekleşen şey, yalnızca Erdoğan’ın Karakoç’tan alıntı yapması değildir. Karakoç’un sözü ile Türkiye’nin bugünkü siyasî söyleminin aynı tarihî cümlede buluşmasıdır.

 Milletler, şairleriyle de konuşur. Devlet adamları bir ülkeyi temsil ederler; fakat şairler o ülkenin ruhunu temsil ederler. Bir cumhurbaşkanının dünyanın en büyük diplomasi kürsülerinden birinde kendi ülkesinin şairine başvurması, aslında kültürün ve edebiyatın siyasetten daha uzun ömürlü olduğunun da bir göstergesi ve kanıtıdır.

Bir milletin sesi, bazen bir devlet adamının hitabında, bazen bir tarihçinin kaleminde, bazen de bir şairin mısraında yükselir. Birleşmiş Milletler kürsüsünde duyulan ise, yalnızca bir Cumhurbaşkanının sesi değildi, yıllar önce kaleme alınmış bir şairin sözünde yeniden hayat bulan bir milletin hafızasıydı.

Devletler, tarih sahnesinde yükselir ve alçalır, hükümetler gelir ve gider, siyasî aktörlerin isimleri zamanla tarih kitaplarının sayfalarına çekilir. Fakat büyük şairlerin sözü, bütün bu değişimlerin ötesinde yaşamaya devam eder. Çünkü şair, yalnız kendi zamanını değil, milletinin ruhunu ve vicdanını da konuşur.

Sayın Cumhurbaşkanı, Sezai Karakoç’tan alıntı yaparak okuduğu şiirlerini isim vermeden okuması, ilk defa olmuyor. Daha önce de onlarca defa miting meydanlarında ve siyasi mahfillerde okuduğu “Sürgün ülkeden Başkentler Başkentine” başlıklı ünlü: “Ülkedeki kuşlardan ne haber vardır / Mezarlardan yükselen bir bahar vardır” şiirini okumuş ve bu şiirin Sezai Karakoç’a ait olduğunu söylememiştir, söyleyememiştir. Keşke şiirin sahibi olan şairinin ismini de zikretseydi…

Karakoç, Cumhurbaşkanı Sezai Karakoç’un kendi şiirlerini okuma hikâyesiyle ilgili olarak şunları söylemişti. Bir gün Fındıkzade’deki Diriliş Yayınları yazıhanesinde otururken Diyarbakır milletvekili ve eski Tarım Bakanı Mehdi Eker Bey Sayın Reisicumhurum, sizinle konuşmak istiyor deyip bir emri vaki şeklinde telefonu Cumhurbaşkanına verir. Cumhurbaşkanı da selam verdikten ve hal hatır sorduktan sonra Sezai Bey’e diyor ki, “sizin Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” isimli şiirinizi okumama izin verir misiniz? O da “sadece bir siyasi malzeme yapmamak suretiyle okumanızda bir sakınca yoktur, izin veriyorum” der ve olayı bu şekilde tatlıya bağlar. Ama maalesef siyasi mahfillerde ve sayısız toplantılarda Reisicumhur, defalarca okuduğu halde, tek bir seferinde olsun bu şiir, Sezai Karakoç’a aittir dememiştir, diyememiştir. Ne diyelim, hayat bu… Bir kast-ı mahsusa olarak da yorumlamayalım…

Şakir Diclehan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Genel

31 MART OLAYI; İSYAN MI, DARBE Mİ?

31 MART OLAYI; İSYAN MI, DARBE Mİ? Osmanlı tarihinin en tartışmalı otuz altı saati... Bir…

42 dakika ago
  • Genel

Gazze İçin Sokağa Çıkan Hollywood Yıldızları Gözaltına Alındı

Gazze İçin Sokağa Çıkan Hollywood Yıldızları Gözaltına Alındı Susan Sarandon ve Hannah Einbinder, New York’taki…

2 saat ago
  • Genel

Etiyopya’da: Yedi silahlı Grup Hükümete Savaş İlan Etti

Etiyopya’da Yeni İç Savaş Riski Büyüyor: Yedi Silahlı Grup Hükümete Savaş İlan Etti Etiyopya, Afrika…

2 saat ago
  • Gündem

Ofis Eve Taşınıyor: İnsan da Evine mi Kapanıyor?

Ofis Eve Taşınıyor: İnsan da Evine mi Kapanıyor? Hibrit çalışma modeli, çalışma hayatında yeni bir…

2 saat ago
  • Genel

The Economist’ten Çarpıcı Orta Doğu Analizi

The Economist'ten Çarpıcı Orta Doğu Analizi: ABD'nin Hegemonyası Son Bulurken Güç Boşluğunu Türkiye Dolduruyor İngiltere…

4 saat ago
  • Gündem

Normal Olan Deprem Olması Değil mi?

Normal Olan Deprem Olması Değil mi? Son günlerde Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen deprem haberleri, ister…

5 saat ago