islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

DAVADA TEKNOLOJİ, SANAT

DAVADA TEKNOLOJİ, SANAT
A+
A-

DAVADA TEKNOLOJİ, SANAT

Bu davayı gençlere, çocuklara nasıl anlatırız. Aslında ben derim ki felsefe ve sofizmi karıştırmayalım fazla. Sadece Kur’an, zaten orada bir hak varsa o Kur’an’da vardır. Kur’an’da olduğu kadarla yetinelim.

Fazla vaktimiz yok, imkanımız yok. Dolayısıyla bakın bu Kur’an metninde Allah Teala en iyi anlatır. Bakın işte mesela şu kıssa Yunus Nebi kıssası, efendim bir topluma anlatıyor, toplumu anlamıyor. Sonra işte amirden izin almadan fevri davranıp gidiyor, sonra denize atılıyor, balığın karnına oradan sonra atılıyor karaya gibisinden. Ve sonra dönüşü var. Dönüşünde de Allah onu seçtiğini ve doğru amele “salih” uygun bir şekilde döndüğünü gösteriyor ve o şekilde de o toplumun da hakka döndüğünü gösteriyor.

Mesela şu kıssa, şu kıssa kendi yalın haliyle, çıplak haliyle ihtiyarına da, gencine de, çocuğuna da benden daha iyi anlatır. Ben ne kadar ne yapayım, göbeğimi çatlatsam muhakkak bir şeyler yanlış, eksik bir şeyler fazla devreye girer. Hatta işi bulandırırım, sulandırırım.

Hatta bizim mahallede bizler biraz hani tapınma olmasın diye resimcilik ve heykelcilik kerih görülmüştür. Tabii ki tapınma olmasın diye öyle. Ama bir taraftan tapınıyor, bir taraftan olay anlaşılsın diye Allah’ın bu kadar tasvir ettiği bir nebiyi silüet haline, bir silüet haline getirip de çocuklara anlatmayı kerih görüyorsun. Bakın, halbuki cebinde putlaştırılan resimli para taşıyor. Hatta onunla savm ediyor, sala ediyor. Veya heykel karşısında saygı duruşuna geçiyor. Hiç itiraz edilmiyor veya çok cılız tepkiler. Tüm resmi makamlarda üst köşede Allahtan başka hatta Allahla nizalı isim, resimler, tüm eğitim kurumlarının sınıf kıblelerinde resme ilave amentü nutuklar dolu. Özel kurumlar bile öyle. Salon ve açık alan kıblelerinde büst heykel tapınmaları. En aydın geçinenler bu sapmaların öncüleri. İçselleştirilmiş, itiraz yok.

Ya bunun için, kardeşim onun için heykelcilik veya resim kerih görülmüş. Yoksa sen işin illetini kaçırdığın zaman tersyüz olur işler. Allah Teala o çağda o dili, yani tasvir sanatını en üst seviyede kullanarak insanlara sanki canlanmış bir şey gibi anlatıyor. O zaman bunu karikatürle, çizimle, animasyonla, çizgi filmle, filmle, şununla bununla bir şekilde bunları insanların gözüne sokmak. Ben bazen, hatta batı dünyası diyelim, bazı resimler yapmış, alıyorum, bakıyorum. İtikadıma halel vermeyenler, verenler varsa onların halel verdiği kısımlarını düzeltiyorum, kullanıyorum.

Yani ne demek, nasıl ne yapıyorsun? Yani bu şekilde şu çağda, robotik çağda, yani bir taraftan heykelcilik alıp başını gitmiş tapınmalar son hız gidiyor. Sen Allah’ı, Resullerini kitabını anlatma noktasında bu sanatı kullanmayacaksın, teknoloji kullanmayacaksın. Efendim şu anda yani oyun oynarken bile, çocuklar dijital dünyada oyun bile gerçekçi değilse, hayattan esinlenmiyorsa veya canlı değilse çok banal sanal diye ona bile takılmıyor. Ama şu sahneyi onlara aksettirecek şekilde bütün sanat, teknoloji kullanılırsa o zaman olduğu gibi olay aksettirmeye çalışılırsa ne ala. Nasıl teknoloji Allah’ın ayetidir, bunu Hristiyan da keşfetse, Yahudi de keşfetse, kitapsız da keşfetse o Allah’ındır. Sanat da öyledir. Onu kim nasıl yaptıysa yapsın sen onu uygun bir şekilde devrede tutabilmen lazım. Her şeyi kendin yapamazsın. Yani bir elin nesi var çok elin sesi var. Sen diyelim ki belli konulara çalışıyorsun. Adam başka bir konuya çalışıyor. O çalıştığı konuyu ondan istifade edebilirsin. Bunda hiçbir sorun yoktur ve bu yoğun bir şekilde kullanılması lazım.

Ben de acizane kullanıyorum ve bunların hem bizim gençlerde, mahallede, çocuklarda hem dışarıya dönük katkısı büyük. Hatta çocuklar için yıllar önce yazılmış resimli kitaplar vardır. Yani bunlar bile aslında çok etkilidir. Olayı onlara aksettirme açısından yalın haliyle, çıplak haliyle. O zaman o çocuklar öyle bir anlar ki bunu. Bizim izahatımıza gerek yok. Bizim ilave cümle kurmamıza gerek yok. Bizden daha çok anlar. Daha çok anlar. Hatta bizim nüfuz edemediğimiz çocukların dünyası, gençlerin dünyası, onlar bazı bizim nüfuz edemediklerimize bile nüfuz edebilirler. Biz olayı olduğu gibi bütün imkanları, teknolojiyi, sanatı kullanarak aksettirmeye çalışalım ve bunun önüne de engel çıkarmasınlar, gölge etmesinler yeter.

Bir taraftan resimlendirme, seslendirme, sanal canlandırmaya itiraz ediyor, diğer taraftan kendi önemsediği birinin, adamının sözde büyüğünün idrakine hapsediyor hakikati. Onun anlayabildiği kadarıyla, onun kafasıyla anlatmaya çalışıyor. Bu daha sakat bir şey, Hakkı kendi idrak ve dünyamıza hapsetmek diye düşünüyorum.

Hülasa teknoloji, sanat Allah’ın ayetleri. Kullanma hakkı daha çok Müslimlerin. Özellikle Hak ve hakikatin anlatımında olabildiğince kullanılması icap eder. Yeter ki putlaştırılmasın.

Rabbii Dr. Mehmet Arslan

Mirat Haber – YouTube

 

ETİKETLER: islam, SANAT, Teknoloji
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.