Gündem

Cemaat mi, Ümmet mi? Asıl İmtihan Şimdi Başlıyor

Cemaat mi, Ümmet mi? Asıl İmtihan Şimdi Başlıyor

Cemaat merkezli üstünlük anlayışı

Süleymancı yapılanmayla ilgili uzun yıllardır tartışılan konulardan biri de kendi dinî eğitim ve insan yetiştirme modelini, İmam Hatip, İlahiyat ve Diyanet çizgisinden ayrı bir alan olarak görme eğilimidir.

Elbette bir Müslümanın İmam Hatip mezunu olması şart değildir. İlahiyat mezunu olmak da kimseye otomatik olarak üstünlük kazandırmaz.

Aynı şekilde bir cemaatin kendi eğitim metodunu oluşturması da tek başına suç değildir.

Ancak mesele, “Bizim yetiştirdiğimiz insan makbuldür; dışarıdaki dinî eğitim eksiktir” anlayışına dönüşüyorsa, burada artık dinî hizmetten ziyade cemaat merkezli bir üstünlük anlayışını tartışmak gerekir.

İslam ise üstünlüğü cemaat aidiyetine bağlamaz.

FETÖ ile aynı mı?

Burada önemli bir ayrım yapmak zorundayız:

Süleymancılar FETÖ’dür demiyoruz.

Böyle bir hüküm vermek hem hukuken hem gazetecilik açısından doğru değildir.

Fakat FETÖ tecrübesinin ortaya çıkardığı bazı sosyolojik sorular bütün cemaatler açısından sorulabilir.

Bir yapı kendi insanını yetiştiriyor mu?

Kendi ekonomik ağını oluşturuyor mu?

Kendi eğitim kurumlarını kuruyor mu?

Kendi mensuplarını diğerlerinden üstün görüyor mu?

Kendi içindeki otorite sorgulanamaz hale geliyor mu?

Ve en önemlisi:

Cemaatin menfaati ile İslam’ın ve toplumun menfaati çatıştığında hangisi tercih ediliyor?

İşte asıl imtihan budur.

FETÖ tecrübesinden çıkarılması gereken ders, bütün cemaatleri aynı görmek değildir. Ders şudur:

Hiçbir yapı kendisini vazgeçilmez, sorgulanamaz ve dokunulamaz görmemelidir.

Darülharp ve Faiz Tartışması

Süleymancı çevrelerle ilişkilendirilen tartışmalardan biri de “dârülharp” meselesidir.

Gayrimüslim ülkelerde faizli işlemlere ilişkin klasik Hanefî görüşler üzerinden yapılan yorumlar, İslam hukukunda tarih boyunca tartışılmış bir konudur. Dolayısıyla bu konuyu basitçe “İslam’da faiz helaldir” şeklinde sunmak doğru değildir.

Fakat mesele, Türkiye Cumhuriyeti gibi Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bir ülkede “dârülharp” anlayışının nasıl kullanıldığı noktasına geldiğinde, artık sadece klasik bir fıkıh tartışmasından söz edilemez.

Çünkü bir Müslümanın yaşadığı toplumu bütünüyle “öteki” kabul etmesi, ümmet bilinci açısından ciddi biçimde sorgulanmalıdır.

Devleti eleştirmek başka şeydir; yaşadığı topluma yabancılaşmak başka.

Hukuksuzluğa karşı çıkmak başka şeydir; toplumu toptan karşı tarafa koymak başka.

Ümmet bilinci, Müslümanı toplumdan koparmak değil, toplumu ıslah etmek için sorumlu kılmaktır.

Devlet de otomatik olarak haklı değildir

Burada dengeyi de korumak gerekiyor.

Cemaatlerin soruşturulması, devletin otomatik olarak haklı olduğu anlamına gelmez.

Devlet de hata yapabilir.

Devlet de haksızlık yapabilir.

Devlet de siyasi hesaplarla karar verebilir.

Devletin kendisini koruma refleksi anlaşılabilir; fakat “devlet kendisini koruyor” demek, aldığı her kararın adil olduğu anlamına gelmez.

Dolayısıyla bizim ölçümüz ne devletin çıkarıdır ne de cemaatin çıkarı.

Ölçümüz haktır, adalettir.

Bir cemaat suç işlemişse soruşturulmalıdır.

Ama suç işlemediği halde sırf kimliği nedeniyle hedef haline getiriliyorsa buna da itiraz edilmelidir.

Devletin yanlışına “devlet yaptı” diye doğru demek ne kadar yanlışsa, cemaatin yanlışına “bizim cemaat yaptı” diye doğru demek de o kadar yanlıştır.

Güç büyüdükçe hesap da büyümeli

Bugünkü soruşturmanın dikkat çeken taraflarından biri de ekonomik boyutudur.

Çok sayıda şirket, malvarlığı ve para hareketinin soruşturma kapsamında incelendiği bildiriliyor. Kamuoyuna yansıyan bilgilerde yüksek tutarlı mali hareketlerden söz ediliyor; bazı şirket ve malvarlıkları da soruşturmanın kapsamına alındı.

Operasyon kapsamında 200 kilogram külçe altın ele geçirildiğine ilişkin açıklamalar da kamuoyuna yansıdı.

Bunların suç teşkil edip etmediğine elbette mahkeme karar verecektir.

Fakat genel ilke açıktır:

Bir yapı ekonomik olarak büyüdükçe şeffaflık ihtiyacı da büyür.

Büyük para büyük sorumluluk getirir.

Büyük insan ağı büyük sorumluluk getirir.

Büyük eğitim sistemi büyük sorumluluk getirir.

Ve büyük güç, büyük hesap verme zorunluluğu doğurur.

Sonuç: Cemaat mi, ümmet mi?

Belki de bütün tartışmanın sonunda dönüp geleceğimiz yer yine aynı sorudur:

Cemaat mi, ümmet mi?

Bir Müslüman için cemaat, Allah’a kulluğun önüne geçebilir mi?

Bir lider, Allah’ın kitabının önüne geçirilebilir mi?

Bir cemaatin menfaati, ümmetin menfaatinden üstün tutulabilir mi?

Bir grup, kendisini diğer Müslümanlardan daha hakiki Müslüman görebilir mi?

Cevap açıktır:

Hayır.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanmayın.”

(Âl-i İmrân, 3/103)

Bugün cemaat tartışmalarının merkezine konulması gereken ölçü budur.

Çünkü mesele sadece insanların hangi cemaate mensup olduğu değildir.

Asıl mesele:

Cemaatler ümmeti mi büyütüyor, yoksa ümmeti kendi sınırları içerisinde mi küçültüyor?

Süleyman Hilmi Tunahan‘ın Kur’an hizmetini inkâr etmeyelim.

Geçmişte yapılan güzel hizmetleri yok saymayalım.

Ama hiçbir geçmiş hizmeti de bugünkü yanlışların dokunulmazlığına dönüştürmeyelim.

Hiçbir cemaat mensubiyetini İslam’ın yerine koymayalım.

Hiçbir devleti de adaletin üstünde görmeyelim.

Çünkü Müslümanın nihai aidiyeti bir yapıya değil, Allah’a ve O’nun gösterdiği hakikate olmalıdır.

Cemaatler araçtır.

Ümmet şuuru hedeftir.

Adalet ölçüdür.

Ve belki de bugün Türkiye’deki bütün cemaatler için sorulması gereken en zor soru şudur:

Siz Müslümanları kendinize mi bağlıyorsunuz, yoksa Allah’ın dinine mi?

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

View Comments

  • Buradaki şu cümle çok önmeli ! "SİZ MÜSLÜMANLARI KENDİNİZE Mİ BAĞLIYORSUNUZ, YOKSA ALLAJ'IN DİNİNE Mİ ?" Evet, bu soruyu ismi ve cismi ne olursaolsun bütün tarikatlara, cemaatlere, vakıflara,müslümanlığını öne çıkaran politkaxıalra hepsine hiç çekinmeden sorun diyorum !

  • Bir tarafta imam hatip liseleri,ilahıyatlar,diyanet gibi;batıla muhalefet etmeyen iman anlayışını halka yerleştirmeye çalışan,islamı devlet işlerinde devre dışı bırakan laik sistemin kurumları………..diğer yanda islamı kendi çıkarlarına alet eden onlarca kuruluşlardan birisi süleymancılar………..islama uygunluğu açısından,bir hesap sorana birde hesap sorulana bakmak gerekiyor………….laik sistemin islamı ve Müslümanları korumak gibi bir derdinin olmayacağını bilmek için asgari zeka yeterede artar bile.

Recent Posts

  • Dünya

UKMTO, Hürmüz Boğazında bir tankerin vurulduğunu duyurdu

UKMTO, Hürmüz Boğazında bir tankerin vurulduğunu duyurdu. Olay, bölgedeki güvenlik durumunu yeniden gündeme getirdi.

24 dakika ago
  • Genel

TRT 1 Canlı Yayın İzleme Ekranı: Lyon – Fenerbahçe Maçı Nasıl İzlenir?

TRT 1 canlı yayın izleme ekranı ile Lyon - Fenerbahçe maçı şifresiz olarak izlenebilir. İşte…

33 dakika ago
  • Spor

UEFA Şampiyonlar Liginde lig aşamasının kuraları çekilecek

UEFA Şampiyonlar Liginde lig aşamasının kuraları çekilecek. Takımlar ve gruplar hakkında detaylar önümüzdeki günlerde belirlenecek.

52 dakika ago
  • Dünya

Türkiye’den Filistin ile Bankacılık Alanında İşbirliğini Güçlendirme Kararlılığı

Türkiye'den Filistin ile bankacılık alanında işbirliği hakkında son gelişmeler. Türkiye, Filistin ile bankacılık alanında işbirliğini…

54 dakika ago
  • Gündem

Suriye’de Yeni Dönem mi? Bölgede Taşlar Yeniden Diziliyor

Suriye’de Yeni Dönem mi? Bölgede Taşlar Yeniden Diziliyor Suriye’de yıllardır devam eden savaşın ardından ortaya…

1 saat ago
  • Genel

Bingöl Üniversitesinin taşlık arazileri akıllı teknolojiyle meyve bahçesine dönüştürülüyor

Bingöl Üniversitesinin taşlık arazileri akıllı teknolojiyle meyve bahçesine dönüştürülüyor. Bu proje, tarımsal verimliliği artırmayı hedefliyor.

1 saat ago