islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3998
EURO
53,3801
ALTIN
6.850,51
BIST
15.141,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C

EGEMENLİĞİN/İNSANLIĞIN İDAM EDİLDİĞİ AN: VENEZUELLA İŞGALİ!

EGEMENLİĞİN/İNSANLIĞIN İDAM EDİLDİĞİ AN: VENEZUELLA İŞGALİ!
04/01/2026 15:09
A+
A-

‘‘EGEMENLİĞİN/İNSANLIĞIN İDAM EDİLDİĞİ AN!: VENEZUELLA İŞGALİ!’’

 

BU SADECE HUKUKSUZLUK DEĞİL, TARİHİN KIRILMA NOKTASIDIR!
Bugün Venezuela’da yaşananlar, klasik işgallerden farklı olarak modern çağın sinsice kurgulanmış istilasının miladıdır! Bu an, insanlığın ortak hafızasında kara bir sayfa açıyor; hukukun askıya alındığı, sınırların anlamsızlaştığı ve küresel düzenin çürümüş vicdanının tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiği tarihsel bir kırılma anıdır.

Bu sadece sıradan bir hadise değil, bir milattır!
Bu milat, güçlünün hukuku yırtıp attığı, maskelerin düştüğü ve çıplak zorbalığın küresel bir norm hâline getirildiği an’dır!

Gerçek şudur: Trump yönetimiyle birlikte ABD, yalnızca bir ülkeye değil, bütün dünyaya, uluslararası hukukun tamamına savaş ilan etmiş, bir küresel kıyamet savaşının fitilini ateşlemiştir!

Bir ülkenin devlet başkanını ve eşini, yatak odasına kadar uzanan bir zorbalıkla kaçırmak; bir devleti fiilen yok saymak; egemenliği ayaklar altına alarak işgal etmek! artık sıradan bir dış politika tercihi değildir. Bu, diplomasi değil; devlet eliyle yapılan bir haydutluktur!

Bu haydutluk, sistematik, planlı ve ideolojik bir saldırıdır. Amaç sadece bir düzen! kurmak da değil, aynı zamanda bütün dünyayı bir korku tüneline sokmaktır!

 

EMPERYALİZMİN ÇIPLAK YÜZÜ: GÜCÜN PUTLAŞTIRILDIĞI AN!

Gerçek şu ki; gücü ve imkânı olup zorbalıktan başka bir düşüncesi olmayan, kural, hukuk ve norm tanımayan korsan, haraç kesen, “Deli Dumrul” zihniyeti neyse, ABD’nin Venezuela’da yaptığı da odur.

Bu zihniyet, tarih boyunca mazlum coğrafyaların kanıyla beslenmiştir.

Venezuela’da yaşananlar münferit bir kriz değil; cehennemin kapılarının aralanmasıdır! Güya dünyaya barış vadedenler, dünyaya korku, panik ve dehşet ihraç etmiştir. Maskeler düşmüş, “demokrasi” söylemi çökmüş, çıplak güç bütün vahşetiyle sahneye çıkmıştır.

Bu sahne, emperyalizmin gerçek yüzüdür.

Bu bir zirvedir!
Haksızlıkta zirve!
Hukuksuzlukta nirvana!

Ve tarihsel benzerlik kaçınılmazdır: Bu sadece bir kişi! meselesi değil, bir zihniyet meselesidir. Hukuku ayak bağı gören, ahlakı gereksiz sayan, insan haklarını araçsallaştıran zorba bir akıl iş başındadır.

Bu akıl, yalnızca yönetmez; ezer, yok eder ve yakar.

 

ORMAN KANUNU: GÜÇE TAPAN! KORKU SİYASETİ!

Bu zihniyet tanıdıktır. Irak’ta vardı. Afganistan’da vardı. Libya’da vardı. Aynı yöntem, aynı yalan gerekçeler, aynı yıkıcı sonuçlar… Senaryo hiç değişmez; sadece kurbanlar değişir. Dün Irak, bugün Venezuela.

Yarın hangi ülke olacağı ise sessizliğin derecesine bağlıdır.

Sömürüye ve zulme karşı duran herkes ABD’nin hedefidir ama nükleer gücü olanla masa kurar, olmayana bomba yağdırır. Kuzey Kore ile pazarlık, Venezuela’ya operasyon tesadüf değildir.

Bu, güce tapmanın çıplak itirafıdır.

Katiller vicdanla değil, korkuyla durur. ABD’yi ve yandaşlarını hukuk değil, yalnızca güç durdurur. Diğer taraftan, uluslararası ilişkiler hukuk düzeni değil; güçlünün kazandığı, ayakta kaldığı bir orman kanunudur. Hukuk, demokrasi, ideoloji, felsefe ve sanat ise galibin maskesi, güçlü olanın dünyaya dayattığı köleleştirme araçlarıdır.

Zebunkeş zalimler tek bir şeyden anlar: O da güçtür.

Bütün dünya bu hukuksuzluktan ders çıkarmak zorundadır. Çünkü bugün sessiz kalanlar, yarın işgal için sıradadır. Bu yapılanlar güç değildir; zorbalıktır. Liderlik değildir; eşkıyalıktır. Düzen kurmak değil, kaos üretmektir.

 

UYAN TÜRKİYE!: İÇ CEPHE VE TARİHSEL MECBURİYET!

UYAN TÜRKİYE!
Bu bir temenni değil, bir ikazdır. Bu bir çağrı değil, tarihsel bir mecburiyettir.

Feraset ve basiret sahibi asil, necip milletimiz; tarih boyunca saldırıya, istilaya, esarete ve boyunduruk altına alınma girişimlerine karşı her defasında aynı onurlu ve sarsılmaz duruşu göstermiştir.

Bu yaşananlar uzak bir coğrafyada olup biten yabancı bir hadise de değildir; geleceğe bırakılmış açık, kasıtlı ve hesaplı bir tehdittir.

Bu millet devletini kurda kuşa yem etmemiştir; en zor zamanlarda tek vücut olmuş, yarasını kendi sarmış, kaderini hiçbir zalimin, hiçbir küresel efendinin! insafına teslim etmemiştir.

Güçlünün hukuku olmaz ama gaflet içinde olanların üzerine mutlaka hukuk dışı güç çöker.

Çanakkale’de imanla, 15 Temmuz’da iradeyle… yazılan destanlar; bu milletin teslim alınamayacağının, diz çöktürülemeyeceğinin ve iradesinin kırılmayacağının tarih önünde ilanıdır.

Türkiye için asıl mesele dış saldırıdan önce, içerideki direnci çökertmeye çalışan akıllara karşı teyakkuzda olmaktır.

Bu millet tarihin hiçbir döneminde diz çökmemiştir, boyun eğmemiştir, teslim olmamıştır; çünkü bilir ki birlik dağılırsa devlet düşer, irade çözülürse vatan hedef olur.

İç cepheyi güçlendirmek bir tercih değil, varlık–yokluk meselesidir.

‘‘Terörsüz Türkiye’’ hedefi de bu yüzden hayati önemdedir. Terörü bitirmek yalnızca bir güvenlik başlığı değil; küresel kuşatma planlarını içeriden paramparça etmektir.

Bugün de aynı ruh, aynı bilinç ve aynı kararlılık ayaktadır; bu topraklarda hiçbir zalime, hiçbir taşerona, hiçbir işbirlikçiye alan açılmamıştır, açılmayacaktır.

Güçlü devlet iradesi, diri millet bilinci ve sağlam bir iç cephe olmadan ayakta kalmak mümkün değildir. Bu çağda ayakta kalanlar sadece güçlü olanlar değil; iradesini içeriden..! teslim etmeyenlerdir.

Aksi hâlde tarih, uyanmayanlar!!! için acımasızca yeniden yazılacaktır!

Erol KAVUNCU

YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ” 

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.