islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,3422
EURO
55,3107
ALTIN
6.634,68
BIST
12.240,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Cumartesi Açık
25°C
Pazar Parçalı Bulutlu
24°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Salı Hafif Yağmurlu
19°C

EKRANLAR TOPLUMU İFSAT EDERKEN, İKTİDAR NEDEN SESSİZ KALIYOR?

EKRANLAR TOPLUMU İFSAT EDERKEN, İKTİDAR NEDEN SESSİZ KALIYOR?

EKRANLAR TOPLUMU İFSAT EDERKEN, İKTİDAR NEDEN SESSİZ KALIYOR?

Türkiye’de televizyon kanallarında yayınlanan dizi, gündüz kuşağı programları ve haber bültenlerinin toplumsal ahlak, aile yapısı ve yerel kültürel değerler üzerindeki yıkıcı etkileri, kamuoyunda ve siyaset koridorlarında geniş çaplı tartışmalara neden oluyor. Muhafazakâr camia, sivil toplum kuruluşları ve kültür eleştirmenleri, televizyon ekranlarının adeta birer “toplumsal yozlaşma merkezine” dönüştüğünü savunurken; mevcut muhafazakâr iktidarın bu gidişata somut müdahalelerde bulunmamasını derin bir “söylem-eylem çelişkisi” olarak nitelendiriyor.

Tek merkezden yazılan senaryolar kültürel dokuyu çökertiyor

Uzmanlar ve sosyologlar, televizyon yayıncılığı eliyle Türkiye’nin zengin bölgesel ve yerel kültürlerinin, örf, adet ve geleneklerinin kademeli olarak yok edildiğine dikkat çekiyor. Tekirdağ’dan Şırnak’a, İstanbul’dan Hakkâri’ye kadar ülke genelindeki milyonlarca insanın tek bir merkezden çıkan senaryolarla adeta “kültürel bir bombardımana” tutulduğu ifade ediliyor.

Hazırlanan raporlar ve eleştirilerde; dizilerde ve gündüz kuşağı programlarında fütursuzca işlenen şiddet, aldatma, dolandırıcılık, vefasızlık, fuhşiyat ve gayrimeşru ilişkiler gibi temaların toplumun yediden yetmişine bizzat medya kanallarıyla pompalandığı vurgulanıyor. Bu durumun, milli ve manevi değerleri içten içe çürüten en büyük iç tehdit haline geldiği kaydediliyor.

Muhafazakâr iktidara “Söylem var, eylem yok” eleştirisi

Tartışmaların ve tepkilerin merkezinde ise medyanın büyük bölümünü ve denetim mekanizmalarını (RTÜK vb.) elinde bulunduran muhafazakâr siyasi irade yer alıyor. Devlet ricalinin en üst makamlarından “aile yapısının korunduğu ve güçlendirileceği” yönünde sıkça yapılan açıklamaların sahada hiçbir karşılığının bulunmadığını belirten eleştirmenler, tepkilerini üç ana başlıkta topluyor:

  • Müdahale yetersizliği ve caydırıcılık eksikliği: Ekran kontrolünün ve idari yetkilerin tamamen iktidarın elinde olmasına, yapımcı ve senaristlerin devletin tavrına göre pozisyon almasına rağmen; toplumun sinir uçlarıyla oynayan, insanlık onurunu ve aile mahremiyetini zedeleyen yayınlara karşı somut, yaptırım gücü yüksek adımlar atılmıyor.
  • “Dış Güçler” söylemi ve iç tehlike ihmali: Siyasi iktidarın savunma sanayisine, İHA-SİHA ve askeri projelere büyük odaklandığı, tehdidi sürekli dışarıda aradığı; ancak içtimai yapıyı çökertecek boyuta ulaşan “içteki kültürel erozyonu” tamamen görmezden geldiği iddia ediliyor.
  • “Herşeyologlar” ekranları işgal etti: Haber kanallarının toplumsal çürümeyi gündeme taşımak yerine kriz ve felaket tellallığı yaptığı eleştirisi getiriliyor. Salgından depreme, ekonomiden siyasete kadar her konuda ekranlarda boy gösteren aynı “uzman” figürlerin, medyanın bizzat ürettiği bu tahribatı konuşmaktan kaçındığı belirtiliyor.

Toplumsal çözülme hızlanıyor

Kültür ve toplum araştırmacıları, dünyevi iktidarların kalıcılık arayışları ve popülist söylemler uğruna toplumsal ahlakın heba edilmesinin gelecekte telafisi imkânsız bir yıkıma yol açacağı konusunda uyarılarda bulunuyor.

Tarihin, dış güçlerin bu topluma zarar veremediğini kanıtladığını belirten eleştirmenler, asıl tehlikenin içten büyüyen ahlaki çözülme olduğunu vurguluyor.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.