Makale

FAİZCİ SİSTEMDE MERKEZ BANKASI DAHA ÇOOK ZARAR EDER!

FAİZCİ SİSTEMDE MERKEZ BANKASI DAHA ÇOOK ZARAR EDER!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 2025 yılını yaklaşık 1,06 trilyon TL zarar ile kapatmış durumdadır.

Benzer şekilde Federal Reserve (FED) ve European Central Bank (AMB) da son yıllarda zarar yazmıştır.

İlk bakışta şu değerlendirme yapılabilir: “Demek ki bu durum normal. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları da zarar etmiş. Bu, küresel konjonktürün bir sonucudur.”

Lakin mesele tam olarak böyle değildir. Sonuç benzerdir ama sebepler oldukça farklıdır.

Gelişmiş ülkelerde zarar şu şekilde oluşmuştur:

ABD ve Avrupa’da uzun süre düşük faiz politikası uygulanmış, sistem bol likidite ile desteklenmiştir. Ardından enflasyon yükselince faizler hızla artırılmıştır. Bu süreçte merkez bankaları geçmişte düşük faizle aldıkları varlıkları bilançolarında tutarken, yeni dönemde bankalara daha yüksek faiz ödemek zorunda kalmışlardır. Dolayısıyla ortaya çıkan zarar, büyük ölçüde faiz döngüsünün teknik ve doğal bir sonucudur.

Türkiye’de de yüzeyde benzer bir mekanizma çalışmıştır. Faizlerin artırılmasıyla birlikte yükselen faiz giderleri, Merkez Bankası bilançosunda zarar olarak kaydedilmiştir.

Ancak detaya inildiğinde kritik fark ortaya çıkar.

Türkiye’de enflasyon süreci çok daha sert yaşanmış, kur baskısı çok daha belirgin hale gelmiştir. Bu baskıyı yönetmek için Kur Korumalı Mevduat (KKM) gibi olağan dışı bir araç devreye alınmış, likidite yönetimi giderek daha maliyetli hale gelmiştir.

Bu nedenle Türkiye’de ortaya çıkan zarar yalnızca faiz döngüsünün sonucu değildir. Kur, enflasyon ve politika tercihlerinin birleşik sonucudur.

Başka bir ifadeyle bu zarar;

  • Piyasaya verilen likiditeye ödenen faizlerin,
  • KKM uygulamasının maliyetinin,
  • Açık piyasa işlemleriyle fazla parayı geri çekmenin bedelinin toplamıdır.

Aslında burada acı bir gerçeği net şekilde ifade etmek gerekir: Enflasyon kusurları örter!

Yaşanan süreç tam olarak bunun bir örneğidir.

Aşama aşama bakarsak:

  1. Düşük faiz politikası uygulandı
  2. Enflasyon yükseldi
  3. Kur baskısı oluştu
  4. KKM gibi araçlarla sistem tutuldu
  5. Likidite şişti
  6. Sonrasında bu likiditeyi geri çekmek için yüksek faiz ödendi

Ve nihayetinde bu maliyet, “Merkez Bankası zararı” olarak bilançoya yazıldı.

Peki, bu kaçınılmaz mıydı?

Hayır. Kaçınılabilirdi.

Mevcut borca dayalı para sistemi (BDPS) içinde dahi daha dengeli ve tutarlı politikalarla bu maliyetin boyutu azaltılabilirdi. Ancak yapılan tercihler, süreci daha maliyetli hale getirdi.

Önce piyasaya bol likidite verildi. Ardından o likiditeyi geri çekmek için yüksek faiz ödendi.

Sonuçta maliyet, Merkez Bankası zararı olarak ortaya çıktı.

Bugün gördüğümüz tabloyu şu şekilde özetleyebiliriz.

Enflasyon kusuru gizledi ama Merkez Bankası bilançosu gerçeği ortaya çıkardı.

Bu zarar, geçmişte alınan kararların bugünkü finansal karşılığıdır.

Evet, mevcut BDPS içinde bu tür maliyetler kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır. Nitekim FED ve AMB zararları, büyük ölçüde küresel faiz döngüsünün maliyetidir. Türkiye’de ise bu maliyetlere ek olarak KKM gibi garip uygulamaların yükü de binmiştir.

Dolayısıyla şunu açıkça söylemek gerekir.

Mevcut sistem içinde bu maliyetlere katlanmak zorunda kalırsınız.

Fakat mevcut sisteme mahkûm olmak zorunda değilsiniz.

Faiz ekonomimizi mahvediyor. Yok ediyor.

Halbuki daha adil bir ekonomik düzen mümkündür. Faizsiz bir düzen mümkündür.

Bunun için önce zihniyetin, sonra sistemin değişmesi gerekir.

Bu değişim de zor bir şey değildir.

Zorluk zihinlerdedir!

Prof. Dr. Mete Gündoğan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

Avrupa Sokaklarında Öfke: Siyonist Etki İhtimali Göz Ardı Edilebilir mi?

Avrupa Sokaklarında Öfke: Kendiliğinden mi, Yönlendirilen Bir Dalga mı? Avrupa'nın farklı ülkelerinde yükselen toplumsal tepkiler,…

3 saat ago
  • Gündem

“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası

“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası Emine Şenlikoğlu’nun eserinden sinemaya…

4 saat ago
  • Genel

Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor?

Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor? MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Mekke Anlaşması'nı Türkiye'nin milli çıkarları açısından…

9 saat ago
  • Genel

Türkiye’nin Petrol Üretimi Arttı!

Türkiye’nin Petrol Üretiminde Güçlü Adım Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji üretimine ilişkin sevindirici gelişmeleri…

12 saat ago
  • Genel

Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri

Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri: Hakkından Fazlasını İstiyor Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Yunanistan’ın deniz…

13 saat ago
  • Genel

İsrail’i Protesto Ederken Saldırıya Uğradı

Kemal Sağlam’dan Adalet Çağrısı: “Biz Adalet Arıyoruz!” Rize’de “Kahrolsun İsrail” sloganı attıktan sonra darbedilen Dr.…

14 saat ago