Gündem

Dünya Kupası’nda Batı Medyasından Çifte Standart: Hristiyan’a İnanç, Müslüman’a Şüphe

Dünya Kupası’nda Batı Medyasından Çifte Standart: Hristiyan’a İnanç, Müslüman’a Şüphe

Batı medyasında çifte standart tartışması

Dünya Kupası, yalnızca futbolun değil, farklı kültürlerin ve inançların da dünya kamuoyunun önüne çıktığı en büyük küresel organizasyonlardan biri olmaya devam ediyor. Ancak turnuvalar boyunca yaşanan bazı örnekler, Batı medyasının farklı dinlere ait sembollere yaklaşımındaki çifte standart tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.

Hristiyan futbolcuların maç öncesi veya gol sonrası haç çıkarması, gökyüzünü işaret ederek dua etmesi ya da takım halinde ibadet etmesi yıllardır “kişisel inanç özgürlüğü” kapsamında değerlendirilirken, Müslüman futbolcuların benzer davranışlarının zaman zaman şüpheyle karşılandığı dikkat çekiyor.

Müslüman futbolcuların ibadetleri tartışma konusu oldu

Turnuvalarda Mısır Milli Takımı oyuncularının maç öncesinde Kur’an-ı Kerim okuması, Fas Milli Takımı futbolcularının galibiyetlerin ardından secdeye kapanması, işaret parmaklarını kaldırarak Allah’ın birliğini simgeleyen tevhid işaretini yapması, İranlı futbolcuların topluca dua etmesi ve Türk futbolcuların ellerini açarak şükretmesi bazı Batılı medya kuruluşlarında farklı yorumlara konu oldu.

Bu görüntüler, birçok Müslüman için ibadet ve şükür ifadesi olarak görülürken, bazı yayın organlarında siyasi ya da ideolojik sembollerle ilişkilendirildi.

Irkçı ve önyargılı yayınlar tepki çekti

Bu tartışmaların en dikkat çekici örneklerinden biri Almanya‘da yaşandı. Welt TV, Portekiz karşısında elde edilen galibiyetin ardından işaret parmaklarını kaldıran Faslı futbolcuların görüntülerini, DEAŞ tarafından kullanılan sembolle ilişkilendiren bir yayın yaptı.

Oysa söz konusu işaret, İslam geleneğinde yüzyıllardır Allah’ın birliğini ifade eden tevhid sembolü olarak biliniyor.

Benzer tartışmalar Avrupa’nın farklı ülkelerinde de yaşandı.

Fransa‘da yayımlanan mizah gazetesi Le Canard Enchaîné, Katar Milli Takımı’nı sakallı, silahlı ve roket taşıyan kişiler şeklinde karikatürize etti.

Danimarka’nın TV 2 kanalında ise Faslı futbolcuların tribündeki annelerine sarıldığı görüntüler aşağılayıcı benzetmelere konu edildi.

Hollanda gazetesi Volkskrant da Faslı futbolcuları FIFA Başkanı’nın elinden Dünya Kupası’nı alan tıraşlı kafalı bir grup olarak tasvir eden bir çizim yayımladı.

Bu örneklerde doğrudan namaz, secde veya dua hedef alınmasa da Müslüman kimliğinin görünürlüğüne yönelik önyargılı bakış açısının yansıdığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Dünya Kupası yalnızca futbol değil, kültürlerin vitrini

Uzmanlara göre Dünya Kupası, herhangi bir spor organizasyonunun çok ötesinde bir anlam taşıyor. Yaklaşık bir ay boyunca milyarlarca insan aynı görüntüleri izliyor; gol sevinçleri, milli marşlar, bayraklar, aileler ve inançlara ait semboller dünyanın ortak hafızasına kaydediliyor.

Bu nedenle futbolcular yalnızca takımlarını değil; aynı zamanda ülkelerini, kültürlerini, ailelerini ve inançlarını da temsil ediyor.

Dünya Kupası böylece yalnızca futbolun değil, toplumların birbirini nasıl algıladığını gösteren küresel bir vitrin niteliği taşıyor.

HABER YORUM

Hristiyan futbolcuların haç çıkarması normal, Müslüman futbolcuların secdeye varması ya da tevhid işareti anormal…

Yahudi sporcuların dini ritüelleri de doğal…

Katar Milli Takımı‘nı sakallı, silahlı ve roket taşıyan kişiler şeklinde karikatürize edilmesi ise Batı Anlayışına göre zaten doğal…

Ne diyelim?

Batı’nın Batık kültürünü dünyaya açık ve net bir şekilde gösteren misaller bunlar…

Batı, “modern falan olamadı, Haçlı zihniyetiyle hareket etmeye devam ediyor” dediğimizde ise, bize saldıranlar, küfür edenler, yobaz diye yaftalayanlar…

Oysa asıl soru şudur:

Aynı inanç özgürlüğü neden herkese aynı ölçüde tanınmıyor?

Eğer haç çıkarmak kişisel inanç özgürlüğüyse, secde etmek de öyledir.

Eğer birinin duası saygıyla karşılanıyorsa, diğerinin duası da aynı saygıyı hak eder.

Gerçek evrensellik; dini, kimliği veya coğrafyası ne olursa olsun herkese aynı ilkeyle yaklaşabilmektir. Aksi hâlde savunulan şey evrensel değerler değil, seçici bir özgürlük(!) anlayışıdır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Recent Posts

  • Genel

BÜLENT YILDIRIM’DAN TOPLUMSAL BİRLİK ÇAĞRISI

BÜLENT YILDIRIM’DAN TOPLUMSAL BİRLİK ÇAĞRISI “Bu sürecin tamamlanması için halkın desteği açık olmalı” İHH İnsani…

45 dakika ago
  • Gündem

TÜRKİYE’DEN SAVUNMA SANAYİİNDE DEV ADIM

TÜRKİYE'DEN SAVUNMA SANAYİİNDE DEV ADIM: BÜTÇEDE REKOR ARTIŞ VE TEKNOLOJİK BAĞIMSIZLIK VURGUSU Türkiye, küresel güvenlik…

1 saat ago
  • Genel

ALLAH BÜYÜKLÜK TASLAYANLARI SEVMEZ

ALLAH BÜYÜKLÜK TASLAYANLARI SEVMEZ Kibir hastalığına yakalananlar kendilerini özel, üstün, seçilmiş ve ayrıcalıklı görürler. Diğer…

2 saat ago
  • Genel

BAE BU SEFER DE SUUDİ ARABİSTAN’I MI BÖLECEK?

İBRAHİM KARAGÜL: BAE BU SEFER DE SUUDİ ARABİSTAN’I MI BÖLECEK? “Peki sonraki hedefi ne? Mısır…

2 saat ago
  • Genel

ODATV’YE KARDEŞÇE SON CEVAP: “AD HOMİNEM” SIĞINAĞI, MARX’IN ÇIKMAZI VE FITRATIN ZAFERİ (VI)

ODATV’YE KARDEŞÇE SON CEVAP: “AD HOMİNEM” SIĞINAĞI, MARX’IN ÇIKMAZI VE FITRATIN ZAFERİ (VI) Odatv yazarı…

2 saat ago
  • Genel

Aleksis Çipras, Görevde Olsaydım Netanyahu’yu Tutuklardım

ÇİPRAS: GÖREVDE OLSAYDIM NETANYAHU HAKKINDAKİ YAKALAMA KARARINI UYGULARDIM Eski Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Uluslararası Ceza…

3 saat ago