
Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren Allah’ı sevdirmek istiyorsak, öncelikle onların dikkatini Allah’ın bize verdiği güzelliklere ve nimetlere çekmeliyiz.
Mesela bir çocuğa şöyle sorabiliriz:
“Yavrum, hiç düşündün mü? Allah bize ne kadar güzel nimetler veriyor! Bize birbirinden güzel meyveler, farklı tatlar, rengârenk çiçekler ve mis kokulu bahçeler vermiş. Bütün bu güzellikleri bize ikram eden Allah, bizi nimetleriyle tanıştırarak bize merhametini gösteriyor. O’nun bize verdiği bu kadar güzel nimetleri düşündükçe O’nu daha çok sevmemiz gerekmez mi?”
“Güneşe bakalım yavrum! Güneş dünyamızı aydınlatıyor, bizi ısıtıyor. Gece olduğunda ise dinleniyoruz, uyuyoruz ve yeni bir güne hazırlanıyoruz. Nasıl ki telefonlarımızın şarj olması için onları bir süre dinlenmeye bırakıyorsak, vücudumuz da uyku sayesinde dinleniyor. Geceyi, gündüzü, güneşi ve bütün bu düzeni bizim için yaratan Rabbimizi düşünelim. Bütün bunlar ne kadar büyük bir nimet, değil mi?”
“Peki, gözlerimiz olmasaydı çiçeklerin renklerini nasıl görecektik? Kulaklarımız olmasaydı kuşların seslerini nasıl duyacaktık? Dilimizle tat alıyor, konuşuyor; dişlerimizle yiyeceklerimizi çiğniyoruz. Kalbimiz biz uyurken bile çalışıyor, ciğerlerimiz nefes almamıza yardımcı oluyor. Üstelik bütün bunları biz istemeden ve nasıl yapıldıklarını bilmeden gerçekleştiriyoruz. Bize bu harika bedeni veren Rabbimize teşekkür etmemiz gerekmez mi?”
Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur’da kâinattaki nimetleri ve güzellikleri Allah’ın isimlerini tanıtan birer işaret olarak okumayı öğretir. Bu bakışla çocuklarımıza yalnızca meyveleri, çiçekleri ve hayvanları göstermeyelim; onların arkasındaki rahmeti, hikmeti ve ikramı da fark ettirelim.
Bir çiçeğe bakarken, “Ne kadar güzel yaratılmış!”; bir kuşun sesini dinlerken, “Ne hoş bir ses!”; bir meyveyi yerken, “Bize ne güzel bir nimet verilmiş!” diyelim. Böylece çocuklarımız, kâinatın yalnızca görünen güzelliklerinden değil, o güzellikleri yaratan Rabbimizin merhametinden de haberdar olsunlar.
Çocuklarımıza şunu da anlatalım:
“Yavrum, bir arkadaşın sana güzel bir hediye verse ona teşekkür edersin, değil mi? Peki, bize gözlerimizi, sağlığımızı, ailemizi, yiyeceklerimizi, sevdiklerimizi ve hayatımızı veren Rabbimize ne kadar teşekkür etmeliyiz? Elbette O’na şükretmeli, nimetlerini güzel işlerde kullanmalı ve O’nu sevmeliyiz. Çünkü Allah, bütün nimetlerin gerçek sahibidir.”
Allah sevgisini anlatırken duayı da sevgiyle tanıştıralım:
“Allah bizi her an görüyor ve hâlimizi biliyor. O’na dua edebilir, O’ndan yardım isteyebiliriz. Bizi duyduğunu bilerek O’na içimizi açabiliriz. İyi bir şey yaptığımızda O’nun razı olacağı bir iş yapmış oluruz. Bir hata yaptığımızda ise ümitsizliğe kapılmadan tövbe eder, hatamızı düzeltmeye çalışırız.”
Burada önemli bir noktaya dikkat etmeliyiz: Çocuklarımıza, “Kötülük yaparsan Allah üzülür.” diyerek Allah’ı sürekli üzülen veya kendisinden korkulması gereken biri gibi tanıtmaktansa, “Allah kötülükleri sevmez; doğruluğu, merhameti, iyiliği ve adaleti sever.” demek daha uygun olur. Böylece çocuklarımız Allah sevgisini korkuyla değil, O’nun razı olduğu güzel davranışlara yönelerek öğrenirler.
Risale-i Nur’un iman hakikatlerini akla ve kalbe birlikte hitap ederek anlatan yönteminden istifade edip çocuklarımızı düşünmeye, sormaya ve gördükleri nimetler üzerinde tefekkür etmeye teşvik edelim. Onları zorlamadan, bıktırmadan, yaşlarına uygun örneklerle ve sevgi dolu bir dille konuşalım.
Unutmayalım ki çocuklara Allah’ı sevdirmek, yalnızca Allah’ın sevgisinden söz etmekle değil, O’nun merhametini, adaletini ve güzelliklerini hayatımızda göstermekle de mümkündür. Çocuklarımız bizim şefkatimizi, doğruluğumuzu, sabrımızı ve merhametimizi gördükçe dinin güzelliğini daha iyi hissederler.
Asıl hedefimiz, çocuklarımıza yalnızca Allah’ın var olduğunu öğretmek değil; O’nu tanımalarını, nimetlerini fark etmelerini, O’na güvenmelerini ve gönülden sevmelerini sağlamaktır. Çünkü sevgiyle beslenen iman, kuru bir bilgi olmaktan çıkar; insanın kalbine yerleşen, davranışlarına yön veren bir hakikate dönüşür.
“BUNLAR ‘BİZDEN’SE, BEN O ‘BİZ’DEN DEĞİLİM!” Bu söz aslında Rachel Corrie’ye aittir. O, İsrail soyundan…
Dünyaca Ünlü Kafes Dövüşçüsü, Zaferini, Annesinin Ayağını Öperek Kutluyor Ringlerin azılı ve disiplinli savaşçısı Muhammed…
CUMHURİYET, İSLAM'IN ONAYLADIĞI BİR YAPIDIR AMA İÇİNİN İSLAM'LA DOLDURULMASI ŞARTIYLA - Cumhuriyet döneminde radikal devrimler…
Mustafa Sarıgül, Hakkında Yeni İstismar İddiaları: Dört Eski Lise Öğrencisi Gündemde Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül…
Güney Suriye’de, Hükümete Karşı Saldırı Hazırlığı Suriye istihbaratının, Hizbullah hücreleri, Iraklı milisler ve eski rejim…
Afganistan Heyeti ile Göç İdaresi Başkanlığı Arasında Önemli Göç Görüşmesi Afganistan İslam Emirliği heyeti, Türkiye…