islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

BM: Sudan’da Yaşananlar Hayal Edilemeyecek Kadar Vahşi ve Yıkıcı

BM: Sudan’da Yaşananlar Hayal Edilemeyecek Kadar Vahşi ve Yıkıcı
25/12/2025 13:50
A+
A-

BM: Sudan’da Yaşananlar Hayal Edilemeyecek Kadar Vahşi ve Yıkıcı

Cinsel Şiddet Sistematik Bir Savaş Silahına Dönüştü

Birleşmiş Milletler’in kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle ilgili Özel Raportörü Rim es-Salim, Sudan’da devam eden savaşın yol açtığı insani tablonun “felaket boyutunda ve hayal gücünün ötesinde” olduğunu açıkladı. Salim, özellikle Hızlı Destek Güçleri tarafından cinsel şiddet ve tecavüzün sistematik biçimde bir savaş aracı olarak kullanıldığını vurguladı.

Saha Ziyaretlerinde Sarsıcı Tanıklıklar

BM raportörü, Sudan hükümetinin kontrolündeki Cezire, Hartum, Kızıldeniz ve Kuzey eyaletlerini kapsayan ve dokuz günü aşmayan saha ziyaretleri sırasında çok sayıda kadın ve kız çocuğunun yaşadıklarını dinlediğini belirtti. Aktarılan tanıklıkların münferit olaylar olmadığını söyleyen Salim, bunların toplumun tamamını hedef alan bilinçli bir yıkım politikasına işaret ettiğini ifade etti.

Toplumun Sosyal Dokusu Parçalanıyor

Cinsel şiddetin yalnızca kadınları hedef almadığını belirten Salim, erkeklerin de aile fertlerine yönelik saldırılara zorla tanıklık ettirilerek psikolojik olarak yıkıldığını dile getirdi. “Erkekler, sevdiklerini koruyamadıkları için çaresizlikten ağlıyor” diyen Salim, bunun Sudan toplumunun sosyal dokusunu parçalamayı amaçlayan bir savaş yöntemi olduğunu söyledi.

Mağdurlar Damgalanma Korkusuyla Susuyor

Özellikle Darfur’un El-Faşir kenti ve çevresinden gelen kadınların yaşadıklarını BM kurumlarına anlatmaktan çekindiklerini kaydeden Salim, bunun temel nedeninin toplumsal damgalanma korkusu olduğunu ifade etti. Bu durumun mağdurların yaşadığı travmayı daha da derinleştirdiğine dikkat çekti.

Ekonomik Şiddet ve Planlı Yıkım

BM raportörü, Sudan’da yalnızca fiziksel değil, ekonomik şiddetin de yaygın şekilde uygulandığını söyledi. Evlerin yağmalanması, mahsullerin ve altının çalınması, altyapının bilinçli biçimde yok edilmesinin rastlantısal olmadığını belirten Salim, bunların planlı bir yıkım stratejisinin parçası olduğunu vurguladı.

İnsani Yardım Alarm Veriyor

Uluslararası toplumun Sudan’a yönelik insani yardımlarda yetersiz kaldığını belirten Salim, mevcut yardım planının yalnızca yüzde 38 oranında finanse edildiğini açıkladı. Oysa ülkede yaklaşık 30 milyon insanın, yani nüfusun yarısının, acil yardıma muhtaç olduğunu ifade etti. Açlık, salgın hastalıklar ve yetersiz beslenmenin hızla yayıldığını, cinsel şiddet mağdurlarına yönelik sağlık hizmetlerinin ise neredeyse yok denecek düzeyde olduğunu söyledi.

Uluslararası Topluma Acil Çağrı

Rim es-Salim, uluslararası topluma çağrıda bulunarak çatışmaların derhal durdurulması için gerçek ve bağlayıcı bir baskı kurulmasını istedi. Ayrıca bu “vahşi suçların” faillerinin yargı önüne çıkarılması, insani yardımların bağımsız şekilde ulaştırılması, güvenli insani koridorların açılması ve Sudanlı kadınların olası barış müzakerelerinde mutlaka yer alması gerektiğini vurguladı.

Rakamlar Felaketin Boyutunu Ortaya Koyuyor

BM raporlarına göre Sudan’daki savaşta kadınlar ve kız çocukları en ağır bedeli ödüyor. Yalnızca Zemzem kampında 75’i kadın olmak üzere 104 cinsel şiddet vakası kayda geçti. Sudan Ulusal Soruşturma Komitesi ise farklı eyaletlerde 1392 toplu tecavüz ve zorunlu hamilelik vakası tespit edildiğini açıkladı. Yetkililer, bu rakamların gerçek tablonun yalnızca yüzde 2’sini yansıttığını, mağdurların büyük bölümünün korku nedeniyle sessiz kaldığını belirtiyor.

Sudan Doktorlar Ağı ekipleri de El-Faşir’den kaçıp Tavila’ya ulaşan kız çocukları arasında yalnızca bir hafta içinde 32 tecavüz vakası kaydedildiğini bildirerek, ülkede yaşanan insani felaketin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

HABER YORUM

Sudan’da, ordu ile Hızlı Destek Güçleri arasındaki iktidar kavgasının bedelini, dünyanın her yerinde olduğu gibi ne yazık ki yine siviller ödüyor. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar… Silahı olmayan, suçu olmayan insanlar.

Peki sözüm ona insan hakları savunucuları, kadın hakları savunucuları nerede?

Söyleyelim:
Gazze’de neredeyseler, Sudan’da da oradalar.
Sudan’da neredelerse, Doğu Türkistan’da da oradalar.

Yani yoklar.

İnsan hakları söylemleri, kâğıttan kaplan misali; gürültüsü çok, hükmü yok. Kartondan kurdukları kaleler ve kuleler, Gazze’de yıkıldı, Sudan’da yıkıldı, Doğu Türkistan’da yıkıldı.

Çünkü görüldü ki demokrasi de yalanmış, insan hakları da.
Savunduklarını iddia ettikleri kadın hakları ise feminizmin dar ve seçici penceresine sıkışınca, ne Sudan’ı görüyorlar ne Gazze’yi ne de Doğu Türkistan’ı.

Onların adaleti coğrafyaya, vicdanları kimliğe, tepkileri ise çıkar hesaplarına göre şekilleniyor. Mazlumun kim olduğuna değil, failin kim olduğuna bakıyorlar.

Oysa zulüm, kimden gelirse gelsin zulümdür.
Mazlum, nerede olursa olsun mazlumdur.

Ve tarih şunu bir kez daha kaydediyor:
Sessiz kalanlar, zulmün ortağıdır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.