Can Bartu Öldü de Nereye Gitti?

Âhiret İnancı ve İnkârcılar

Bütün Peygamberlerin ve İlâhî Kitapların ortak tebliği olup son Peygamberi Hz.Muhammed ve son ilahi Kitabı Kur’ân olan İslâm Dîni’nin Allah’a îman yanısıra temel inanç esaslarından biri de ölümden sonra dirilişe; âhiret hayatına imandır.

Kişi ölür bedeni çürümek üzere torağa verilirken Nefsi/Ruhu inançları ve iradeli sözleri ve işlerinden oluşan kabrine yerleştirilir.

Tüm evren düzeninin yıkılıp yeniden yapılandırılması olan Kıyamet olgusu ile birlikte topraktan yeniden yaratılacak beden kabrindeki ruhla birleştirilecektir. Böylece sorgulama başlayacak, ilahi yargı sonucuna göre, içlerinde ebediyen kalınmak üzere Cennet veya Cehennem’e girilecektir.

Bütün bir evren gibi insanların da Yaratıcı olmaksızın var olduğunu savunan veya ebedi hayatı inkâr eden işlek akıl yoksulu kişilere göre insan zamanın yaşatıp öldürdüğü ve yokluğa mahkum ettiği ne idüğü belürsüz yaratıktır. Ama onların bu inançlarının bir temeli yoktur. Onlar yalnızca zanla yaşıyorlar:

“Onlar hâlâ: Bu dünyadaki hayatımızdan başka bir şey yok, dünyaya geldiğimiz gibi ölürüz ve bizi ancak zaman yok eder, derler. Fakat onların bu konuda hiçbir bilgileri yok: onlar sadece zannederler.” (el-Casiye 45/24)

Can Bartu Nereye Gitti?

Türk futbolünün efsane ismi olarak nitelen Can Bartu 83 yaşında öldü. Ölen her ünlü siyasî, sporcu, sinema ve televizyon yıldızı ve de iş adamı öldüğünde ölümleri ardından ve cenaze merasimleri sırasında, çoğu riyakârane yığınla laf edilir. Bir çoğu inkâr kokan bu lafların sahipleri arasında “Allah taksıratını affetsin, sorgusu başladı ve sürece sürecek, hali nice olacak” deyip de rahmet dileyen ve kendi akıbetini düşündüğünü ifade eden adamlar pek çıkmaz.

Ama biz soralım…Can Bartu öldü. Öldü de nereye gitti?

Toprağın derinliklerinde kaybolmak üzere veya ne idüğü bilinmez hiçlik anlamına sonsuzluğa doğru bir yolculuğa mı çıktı. Yoksa yazımızın giriş cümlelerinde açıkladığımız şekilde âhiret hayatı mı başladı.

Can Bartu’yu tanımam, bilmem. Bir mümin midir, ateist veya deist mi dir, yoksa İslâm’a da Kâfirliğe de nisbet edilebilecek bir münafık mıdır? Hiçbir fikrim ve ön kabulüm yok. Benim yok. Ama onun iradeli hayatını tescil ve yakın çekimle filme alan meleklerin var. Melekler tavırlarını da bilgileri ve yetkilerine göre göstermişlerdir:

Melekler, kâfirlerin suratlarına ve sırtlarına vura vura canlarını alır ve şiddetle yakıcı azâbı tadın derlerken bir görmeliydin onları. Bu, evvelce ellerinizle kendinize hazırladığınız şeydir ve şüphe yok ki Allah, kullarına zulmetmez. “(el-Enfal 8/50-1)

Melekler, Cennetliklerin güzel kullar olarak canlarını alır ve onlara, esenlik size, yaptığınız işlere karşılık girin Cennete, derler.” (el-Nahl 16/32)

Vazifeli meleklerin bilgisi var da onları görevlendiren Alemlerin Rabbi olan Allah’ın yok mu? Elbette var.

Kabirde geçici ilk sorgulama, Kıyamet’le birlikte de büyük sorgulama başlayacaktır. Sonrası Cennet veya Cehennem.

Kâfirlerin/Münafıkların Vay Haline

Can Bartu gibi Ali Rıza Demircan da ölecek. Ölecek de halleri nice olacak? İslâmî/insanî çizgide güzel amelli müminlerden iseler ne mutlu? Kâfirlerden ve münafıklardan olanların ise vay hallerine. Gökler ve yer onlar için ağlayıp feryat etse yeridir.

Evren yanısıra dünyanın ve âhiretin, Cennet’in ve Cehenem’in sahibi olan Allah’ımızın Kitabı olan Kur’ânı dinleyelim:

Hakikati inkara şartlanmış olan ve mesajlarımızı yalanlayan Kâfirlere gelince…İşte onlar içinde yaşayıp kalmak üzere, Cehennem ateşine mahkum olan kimselerdir.” (el-Bakara 2/39)

Şüphe yok ki, ikiyüzlüler/münafıklar ateşin en dibine atılacaklar ve sen onlara yardım edebilecek birini bulamayacaksın. Ancak tövbe edenler, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O’na yürekten inanıp bağlananlar hariç: Zira bunlar müminlerle birlikte olacaklardır ve zamanı geldiğinde Allah bütün müminlere büyük bir mükafat bahşedecektir.” (Nisa 4/145-6)

“[Buna karşılık] iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar maddî ve mânevî nimetlerle dolu Cennetlerdedir, orada Allah’ın şaşmaz vaadine uygun olarak temelli kalacaklar: çünkü O, kudret ve hikmet Sahibidir.” (Lükman 31/8,9)

Ölümsüz Gerçek

Ölümsüz gerçek bu. Allah insanlara bu gerçeği son yasalarını içeren Kur’ân ile ayrıntılı bir şekilde bildirdi:

Biz insanı doğru yola ilettik. Artık dileyen şükredici mümin, isteyen nankör kâfir olsun.” (İnsan 76/3)

Dünya ve ömür tercihimizi yapma aracı ve alanı. Özgürüz, irademizi kullanıp dilediğimize göre inanabilir ve yaşayabiliriz. Ama  karşılığını bulacak veya bedelini ödeyeceğiz.

Ali Rıza DEMİRCAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir