
Önce Salavâtı bilmemiz lazım. Salavât çoğul bir kelime olup tekili Salât’tır. Salât Allah’ın emri olarak Peygamberimize karşı yapılması gereken bir görevimizdir. (Ahzab 56)
Üzülerek ifade edelim, Peygamberimize Salât eksik olarak anlaşılmış bir kavramdır. Ona salât etmek, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarma görevinde ona manevî olarak destek olmaktır.
Bu konuyu bir makalemizde Kur’ân çizgisinde açıklamaya çalıştık:
https://www.mirathaber.com/peygamberimize-salat-ve-selam-fiili-bir-destek-ve-bagliliktir/
Bu makalemizi şu paragraflarla bitirmiştik:
“İslam Dini’ni öğrenme, örnek olma ve fiilen tebliğ etme girişiminde bulunmadan ve risk üstlenmeden oturduğumuz yerde saatlerce mırıldanılsa da Peygamberimize gereğince salât ve selam getirilmiş olmaz. Mesela ülkemizde, Peygamberimizin yaklaşık yüz bin camide okunan ezanlarla her gün asgari bir milyon kez, namaz içinde ve dışında getirilen salât ve selamlarla da milyonlarca defa anılması, insanlarımızı küfrün karanlıklardan İslam’ın aydınlığına çıkarıyor mu? Yasalarımızı ve toplumsal yaşamımızı O’nun önderliğine ve tebliğ ettiği Kur’ân’ın rehberliğine yönlendiriyor, hayat nizamı edinilmesine katkı veriyor mu?”
Şimdi TÜGVA’nın eğitimi ile ilgilendiği on binlerce gencin Cumhurbaşkanımızı stadyumda yüksek sesle Salavâtlarla karşılaması ile ilgili haberi okuyup değerlendirebiliriz:
“Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde düzenlenen Yaz Okulları Kapanış Programı, binlerce gencin coşkulu katılımıyla gerçekleştirildi. Programa teşrif eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençler tarafından salavatlar ve büyük bir coşkuyla karşılandı.”
Bu haber Türkiye’de -hamd olsun- yüzeysel de olsa bir değişimin göstergesidir. Mesela Batı’ya kölelik amacıyla İslam’ın dışlandığı Mustafa Kamâl döneminde böyle bir karşılama idamlık suç görülürdü. İstiklal Mahkemeleri anında görev çağrılırdı. Lozan’da Batıcı devrimler yapılmasını emreden ve Hilafeti kaldırtan İngiltere bile dehşete düşerdi.
Görsel olarak muhteşem olan bu Salavâtlarla karşılama görüntüsü, aslında Milli Eğitim’de başarılı olmuş çalışmaları yansıtmıyor. Müfredatta öze dönüşü amaçlayan köklü değişimleri geçtik, örnek kız okulları ve üniversitesi bile açılamadı. Milyonlarca genç yürürlükteki eğitim sisteminde çürüme halinde.
Cumhurbaşkanımız olmasaydı koca bir stadyumda Salavâtlarla karşılama olmazdı, gerçekleşemezdi. Tamam da Cumhurbaşkanımız bu karşılamayı kendisini aklayan ve yücelten bir kabul olarak görmemeli. Mesajı doğru olarak algılamalı, biz de doğru algıya yardımcı olmalıyız.
On binlerce gencin Salavâtlarla verdiği mesaj şöyle değerlendirilmelidir:
Cumhurbaşkanım, senin aslî görevin maddî kalkınmadan önce eğitimdir. Hz. Peygamberin insanlığı İslam ile karanlıktan aydınlığa çıkarma görevi ülkemizde birinci derecede senin görevindir. Senin Salât görevin de budur. On binler de olsak biz bir avuç genciz. Geride milyonlarca genç var, onlar manen kurtarılmayı bekliyor.
Getirdiğimiz Salavâtlarla sana görevini hatırlatırken Peygamberimizin huzurunda Rabbimiz tarafından sorgulanacağın Kıyamet Günü’nü de hatırlatıyoruz.
Sözü Ahzab 56’nın tefsirî anlamıyla bağlayalım:
“Ey müminler! Allah’ın melekleriyle birlikte, zulmetlerden nûra çıkarması için Kitap indirerek Peygamberine Salât ettiği gibi siz de bu Kitabın tebliğ edilerek karanlıklardan aydınlığa çıkarması için Peygamberinize ve onun Kıyamet’e kadar devam edecek Elçilik görevine destek çıkarak ona Salât edin ve bu kitabın ilkelerini açıklayıcı buyruklarına tam anlamıyla teslim olarak da ona Selam edin.”
Suriye’de mühimmat depolarında peş peşe patlamalar: Sabotaj mı, ihmal mi? Suriye’de silah ve mühimmat depolarında…
Türkiye’den mini ve mikro İHA’lara karşı “Drone Kalkanı” Türk savunma sanayisi, savaş alanlarında giderek büyüyen…
BOYKOT ET, GAZZE’Yİ UNUTMA! Gazze için ne yapabiliriz? İnsanlık adına ne yapmamız gerekiyorsa, gücümüz yettiğince…
TÜRKİYE KARDEŞLİK İÇİN DEVREDE MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Afganistan ve Pakistan temaslarının nedeni belli oldu…
MEKKE VE MEDİNE ÜMMETİN ORTAK DEĞERLERİDİR Mekke ve Medine… Bunlar sadece iki şehir değildir. Mekke,…
BANKALAR NASIL SÖMÜRÜYORLAR BİLİYOR MUSUNUZ? Bankaların bir sömürü yöntemi de kağıt üzerinde yoktan para üretmeleri…
View Comments
Müslüman olsun, gayr*ı müslim olsun bir yöneticide aranan en birinci özellik ADALET sahibi olmasıdır diyorum. Şimdi ülkemizde bu husutaki bir kesiti sunarak salavatlarla karşılanmanın anlamlandırılıp anlamlandırılmayışını başta Demşrcan Hocamız olmak üzere Mirat haber Camaisının görüşelrine arz ediyorum. An itibariyle şu an ülkemzide günde topu-topu 2 saati aşmayan bir mesilerine sıcak-soğuk kilimalların eşliğinde ifa eden Müezzin-Kayyım ve Cami İmamlarının maaşları 70-75-80 Bin TL.düzeyindedir.i Buna mukabil en ağır ve zor şartlar altında günlük mesaileri 8 saat olan AsgariÜcretli kardeşlerimizin maaşları ise, 28,600 TL.dir. Böyel ir talo ile ülkeyi yönetenelrin hangi dini meselyi, değeri veya emri anlamalandırıp-anlamlandırmadığını görmek ve bilmek için daha fazll bir söze hacet var mıdrı* Yok mudur ? karar sizin vicdan ve imanınıza kalmıltır ! Vesselâm.
Muhterem Hocam,
Yeni yazınızı da okudum ve gerçekten çok beğendim. Cumhurbaşkanımızın salavatlarla karşılanmasını bu kadar derinlikli ve Kur'ân ekseninde ele almanız takdire şayan.
Özellikle salât kavramını sadece dilsel bir ritüel olmaktan çıkarıp "insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarma görevine manevî destek olmak" şeklindeki yorum ve ardından "oturduğumuz yerde saatlerce mırıldanılsa da Peygamberimize gereğince salât ve selam getirilmiş olmaz" diyerek işin özüne vurgulamanız çok kıymetli.
Gerçekten de Cumhurbaşkanımızı karşılamanın arka planındaki asıl mesajı da okumak ve kamuoyuna böyle sunmak isabetli ve cesaret işi.
Kaleminize sağlık. Bu yazı vesilesiyle bir kez daha ufuk açıcı bir kaleminiz olduğunu görmüş oldum. İlginiz ve paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim. Hürmetlerimle...