Makale

DİNİN DOĞRU KAYNAKLARDAN ÖĞRENİLMESİ VE DİNİN İSTİSMARINA KARŞI MÜMİNİN SORUMLULUĞU

DİNİN DOĞRU KAYNAKLARDAN ÖĞRENİLMESİ VE DİNİN İSTİSMARINA KARŞI MÜMİNİN SORUMLULUĞU

İnsanın dünya ve ahiret saadetini temin eden en büyük nimet, Allah Teâlâ’nın gönderdiği hidayet rehberidir. İslam dini, insanı yaratan ve onun ihtiyaçlarını en iyi bilen Yüce Allah tarafından gönderilmiş son ilahî dindir. Bu sebeple dinin doğru anlaşılması ve doğru yaşanması, her Müslümanın en temel sorumluluklarından biridir.

İslam’ın temel kaynakları Kur’an-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in sahih sünnetidir. Bunun yanında İslam ilim geleneğinde icmâ ve kıyas da dinin anlaşılması ve yeni meselelerin çözüme kavuşturulması noktasında önemli usûlî deliller olarak kabul edilmiştir. Asırlar boyunca Müslüman âlimler, Kur’an ve sünnetin ortaya koyduğu esasları ümmetin ortak birikimi ve usûl prensipleri çerçevesinde değerlendirmişlerdir.

İcmâ, ümmetin ehil âlimlerinin dinî bir mesele üzerinde ittifak etmelerini; kıyas ise hakkında açık bir nas bulunmayan meselelerin, ortak illetler dikkate alınarak Kur’an ve sünnette hükmü bulunan meselelere bağlanmasını ifade eder. Böylece İslam hukuku, bir taraftan vahye bağlılığını korurken diğer taraftan değişen zaman ve şartlar karşısında çözüm üretme imkânını da muhafaza etmiştir.

Bu sebeple dini doğru anlamak, yalnızca kişisel kanaatlere veya bireysel yorumlara dayanmak değildir. Aynı şekilde herhangi bir kişi, grup veya düşüncenin dini kendi anlayışına indirgemesi de doğru değildir. Müslümanlar, Kur’an ve sünneti esas alan, ümmetin asırlar boyunca oluşmuş ilmî mirasını dikkate alan ve usûl geleneğine bağlı bir din anlayışını benimsemelidir.

Kur’an-ı Kerîm’de dinin yalnızca Allah’a has kılınması emredilmiş, hevâ ve arzuların dinin önüne geçirilmesi ise şiddetle eleştirilmiştir. Müminin görevi, dini kendi arzularına uydurmak değil; kendi hayatını İslam’a göre düzenlemektir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk edin.” (Zümer, 39/2)

Bu ayet, dinin herhangi bir kişiye, gruba, siyasî anlayışa veya ideolojik yaklaşıma ait olmadığını; yalnızca Allah’ın dini olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.

Tarih boyunca dinin zaman zaman siyasî, ekonomik veya şahsî menfaatler için araçsallaştırıldığı görülmüştür. Dinî kavramların, kutsal değerlerin ve insanların manevî duygularının belirli kişi veya grupların çıkarları doğrultusunda kullanılması, İslam’ın ruhuyla bağdaşmamaktadır. İnsanları din adına belirli şahıslara veya yapılara kayıtsız şartsız itaate yönlendirmek, İslam’ın sorumluluk ve kulluk anlayışıyla örtüşmez.

İslam’da mutlak itaat yalnızca Allah’a ve Resûlü’ne aittir. Nitekim Yüce Allah:

“Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve sizden olan idarecilere de…” (Nisâ, 4/59) buyurmaktadır.

Ancak bu itaat, Allah ve Resûlü’ne itaate aykırı olmayan hususlarla sınırlıdır. Hiçbir insan hata yapmaktan korunmuş değildir. Bu sebeple İslam düşünce geleneğinde âlimler, mürşitler ve kanaat önderleri saygı görmüş; fakat hiçbir zaman sorgulanamaz veya mutlak otorite kabul edilmemişlerdir.

Müslümanların dinî konularda ehil ve güvenilir ilim adamlarından istifade etmeleri büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte hiçbir âlim, şeyh, hoca veya kanaat önderi masum değildir. Her görüş ve değerlendirme, Kur’an, sünnet ve ümmetin sahih ilmî birikimi çerçevesinde değerlendirilmelidir. İslam ilim geleneğinde esas olan, şahıslara değil delillere bağlılıktır.

Kur’an-ı Kerîm, insanların ahiret gününde peşlerinden gittikleri kimseler sebebiyle pişmanlık duyabileceklerini de haber vermektedir:

“Kendilerine uyulanlar, kendilerine uyanlardan kaçıp uzaklaştığında…” (Bakara, 2/166)

“Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat ettik; onlar da bizi yoldan çıkardılar.” (Ahzâb, 33/67)

Bu ayetler, insanın dinî ve ahlâkî sorumluluğunu başkasına devredemeyeceğini göstermektedir. Her mümin, inancı, ameli ve tercihleri konusunda Allah’ın huzurunda bizzat hesaba çekilecektir.

Müslüman, dünya hayatında kendisine rehber edindiği insanların kendisini Allah’a yaklaştırmasına, ahlâkını güzelleştirmesine ve kulluk bilincini güçlendirmesine dikkat etmelidir. İnsanları Kur’an ve sünnete çağıran, ümmetin sahih ilmî mirasını önemseyen ve Allah’ın rızasını merkeze alan ilim ve irfan ehli kimselerden istifade etmek büyük bir nimettir. Ancak bu istifade, hiçbir zaman dinin temel ölçülerinden uzaklaşmak veya kişileri mutlak otorite kabul etmek anlamına gelmez.

Sonuç olarak, dinin istismarı hangi gerekçeyle ve hangi yöntemle yapılırsa yapılsın, İslam’ın temel ilkeleriyle bağdaşmaz. Müslümanın görevi; dinini doğru kaynaklardan öğrenmek, güvenilir ilim ehlinin rehberliğinden istifade etmek, ümmetin asırlar boyunca oluşan ilmî birikimine değer vermek ve bütün değerlendirmelerini Kur’an, sünnet, icmâ ve kıyasın ortaya koyduğu usûl çerçevesinde yapmaktır.

Yüce Rabbimiz bizleri hakkı hak bilip ona tabi olan, bâtılı bâtıl bilip ondan sakınan, dinini sahih kaynaklardan öğrenen ve onu hikmet ile basiretle yaşayan kullarından eylesin.

 Âmin.

Kadir Bekil

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Genel

Arjantin, Falkland Adaları pankartı nedeniyle ceza alabilir

Arjantin, Falkland Adaları pankartı nedeniyle ceza alabilir. Bu durum uluslararası ilişkilerde yeni bir gerginliğe yol…

15 dakika ago
  • Genel

A Milli Erkek Voleybol Takımı, Milletler Liginde Ukrayna ile karşılaşacak

A Milli Erkek Voleybol Takımı, Milletler Liginde Ukrayna ile karşılaşacak. Bu önemli karşılaşma, takımların performansını…

15 dakika ago
  • Genel

Japonya Savunma Bakanı Koizumiden İstanbulda uskumru sandviç paylaşımı

Japonya Savunma Bakanı Koizumiden İstanbulda uskumru sandviç paylaşımı hakkında son gelişmeler. Japonya Savunma Bakanı Koizumi,…

16 dakika ago
  • Genel

Türk futbolundan Mauro Icardi geçti

Türk futbolundan Mauro Icardi geçti. Icardi, Türkiye Süper Lig'inde önemli bir etki yarattı ve performansıyla…

16 dakika ago
  • Genel

Lesley Ugochukwu, Galatasaray tarihindeki 217. yabancı futbolcu

Lesley Ugochukwu, Galatasaray tarihindeki 217. yabancı futbolcu olarak kayıtlara geçti. Futbol kariyeri ve Galatasaray'daki önemi…

16 dakika ago
  • Genel

İsrail hapishanelerinde yıllarca işkence gören Filistinli esirler yaşadıklarını anlattı

İsrail hapishanelerinde yıllarca işkence gören Filistinli esirler, yaşadıkları travmaları ve insanlık dışı muameleleri detaylarıyla paylaştı.

38 dakika ago