
ASYA-PASİFİK’TE YENİ GÜVENLİK DÖNEMİ! ÇİN KORKUSU ÜLKELERİ BİRLEŞTİRİYOR
Çin’in hızla büyüyen askeri gücü ve ABD’nin gelecekteki tutumuna ilişkin belirsizlikler, Hint-Pasifik ülkelerini yeni savunma ittifakları kurmaya yöneltti. Japonya, Filipinler, Kanada ve Yeni Zelanda başta olmak üzere birçok ülke bölgesel güvenlik ağlarını genişletirken, Asya-Pasifik’te yeni bir güvenlik mimarisi şekilleniyor.
Asya’nın en önemli güvenlik toplantılarından biri kabul edilen Shangri-La Diyaloğu, bu yıl Çin’in artan askeri etkisinin gölgesinde gerçekleşti. Hint-Pasifik bölgesindeki ülkeler, Pekin yönetiminin son yıllarda hızla büyüyen askeri kapasitesini dikkatle takip ediyor.
Özellikle Güney Çin Denizi ve Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerin artması, bölge ülkelerinde güvenlik kaygılarını derinleştirdi. Çin’in tartışmalı sulardaki hak iddialarını sürdürmesi ve askeri devriyelerini artırması, komşu ülkeleri yeni savunma arayışlarına yöneltti.

Forumda konuşan Pete Hegseth, Çin’in askeri kapasitesindeki büyümenin ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Hegseth, bölgedeki müttefik ülkelerin savunma harcamalarını artırmaları gerektiğini vurguladı.
Washington yönetimi, müttefik ülkelerin savunma bütçelerini milli gelirlerinin yüzde 3,5 seviyesine çıkarmasını talep ediyor. ABD’nin kendi ordusuna büyük yatırımlar yapacağını açıklayan Hegseth, geçmişte olduğu gibi diğer ülkelerin güvenliğini tek başına finanse etme döneminin sona erdiğini ifade etti.
Ancak birçok Asyalı yetkili, ABD’nin dikkatini Orta Doğu’daki gelişmelere yöneltmesinin Hint-Pasifik’teki güvenlik dengelerini etkileyebileceği endişesini taşıyor.
Çin kaynaklı güvenlik riskleri karşısında en aktif adımları atan ülkelerden biri Japonya oldu. Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi, ülkesinin bölgesel güvenlik iş birliklerinde merkez rol üstlenmek istediğini açıkladı.
Tokyo yönetimi son dönemde savunma ihracatı alanında önemli reformlar gerçekleştirdi. Yeni düzenlemeler sayesinde Japonya artık savaş gemileri, füze sistemleri ve çeşitli savunma ekipmanlarını ihraç edebilecek.
Öte yandan Filipinler de Japonya, Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda ile askeri ilişkilerini güçlendiriyor. Manila yönetimi, bölgesel iş birliklerinin yalnızca kendi güvenliğini değil, aynı zamanda genel caydırıcılığı artıracağını savunuyor.
Bölgesel güvenlik ağlarına yalnızca Asya ülkeleri değil, Pasifik’in diğer aktörleri de dahil oluyor. Kanada, Hint-Pasifik’teki askeri faaliyetlerini artırırken Japonya ve Filipinler ile ortak tatbikatlar gerçekleştiriyor.
Yeni Zelanda ise donanmasını modernize etmeyi planlıyor. Wellington yönetimi, mevcut savunma ortaklıklarını daha etkin hale getirerek bölgesel güvenlik mekanizmalarında daha görünür rol üstlenmeye hazırlanıyor.
Uzmanlara göre ortaya çıkan yeni tablo, yalnızca Çin’e karşı bir dengeleme stratejisini değil, aynı zamanda ABD’nin gelecekteki rolüne ilişkin belirsizliklere karşı geliştirilen çok taraflı bir güvenlik modelini de yansıtıyor.
Son gelişmeler, Asya-Pasifik’te güvenlik anlayışının önemli ölçüde değiştiğini gösteriyor. Bölge ülkeleri ABD’nin liderliğini tamamen terk etmese de olası risklere karşı alternatif ortaklıklar oluşturuyor.
Singapur Savunma Bakanı Chan Chun Sing, benzer güvenlik kaygılarını paylaşan ülkelerin daha esnek koalisyonlar kurmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda Hint-Pasifik’te daha fazla savunma anlaşması, ortak askeri tatbikat ve stratejik iş birliği görülebileceğini belirtiyor. Bu durum, Çin ile ABD arasındaki rekabetin bölgesel güvenlik politikalarını şekillendirmeye devam edeceğine işaret ediyor.
Kaynak: Reuters
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube