
Bilimin acziyetini açığa vuran EURONEWS haberine geçmeden önce gerçek üstü gerçek olan bilgileri hatırlatalım.
Adem’i topraktan ve eşini de aynı kaynaktan yaratan Allah sonra da üreme kanununu koymuştur. Erkekler ve dişiler yaklaşık aynı sayıda yaratılmaktadır. İnsanın ana raminde döllenmesi, büyümesi ve doğması mucize üstü mucizedir.
Konumuza gelirsek… dişiler neye ve hangi ölçüye göre erkek veya dişi doğurmaktadır. Kur’ân açıkça erkeği veya dişiyi belirleyenin (x ve y kromozomlarını içeren) erkeğin menisi olduğuna işaret etmektedir. Görelim:
“İNSAN, başıboş bırakılacağını ve dilediği gibi hareket edebileceğini mi sanır? O, bir Ve sonra döllenmiş hücre; bu safhada Allah (onu) yaratmış ve olması gerektiği gibi şekil vermişti, Meni damlasından iki cinsi, erkeği ve dişiyi var etmişti? Öyleyse, Allah, ölüyü hayata yeniden döndüremez mi?”
Burası tamam, peki erkeğinin menisinden X veya Y kromozomunu yumurtaya yönlendiren nedir /kimdir? Bu konuda modern ilim ve onun temsilcileri ihtimali görüşler ileri sürmekteler ise de kesin bilgi ve yargı yoktur. Olmayacaktır da. Çünkü yüce Allah erkek veya dişi yaratmayı kendi takdirine bağlamaktadır. Okuyalım:
“Göklerin ve yerin hakimiyeti yalnız Allah’a aittir. O, dilediğini yaratır: dilediğine kız çocukları bağışlar, dilediğine erkek; Yahut (dilediğine) hem erkek hem kız (çocuklar) verir ve dilediğini de kısır yapar: çünkü O, her şeyi bilendir, sınırsız güç Sahibidir.” (Şura 49-50)
Tüp bebekte de X veya Y yi yaratan Allah’tır. Tıp seçim yapıyor. Ama her tüp bebek değil kader planında var olan bebek yaratılıyor.
Şimdi Haberimiz geçebiliriz.
EURONEWS HABERİ
Bilim insanları uzun zamandır dünya genelinde kızlara kıyasla biraz daha fazla erkek bebek dünyaya geldiğini biliyor. Ancak Harvard Üniversitesi’ne bağlı T.H. Chan Halk Sağlığı Fakültesi araştırmacıları, bireysel ailelerdeki doğum cinsiyeti örüntülerini inceledi.
1956 ile 2015 yılları arasında hemşireler arasında 146 binden fazla gebeliğe ait verileri inceleyen araştırmacılar, bazı ailelerin yalnızca erkek ya da yalnızca kız çocuk sahibi olma eğiliminde olduğunu fark etti.
Özellikle üç veya daha fazla çocuğu olan kadınların, tamamen erkek ya da tamamen kız çocuk sahibi olma olasılığı istatistiksel beklentilerden daha yüksekti.
Araştırmanın başyazarı Prof. Dr. Jorge Chavarro, “Eğer iki ya da üç kızınız varsa ve bir erkek çocuk deniyorsanız, şansınız yüzde 50 değil. Bir kız daha doğurma ihtimaliniz daha yüksek,” dedi.
Araştırmaya göre üç kız çocuğu olan bir ailenin dördüncü çocuğunun da kız olma ihtimali yüzde 58, üç erkek çocuğu olan bir ailenin dördüncü çocuğunun da erkek olma ihtimali ise yüzde 61.
Araştırmada annenin yaşı da önemli bir etken olarak öne çıktı. 28 yaşından sonra doğum yapmaya başlayan kadınların yalnızca erkek veya yalnızca kız çocuklara sahip olma olasılığı biraz daha yüksekti. Chavarro’ya göre bu durum, kadınların yaş aldıkça vajinal asiditenin artması gibi biyolojik değişimlerinin erkek bebeklerin taşıdığı Y kromozomunun hayatta kalma şansını etkilemesinden kaynaklanabilir.
Ayrıca, yalnızca kız veya yalnızca erkek çocuk sahibi olmakla ilişkilendirilen iki gen de tespit edildi. Chavarro, “Bu genlerin cinsiyetle neden bağlantılı olduğunu bilmiyoruz ama bu durum yeni soruların kapısını açıyor,” dedi.
Pensilvanya Üniversitesi’nden genetik profesörü Iain Mathieson ise genetik bulgulara temkinli yaklaşılması gerektiğini belirtti.
Araştırma yeni sorulara kapı açıyor
Chavarro, bazı ailelerin neden hep aynı cinsiyette çocuk sahibi olduğunu anlamanın yıllar alabileceğini, ancak bu araştırmanın önemli bir başlangıç olduğunu söyledi.
Harvard Üniversitesi’nden evrimsel biyolog David A. Haig, araştırmanın önemli bir gerçeğe dikkat çektiğini vurguladı: “Farklı aileler, farklı ağırlıklarla yazı tura atıyor. Bu biyolojik olarak karmaşık olsa da epey kişisel ve sezgisel bir konuya işaret ediyor.”
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-