Çocuklarda sorumluluk duygusu

Şeyma Demircan NAMAZCI

Her anne baba; kendine yetebilen, yaptığı davranışın sonuçlarını göze alabilen, özgüveni gelişmiş evlatlar yetiştirmek ister. Ancak çoğu ebeveyn bu özellikleri çocuklarında ergenliklerinden sonra aramaya başlar  ve sorumluluk bilincinin nasıl gelişebileceğini sorgular.

Oysaki birçok özellik ve kişilik gelişimi 0-6 yaş erken çocukluk döneminde oluşur. Yüklenmek zorunda olduğu görevleri yerine getirebilme becerisi yani sorumluluk bilinci de erken çocukluk döneminde oluşmaya başlar, ebeveynlerin tutum ve davranışları ile de gelişmeye devam eder.

a. Sorumluluk Yüklememek

Çocuklardan yapabilecekleri şeyi beklemek, sorumluluk bilincini geliştiren en önemli etkendir. Çocuk doğduğu andan itibaren yavaş yavaş gelişir, ebeveynler bu gelişim aşamalarını iyi bilmeli ve beklentilerini buna belirlemelidir.

 0-2yaşına kadar öz bakım becerileri tam gelişememiş çocuk, anne desteğine ihtiyaç duyarken 2 yaşından sonra artık daha az ihtiyaç duymaya başlar. Bu yaştan itibaren çocuk kendi yemeğini yemeye, üzerini değiştirmeye, eşyalarını toplamaya başlayabilir. Bu tür basit ihtiyaçlar yetişkinler tarafından karşılandığı sürece çocuk bu sorumlulukları üzerine almaz. Bu durumda yetişkinlere düşen çocutan yapabileceği işin sorumluluğunu yüklemek bunu yaparkende  yeterli vakti verebilmek ve sabredebilmektir.  Kendi yemeğini yiyebilen 3 yaşındaki bir çocuk elbette etrafı kirletecek ve yardımla yediği süreden çok daha uzun bir süreye ihtiyaç duyacaktır. İşte burada ebevene düşen “ben hızlıca yedirivereyim, kendi başına doyamaz, her yeri kirletiyor vb” düşüncelerinden uzak,farkındalıklı bir şekilde sabırlı olabilmektir. Ebeveyn farkındalıklı olmalıdır, çünkü erken yaşlarda çocuğa çeşitli gerekçelerle yüklenmeyen bu sorumluluklar onların ileride de sorumluluk almamalarına yada kendilerine güvenmedikleri için sorumluluk alamamalarına neden olabilir. 

Öz bakım ihtiyaçları hariç çocuk sosyal ortamlarda da kendi yaptığı davranışların karşılığını görmeye başlamalı, bunların sorumluluğunu almayı öğrenmelidir. Bir çok ebeveyn sorumluluğunu çocuklarının alması gereken olayları, tamamen iyi niyetle çözme yoluna gider. Misal okulda oyuncağı kaybolan çocuklarının annelerinin, öğretmeni arayıp oyuncağı bulmasını istemelerine tanık oluyoruz. Bu çok masum istek ile anneler, farkında olmadan çocuklarına şu mesajı veriyorlar: “ oyuncak kendi kendine kayboldu! senin bu durumu bana söylemen yeterli! oyuncağı bulmayla yükümlü kişi ise öğretmenin! Senin bu durumda hiçbir sorumluluğun yok! Ve ben senin tüm sorunlarını çözerim!” Oysa ki bunun yerine çocuğa oyuncağın nasıl kaybolmuş olabileceğini sormak, bulunması için neler yapabileceğini, kimlerden yardım isteyebileceğini düşünme fırsatı vermek, bir daha kaybolmaması için nasıl önlemler alabileceğini konuşmak ve yerine hemen yenisini almamak çok daha doğru olacaktır.

Ve bunun gibi çoğaltabileceğimiz birçok örnek ile ailelerin çocuklarının sorumluluklarını aldıklarını,onlar adına karar verdiklerini,ihtiyaç duymadıkları halde yardım ettiklerini ve hatta onlar adına düşündüklerini bile görüyoruz. Bu korumacılık ile yetiştirilen çocuklar anne baba desteği azaldığı zaman zorluk çekebilir, özgüven sorunu yaşayabilir,sorumluluk almaktan korkabilir ve karar verebilme becerisi kazanamaya bilirler.

b. Fazlaca Sorumluluk Yüklemek

Sorumluluk vermemek kadar fazla sorumluluk yüklemekte çocuk gelişimi için olumsuz olabilecek davranışlardan biridir. 5 yaşındaki bir çocuktan okumayı sökmesini beklemek, çocuğun yeteneklerini keşfetmeye çalışmaksızın akademik mükemmelliyet beklemek ya da 6 yaşında oyun çağında bir çocuktan kardeşini kısa süreli oynatması beklenebilecekken, uzun süreli bakımını beklemek çocuğun çocukluğuna yapılmış bir haksızlıktır.

Yine 4 yaşındaki bir çocuktan doğacak kardeşinin ismini koymasını istemek, isim koymanın kıymetini bilmeyen çocuk için fazla bir sorumluluk, doğacak çocuk için ise büyük bir haksızlık olacaktır.
Çocuğa fazla sorumluluk yükleyip özgüvenini geliştirmeye çalışan ve bunu tamamen iyi niyetle yapan ebeveynler farkında olmadan çocuklarını yorabilirler. Çocuklar yerine getirmekte zorlandıkları bu sorumluluklar karşısında içe kapanık, öz güvensiz bireyler olabilirler.
O halde sorumluluk yüklerken çizgimiz çocuğumuzun yaşına ve gelişimine göre uygun olanı bilmek ve beklemek olacaktır. Peygamber efendimizin de bize tavsiyesi budur.

Çocuklarınızdan, yapabilecekleri işi bekleyin; güç yetiremeyecekleri şeyi istemeyin; Onları günaha alıştırmayın; çocuğunuza yalan da söylemeyin…“

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here