
Londra merkezli el-Hayat gazetesinde yayımlanan, ibretlik olduğu kadar latif bir hikâye…
İngiltere’nin Yorkshire eyaletinde mukim, Asya kökenli bir beyefendi başından geçenleri şöyle naklediyor:
“Şiddet olaylarıyla nam salmış bir muhitte ikamet etmekteyim. Evimin defalarca soyulmasından artık bizar olmuştum. Nihayetinde canıma tak etti ve radikal kararlar aldım:
Önce hırsız alarmını kapattım. Ardından mahalle koruma derneğinden istifa ettim. Evim her soyulduğunda primleri katlanan o meşhur sigorta poliçemi de iptal ettirdim. Öyle ki, artık uykumda bile kendimi emniyette hissetmiyordum.”
Ve şöyle devam ediyor:
“Tüm bu beyhude çabaların yerine, uzun uzun tefekkür ettikten sonra evimin en yüksek noktasına üzerinde ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah’ yazılı bir sancak diktim.
Netice mi? Yorkshire polisi, bölge milli güvenlik konseyi, Scotland Yard, istihbarat servisleri MI5 ve MI6, hatta CIA ve bilumum Avrupa istihbarat teşkilatları; evimi yılın her günü, günün yirmi dört saati mütemadiyen tarassut altına aldılar.
Artık çocuklarım okula giderken ve dönerken adım adım takip ediliyor, zevcem alışverişe çıktığında etrafı sivil memurlarla kuşatılıyor, bense işime ancak gizli bir konvoy eşliğinde gidebiliyorum. Kapımın önünde devriye araçları nöbetleşe bekliyor; evimin civarında kuş uçurtulmuyor.
Ömrümde kendimi hiç bu kadar güvende hissetmemiştim. Kimse aileme veya haneme yaklaşmaya cesaret dahi edemiyor.
‘Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah’ kelimesi ne kadar yüce, bereketi ve neticeleri ne kadar muazzammış meğer!..”
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu