
“…Önceki Peygamberlerin izinden git…”
Eşler arasında cinsel hayatı tatmine erdirecek temel vesîlelerden biri sünnet olmaktır.
Cinsellik bakımından sünnetin önemini açıklayabilmek için onu; erkek sünneti ve kız sünneti olmak üzere iki kısımda incelemekte yarar görüyoruz.
A‐ Erkek Sünneti (Hıtan) a‐ Dînî önemi
Sevgi Peygamberimiz, Kur’ân’ın, aralarında Hz. İbrahim’in de yer aldığı “…Önceki Peygamberlerin izlerinden git…” şeklindeki emrine muhatap olmuştu.[1] Hz. İbrahim’in çok ileri yaşlarında sünnet olduğu bilgisine de erdirilmişti.[2] Bu ilâhi emir ve bilgi çizgisinde yaptığını kabul edebileceğimiz bir açıklamalarında o, şöyle buyurmuştur:
“Beş şey fıtrattandır; (yaratılışı bozma niteliği taşımadığı için bütün peygamberlerin şerîatlerinde yer alan ve yapılabilirliği onaylanan ve öğütlenen işlerdendir.)
Bunlar; sünnet olmak, kasıkları traş etmek, bıyıkları kısaltmak, tırnak kesmek ve koltuk altı kıllarını yolmaktır.”[3]
‐ Salât ve selâm üzerine olsun‐ O, bütün peygamberlerin şeraîtlerinde yer aldığını bildirdiği sünnet işlemini, İslâm Dîni’ni kabul eden kişiler için görevleştirerek şöylece emretmiştir.
“Kâfirlik döneminde vücûdunda oluşan kılları gider, sonra da sünnet ol.”[4]
b‐ Dînî hükmü
Üreme organının baş kısmını örten derinin kesilmesi anlamındaki sünnet (hitan) ilgili hadîsleri, gerçekliği ve ve anlamı yönünden inceleyen bazı İslâm bilginlerine göre gerekli, diğer bazılarına göre ise yapılması öğütlenebilir bir işlemdir. Örneğin Hıtan (sünnet) Şafiî Mezhebi âlimlerine göre vâcib, Malikî ve Hanefî mezhebi bilginlerine göre ise dînî hüküm ve yükümlülük bakımından sünnettir.[5]
c‐ Sünnet olmanın zamanı
Bazı İslâm âlimleri, Peygamberimizin torunları Hasan ile Hüseyin’i, doğumlarının yedinci günde sünnet ettirdiği rivâyetine dayanarak çocuğun doğumunun yedinci gününde sünnet ettirilmesini Peygamberî sünnetin rûhuna uygun görmüşlerdir.[6] Ancak âkıl‐bâliğ oluncaya kadar ertelenmesinde dînî bir sakınca yoktur. Fakat bulûğ (ergenlik) çağına girildiğinde sünnet ettirilmesi vâcibdir/yapılması gereken görevdir. Bülûğ çağını aşan erteleme, ana‐babayı günahkâr kılar. Ancak sünnet düğünü yapma gerekliliği yoktur.
d‐ Sağlık ve cinsellik bakımından önemi
Cinsel organı kaplayan ve sünnet işlemi ile alınması gereken deri, salgıladığı yağla fena bir koku yayabilmekte, mikrob barınağı olabildiği için penis hastalıklarına sebep olabilmekte, mikrobların rahme (vagina) intikaline de aracı olmaktadır.
Gülfe tabir olunan bu deri, ayrıca cinsel organın uç kısmında sürtüşmelere sebeb olmakta, bu da mastürbasyona yöneltmektedir. Evlilik öncesi mastürbasyon alışkanlığı, evlilik içi cinsel hayata olumuz yönde tesir etmektedir. Sözü edilen sürtünme cinsel ilişkide erken boşalmaya da sebebiyet vermektedir. Erken boşalma ise, kadın tatminsizliğinin ana sebebidir.
Gülfe, erkekde erken boşalmaya sebebiyet verirken, kadının cinsel hazzına da engel olmaktadır. Çünkü birleşen organlar arasında etkileşime mânidir. Bu sebeble gülfeyi tabîi duyarlılığı giderici, oldukça kalın bir prezervatif olarak tanımlamak mümkündür. Buna bir de bazı kadınlardaki klitorisi örten derinin oluşturduğu engeli ilave edersek olumsuzluğun boyutlarını algılayabiliriz.
Sünnet bütün bu sakıncaları giderdiği için, erkeği sünnetli eşler, cinsel bakımdan daha bir uyum ve doyum sağlayabilirler.
B‐ Kız ‐ Kadın Sünneti
Kız sünnetiyle ilgili Kur’anî bir hüküm olmadığı gibi bu konuda görev yükleyici sahih bir hadîs de yoktur. Ancak Peygamberimize isnad edilen şartlı onay verici hadîsler ve tarihi süreç içinde bazı Müslüman ülkelerde olsun yapıla gelen uygulamalar vardır. Bu sebeple biz kız sünnetini batıda estirilen kültürel terör etkisiyle köktenci bir yaklaşımla ret etmeyi uygun bulmuyoruz. Ama önerilmeksizin onaylanışında ki kadın cinselliğine saygı yönünü olumlu buluyoruz.
a‐ Tarihî geçmişi
Tarihî bulgulara göre çok eski dönemlerden beri farklı kültürlerde görülen ve günümüzde de yaşatılmakta olan kız sünneti, Hz. Peygamber döneminde Mekke’de ve özellikle Medine’de uygulanmaktaydı. Mekke’de Ümm‐ü Habibe7 ve Medine’de Ümm‐ü Atıyye kız sünnetçiliği bilinen kadınlardı.
Peygamberimizin “Kadında ve erkekte sünnet olunan kısımlar biribirlerine temas ettiğinde güsül/boy abdesti olmak vâcibdir/gerekir.” anlamında ki hadîslerinde erkek ve kadın üreme organları için sünnet edilen organlar anlamına “el‐Hitan” sözcüğünü kullanması, İslâmî dönemde de kız sünnetinin bilinip yapıldığını belgelemektedir.8
Genel bir uygulama mıydı yoksa bazı ailerin tercihi miydi bunu kesinlikle bilmiyoruz. Ancak Müslüman olan erkeklere emredildiği gibi kadınlara da emredilmeyişi, Hz. Peygamberin ve ileri gelen sahâbîlerin çocuklarına uygulandığına dair güvenilir rivayetlerin bulunmayışı yer yer uygulandığını göstermektedir. Bazı bilginler, sünnet işlemini gerektiren fazlalığın doğulu kadınlarda görülmesi sebebiyle onlara özgü olduğu görüşündedirler.
Uygulanış amacı
Bazı Arab kabilelerin, cinsiyetleri ve tecavüze uğrayabilecek cinsellikleri sebebiyle kız çocuklarını diri diri gömdükleri düşünülürse kız sünnetinin onların cinselliklerini geliştirme amacıyla yapıldığı gibi köreltme amacıyla yapıldığı da söylenebilir.[9] Peygamberimiz nisbet edilen hadîsler, her iki amaca da işaret etmektedir. b‐ Kız sünnetinin mâhiyeti
Kız sünneti, kadınlığın cinsel haz merkezi olan ve kadında erkeklik organına tekabül eden klitoristeki (bızır) erkek sünnetinin benzeri bir işlemi içermektedir. Bir diğer anlatımla “klitorisi halka gibi saran, örten; bazen bir şapka, külah gibi kapatan derinin giderilmesi işlemidir.”[10]
Dönemimizde olduğu gibi değinilen biçimde bilimsel olarak açıklanamıyor idiyse de varlığı ve cinsel haz merkezi olduğu bilindiği içindir ki kız sünneti klitoris üzerinde yapılıyordu. Klitorisin kendisine müdahalenin veya sökülüp atılmasının cinsel sakatlanmalara sebep olacağı, onu saran deri üzerinde yapılmasının da cinselliği doyumlu kılacağı biliniyordu. Bu sebeple gereğince duyarlılık da gösteriliyordu. c‐ Dînî bakımdan önemi ve hükmü
Allah’ın Resûlü, kız sünneti ile alakalı kendisine nisbet edilen sözlerinde, onun cinselliği geliştirici yönüne işaretle şöyle buyurmuştur:
“Sünnet olmak erkekler için Peygamberlerin yolunu izlemektir. Kadınlar için de bir değerdir…”[11]
Peygamberimize aidiyetini red edici görüşlerin aksine onun tarafından söylenildiğini kabul edebileceğimiz bu hadîs, sünneti kadınlar için yapılması gerekli bir işlem olarak sunmamaktadır. Değişik kültürleri harmanlayan İslâm öncesi toplumda uygulana gelen ve gereğince yapılması halinde sakıncasızlığı bir tarafa cinselliği geliştirici bu işlemi, yapılabilir bir güzellik olarak onaylamaktadır.
Böyle olmakla beraber, Şâfiî Mezhebi ekolüne bağlı bilginler, sünnetin erkeklere olduğu gibi kadınlara da vâcib/gerekli olduğu görüşündedirler.[12] İslâm’ı değil, yalnızca dile getirenlerini bağlayıcı olan bu görüş sebebiyle olacak Mısır ve Sudan gibi Şâfiî Mezhebi’nin yaygın olduğu İslâm ülkelerinde kız sünneti revaç bulmaktadır. Onu İslâm adına öğütlenmeksizin yalnızca yapılabilir örfî bir işlem olarak değerlendiren Hanefî Mezhebi’nin izlendiği Türkiye gibi ülkelerde ise kız sünnedi ilgi görmemiş, eksiklik olarak da değerlendirilmemiştir.
d‐ Cinsel bakımdan önemi
Ana konumuz olan cinsellik açısından konunun önemi, kız sünnetinin öğütlenmesindeki amacın cinsel hazları köreltmek değil geliştirme olmasıdır.
Çünkü erkek çocukların sünnet ettirilmesi ile ilgili teşvik edici hadîslerde amaç gösterilmemesine karşılık, kız çocukların sünnet edilmesi ile ilgili hadîslerde veya hadîs olduğu ileri sürülen sözlerde cinsel amaç açıkça belirtilmiştir.
Allah’ın Resûlü tarafından söylenildiğinde görüş birliğine varılamamakla birlikte, bazılarınca söylediği kabul edilen bir hadîste onun kız sünnetçiliği ile bilinen Ümmü Atiyye isimli kadına şöyle emir buyurduğu rivayet edilmektedir:
‐ Dokunmakla yetin. (Klitorise ve sinirlerine dokunma; onu örten kısımda işlem yap.) Böylesi bir işlem kadına daha çok haz verici, kocasını da daha ziyade mutlu edicicidir…[13]
Görüldüğü gibi amaç eşlerin cinsel mutluğudur. Bu rivayetten, batı dünyasında ve yerli medyalarda kadın cinselliğini yok edici bir vahşet işlemi olarak sunulan kız sünnetinin, bilakis cinsel hazzı geliştirme amacıyla öğütlendiği anlaşılmaktadır. Yapılmakta olan kız sünnetleri cinsel hazzı köreltme amacıyla klitorisi söküp alma şeklinde; Firavun sünneti biçiminde yapılıyorsa veya ilkel şartlarda ve yeteneksiz kişilerce yapıldığı için böylesi olumsuz bir sonuca neden oluyorsa terk edilmelidir Çünkü kadın cinselliğini olumsuz yönde etkilemek zulümdür ve her çeşidiyle zulüm haramdır. e‐ Kadınlarda sünnet benzeri operasyon
Her kadında yaratılıştan farklı boyutlarda olan Klitoris ve onu çevreleyen derinin yapısı, bazı kadınlarda görüntü çirkinliği ve orgazm problemi oluşturduğu için estetik plastik cerrahlara/jinekologlara baş vurulmaktadır.
[“Özellikle orgazm olamama şikayeti nedeniyle başvuran kadınlarda bazı doktorlar klitorisi dışarıdan saran derinin kısaltılması yani “klitorisin soyulması” şeklinde bir operasyon önermektedirler. Burada amaç klitorisin cinsel ilişki esnasında penisle direkt temasının sağlanmaya çalışılmasıdır. Bu tür ameliyatlar, erkek sünnetinden farklı değildir.”]
Uzmanlarınca bazı kız çocuklarında gerekli görülerek yapılacak kız sünnetinin faydalı olduğunu, benzeri işlemlerin Klitoropeksi adıyla, modern tıbbın uygulamaları arasına girmesi de doğrulamaktadır:
Klitoropeksi: klitorisin üzerindeki derinin klitorisi gizlemesi nedeniyle uyarılamamaya bağlı orgazm problemi olan kadınlarda da bu deri ameliyatla alınmakta, klitoris ortaya çıkarılmakta ve kadının sorunu ortadan kalkmaktadır.[14]
Değerlendirme
a‐ Mutedil bir iklime sâhip olan Medîne’de kız çocuklarının bazılarına olsun Allah’ın Resûlü’nün bilgisi altında sünnet edilmiş olması,
b‐ Allah’ın Resûlü’nün örf çizgisinde cinsel tatmin amacını tasrih
ederek, kız çocuklarının sünnet edilmesini öğütler ifade kullanması,
c‐ Her türlü görsel nitelikli cinsel uyarılara muhâtap olmalarına
rağmen, asrımızda lâik ülke kadınlarında bile cinsel tatminsizlik oranının yüksek olması.
Bütün bunlar, konu üzerinde yeniden düşünülmesi ve araştırmalar yapılmasını gerekli kılmaktadır. Kaldı ki bazı klitoristlerde ki cinsel doyumu engelleyen fazlalığın mevcûdiyeti bilinmekte, sünnet işleminin zarûreti kabul olunmakta, bunun için de estetik plastik cerrahlara/jinekologlara baş vurulmaktadır.
Evet, Mısır ve Suûd‐i Arabistan gibi halkı Müslüman ülkelerdeki uygulama, cinsellik amacı ışığında yeniden gözden geçirilmeli ve gerekli mukayeseli incelemeler yapılmalı, olması gereken olumlu şekline dönüştürülmelidir.
Erkeklerin sünnet edilmesinin büyük faydaları ilmî olarak kanıtlanmış olmasına rağmen, bu alanda gerekli girişimleri yapmamış, yapamamış olan ve bilimsel kanıtlardan çok, yerici ideolojik yaklaşımları ön plana çıkaran gayr‐ı müslim tıp adamlarının görüşlerinin bilimsel verilermiş gibi değerlendirilemeyeceğini; Müslüman bilim adamlarının konuya mutlaka ilgi duymaları gerektiğini duyurmakta fayda görüyoruz.
Cinsel mutluluk görevlerinden biri olan Kız Sünneti’ni, bir rivâyetle bağlayalım.
Ümmül‐Muhâcir isimli mü’min hanım şöyle anlatıyor:
Ben Rum diyarından esir edilen câriyeler arasındaydım.
Hz. Osman bize Müslümanlığı arzetti. Benden ve bir diğer câriyeden başka Müslüman olan olmadı. Hz. Osman bizim için şöyle emir buyurdu:
Bunları götürüp sünnet ettirin ve yıkatın.[15]
Konuyu noktalarken…
En yoğun haz bölgesi olup temel işlevi orgazmı sağlamak olan klitorisin yaratılmış olması, kadının cinselliğini zirvede yaşamasının Rabbimizin amacı olduğunu göstermektedir.
Bu ilâhi amaç ortada iken kız sünneti, uygulanmakta olan şekliyle kadın cinselliği aleyhine sonuçlar veriyorsa yapılması elbette zulümdür ve zulüm olduğu için de haramdır. Ancak onun ‐ilâhi irade çizgisinde‐ İslâm kültür havzasında 14 asırdır kadının cinsel mutluluğunu sağlama amaçlı bir temele oturtulmuş olması, kadınlık adına onur vericidir.
(Devam Edecek)
DİP NOTLAR
[1] Enâm 90. Hz. İbrahim’n izinden gidilmesine ilişkin Kur’anî emirler için bak. A. İmran 3/95, Nahl 123
[2] Buharî Enbiya 11
[3] Müslim K. Tahâreti Bab‐u Hisâlil‐Fıtrati Hn. 49, İ. Mâce Hn. 292
[4] el‐Camiüs‐Sağir “Elkı” mad. Feyzül‐Kadîr 2/161, Müsned 3/415, Ebu Davud Tahâret 129.
Sünnet işleminin yeryüzünün bütün kültürlerinde görüldüğü bilinmektedir. Bu da onun Peygamberlerin tebliğlerinde yer aldığına işaret etmektedir. Çünkü Kur’ân’ın açıklamasına göre bütün topluluklara Peygamber/uyarıcı gönderilmiştir. (Fatır 14, T.D.V. İ. Ans. 38/155)
[5] el‐Camiüs‐Sağir 1/62, Avnül‐Mabûd 14/185
[6] Beyhakî es‐Sünenül‐Kübrâ 8/324
7-Beyhakî Şuâbül‐İman isimle eserinde şöyle rivayet ediyor:
Ümm‐ü Habîbe Medîne’ye hicret eden Mekke’li muhâcir kadınlardandı.Kızları sünnet ederdi. Hz.Peygamber, hicreti sonrasında onu ziyaret etiğinde sordu:
‐ Yapmakta olduğun kız sünnetine devam etmek istiyor musun?
‐ Ya Resûlellah!Yoksa bu işlem haram kılındı da bize yasaklıyor musunuz?
‐ Hayır, hayır.Sünnet işlemi helâldir.
8-Buharî Ğüsül 28
[9] İ.Kesîr Tekvîr 8‐9
[10] Klitoris
“Klitorisin büyüklüğü kadından kadına çok önemli değişiklikler gösterebilir. Baş ve gövde toplam uzunluğu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan uzunlukta olabilir. Klitorisin baş kısmının büyüklüğü de oldukça değişkendir ve 3‐8 milimetre arasında olabilir. Yaklaşık 8000 sinir lifli bir yapıdır.” Klitoris’e ve aşağıda değinilen Klitoropeksi’ye ilişkin bilgiler “doktorsitesi.com” ve benzeri bilimsel sitelerden özetlenmiştir.Ayrıca bak Tenasül Hayatımız. Fritz Kahn İst.1971, s.29.
[11] Ebû Davûd Edeb 167; es‐Sünenül‐Kübrâ 8/325
Kız sünnetine ilişkin rivayetler, tesbitimize göre Kütüb‐i Sitte içinde yalnza bu kaynakta yer almaktadır.
[12] Avnül Mabûd Şerh‐ü S.Ebî Davud 14/185
[13] Ebû Davûd Edeb Bab‐u Ma Câe Fil‐Hitan (Avnül‐Mabûd 14/184)
[14] Aşağıdaki açıklama “doktorsitesi.com” dan alınmıştır:
Hepimizin bildiği gibi cinsel uyarılmada Klitoris ve G ‐ Noktası anahtar rolü üstlenmektedir. Klitoris erkekteki penis başının eşdeğeridir ve EROJEN dediğimiz cinsel uyarılma esnasında kanlanması artarak hacim olarak büyüyen bir yapıdır. Bazen klitoris üzerindeki deri katlantısı fazla olabilmekte ve bu klitorisin büyük görünmesinin ve şekil bozukluğu yaratmasının yanında klitorisin uyarılmasını ve orgazmı da engelleyebilmektedir. Bu tarz problem yaşayan bayanlarda klitoris üzerindeki bu deri katlantısını estetik cerrahi yöntemlerle çıkartabiliyor ve böylelikle klitorisi ufaltarak hem estetik görünümü düzeltiyor hem de daha fazla uyarılmasını sağlayabiliyoruz. Bu yapılan işleme CLİTOROPEXY denmektedir ve hem cinsel uyarılma bozukluğu olan bayanlarda hem de estetik görünüm olarak problem oluşturan vakalarda çok iyi sonuçlar elde edilebilmektedir…
[15] Avnül‐Mabûd 14/184…