
(Hadîd, 57/20)
İnsanoğlu tarih boyunca aynı yanılgıya düşmüştür: kalıcı sandığı bir dünyanın geçici pırıltısına kapılmak…
Allah, bu ayetle insanı sarsar, uyandırır. Dünya hayatının cazibesini bir aynaya yansıtır; fakat o aynada parlayan şey hakikat değil, aldanıştır.
Dünya, kimi zaman bir oyun sahnesine benzer. Herkes rolünü oynar; kimi güçlü, kimi zengin, kimi meşhur olur. Fakat perde kapanınca hepsi biter.
Oysa insan, bu oyunun sahnesine kalıcı değil, imtihan için gönderilmiştir.
Dünya oyununa kapılanlar, rolünü hakikat zannedenlerdir. Oysa gerçek hayat, perde kapandığında başlayacaktır: ahiret hayatı.
Ayetin “eğlence” kelimesiyle işaret ettiği şey, insanı oyalayan her türlü dünyevî tatmindir.
Günümüz insanı, ekranların, markaların, gösterişin esiri olmuş durumda.
Kalabalıklar arasında kaybolmuş ama iç dünyasında yapayalnız…
Ne kadar tüketirse tüketsin, ne kadar gösterirse göstersin, içindeki boşluğu dolduramıyor. Çünkü ruh, sonsuzluğu arıyor; sonsuzluğu fanide bulmak mümkün değil.
Ayetin devamında Rabbimiz, insanların mal ve evlatla övünmesini zikrediyor.
Bugün “takipçi sayısı”, “marka değeri” veya “statü” aynı psikolojiyi taşıyor.
Biriktirilen mallar, alınan evler, kazanılan unvanlar… hepsi geçici birer “övünme vesilesi”.
İnsan, kendini bunlarla büyütüyor zannediyor; aslında kalbini küçültüyor.
Dünyaya aldanan, hem dünyasını hem ahiretini kaybeder.
Çünkü dünyada hırs, rekabet ve kıskançlık içinde ömrünü tüketir; kalbi huzur bulmaz.
Ahirette ise hakikati geç fark eder; elindeki fırsatın çoktan elden gittiğini anlar.
Oysa mümin bilir ki dünya, ahiretin tarlasıdır. Tohum burada atılır, meyve orada toplanır.
Gerçek zenginlik, banka hesaplarında değil; Allah’a bağlı bir kalpte saklıdır.
Kalbi huzurlu olan, en sade hayatında bile mutludur.
Çünkü o, dünyanın geçiciliğini anlamıştır.
Hadîd 20 bize işte bunu fısıldar:
“Parlayan her şey altın değildir; kalıcı olan sadece Allah’ın rızasıdır.”
Dünya, Allah’ın bir nimetidir; ama asla amaç değildir.
Ona sahip olmak değil, ona esir olmamak mühimdir.
Kimin kalbinde dünya büyürse, Allah oradan çekilir.
Kimin kalbinde Allah büyürse, dünya artık sadece bir araç olur.
İSLAMİ HABER “MİRAT”