Hepimiz Müslümanız ve her bir Müslümanın inancında hırsızlık ceza gerektiren olumsuz bir davranıştır. Kur’an ve hadislerde hırsızlık kınanmış ve hırsızların cezası belirlenmiştir. TDK’ya göre hırsızlık “çalmak, araklamak” iken hırsız ise “başkasının malını çalandır” Türk Ceza hukukunda da hırsızlık ceza gerektiren yüz kızartıcı bir suçtur. Eskiden hırsızlar kapılara dadanır, gece geç...
KIBRIS İKİNCİ FİLİSTİN Mİ OLUYOR? Yunanistan-İsrail yakınlaşması, Güney Kıbrıs’taki İsrailli yatırımları ve Filistin tecrübesi yeni bir soruyu gündeme getiriyor Doğu Akdeniz‘de dengeler hızla değişiyor. Türkiye ile Yunanistan arasındaki Ege ve Kıbrıs merkezli anlaşmazlıklar devam ederken, Yunanistan ile İsrail arasındaki askerî işbirliğinin güçlenmesi ve Güney Kıbrıs’ta İsrailli yatırımcıların gayrimenkul alımlarındaki artış...
Kur’ân penceresinden doğal çevreye baktığımızda kavramamız gereken bir hakikat de çevremizi oluşturan varlıkların bize Şükreden kullar olmamız için yaratıldığı ve verildiğidir. Yaratan Rahman, Rahim ve Hakîm… Bizi yaratmadan önce yeryüzünü bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacak şekilde halk etmiştir. Nimetler sürekli tazeleniyor, Yaradan kudretini izhar için yeni yeni varlıklar yaratmakta devam ediyor. Her...
Hindularca uygulanan, dini mensupları katı hiyerarşik gruplara ayıran bir sistem olarak bilinen kast sistem ya da Varnashramadharma olarak adlandırabiliriz. Söz konusu Dharma (moral) en üst seviyesinde Brahminler olup sırayla Kşatriyalar, Vaişyalar, Şudralar ve kastdışı (dalitler) diye farklı gruplara ayrılmakta. Karşılaştırmalı din araştırmalarına baktığımızda, Varnashrama Dharma, dinlerin normal olarak ortaya...
Laik sistemin onayladığı isâm’ı temsil ettiği için mi? Diyanet ve ilahiyat Kur’an ve Sünnet islâm’ını değil baskıcı-dışlayıcı laikliğin onay verdiği islamı temsil ettiği için mi? İlk makalemizde Diyanet Neden Toplumsal Bir Ağırlığı Yok? sorusuna Helâl ve Tayyib ile beslenmedikleri şeklinde cevap vermiştik. Açıklamaya çalıştığımız üzere bu aslında yeterli ve tatmin edici bir...
Peygamberlerin en büyük mucizeleri, aralarında “tefrika” yâni “bölünüp parçalanma” olmamaları ve aynı davayı/tevhidi, aynı çerçevede savunmalarıdır. Bu gerçeklik Bakara/136. âyette şöyle anlatılır: “Deyin ki: Biz Allah’a inanırız; ve bize indirilene; ve İbrahim’e, İsmail’e, İshâk’a, Yakub’a ve onların soyundan gelenlere indirilene; ve Musa’ya, İsa’ya ve Rableri tarafından tüm peygamberlere tevdî...