
ABD’li emekli Büyükelçi Chas Freeman, Türkiye’nin küresel siyasetteki stratejik önemine dikkat çekti. Freeman, İsrail’in Türkiye ile karşı karşıya gelmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
ABD’nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Chas Freeman, Türkiye-İsrail ilişkilerine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Freeman, Türkiye’nin birçok bölgesel denklemde belirleyici konumda olduğunu vurguladı.
Glenn Diesen’in programına katılan Freeman, Türkiye’nin onayı olmadan kapsamlı bir bölge politikası yürütülemeyeceğini belirtti. Deneyimli diplomat, Türkiye’nin etki alanının Orta Doğu ile sınırlı olmadığını söyledi.
Freeman, Türkiye’nin çok geniş bir coğrafyada belirleyici olduğunu ifade etti. Türkiye’nin rızası olmadan sonuç alınamayacak bölgeleri şöyle sıraladı:
“Türkiye’nin rızası veya onayı olmadan Suriye, İsrail, Filistin, Irak ve İran’a yönelik politika yürütmek mümkün değildir. Aynı durum Yunanistan, Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Balkanlar için de geçerlidir.”
Freeman, Karadeniz, Kafkaslar ve Orta Asya’yı da bu kapsamda değerlendirdi. Basra Körfezi ve Afganistan’ın da Türkiye’nin etki sahasında bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği, NATO ve Rusya politikalarında da merkezi konumda olduğunu belirtti. Freeman, “Uluslararası politikada Türkiye kadar önemli bir ülke düşünemiyorum” dedi. Türkiye’yi birçok gelişmeyi harekete geçirebilecek bir odak noktası olarak tanımladı. Bu sözler, Türkiye’nin yalnızca bölgesel bir güç olmadığını gösteriyor. Ankara, farklı kriz alanlarını aynı anda etkileyebilecek kapasiteye sahip bulunuyor.
Freeman, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin tehlikeli bir noktaya ulaşabileceği uyarısında bulundu. “Türkiye ile İsrail arasında yaşananlar gerçekten çok önemli ve biraz da tehlikeli” diyen Freeman, tarafların henüz doğrudan çatışmadığını belirtti. Mevcut durumu “gölge boksu” benzetmesiyle açıklayan Freeman, şunları söyledi: “Şu anda gölge boksu yapıyorlar. Aslında yumruk atmıyorlar. Ancak bu da olabilir.”
Amerikalı diplomat, tarihin Türkiye konusunda açık bir ders verdiğini vurguladı:
“Bence tarih bize önemli bir ders veriyor. O da Türklerle uğraşmamak gerektiğidir. Bunu yaparsanız kendinizi riske atarsınız.”
Freeman’a göre İsrail’in Türkiye’ye karşı doğrudan bir mücadeleyi sürdürebilecek kapasitesi bulunmuyor. İsrail’den gelen sert açıklamaların önemli bir bölümünü seçim söylemi olarak değerlendirdi.
“Bence İsrail’in Türkiye ile baş edebilecek kapasitesi yok” ifadelerini kullandı.
Freeman, İsrail’in bölgedeki geleceğine ilişkin dikkat çekici bir tarihî benzetme yaptı. İsrail’i, yüzyıllar önce bölgede kurulan Haçlı krallıklarına benzetti.
Bu krallıklar, dışarıdan gelen askerî ve siyasi destekle ayakta kalmıştı. Ancak bölge halklarıyla kalıcı bir barış kuramamışlardı. Sonunda siyasî ve askerî varlıklarını kaybetmişlerdi.
Freeman, İsrail’in de benzer bir tarihî sorunla karşı karşıya bulunduğunu savundu. İsrail’in bölgeye uyum sağlayamadığına işaret etti. Sürekli savaş ve dış desteğe dayanan yapıların kalıcı olamayacağını ima etti.
ABD’de uzun yıllar diplomat olarak görev yapan Freeman, Suudi Arabistan Büyükelçiliği yaptı. ABD Savunma Bakanlığında uluslararası güvenlikten sorumlu üst düzey görevlerde bulundu. Freeman, Amerikan dış politikasına ve Washington’ın İsrail’e verdiği koşulsuz desteğe yönelik eleştirileriyle tanınıyor.
Freeman’ın açıklamaları, Türkiye’nin bölgesel caydırıcılığını bir kez daha gündeme taşıdı. Aynı zamanda İsrail’in Türkiye’ye karşı saldırgan söylemlerinin taşıdığı riskleri gözler önüne serdi. Görüşme, “İsrail-Türkiye çatışması savaşa dönüşebilir” başlığıyla yayımlandı.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube