Hayvan bile olsa can değerlidir ve canın küçüğü büyüğü olmaz. Ve canı veren Allah’tır. Onun için kurban keserken, zımnen sahibinden, yaratanından izin alır gibi veya bilgi arz eder gibi bir edeple şöyle diyerek keseriz. اللهم هذا منك ولك = Allah’ım bu, Senin vergindir ve Senin yoluna kesiyorum. بسم الله الله...
Ümmet-i Muhammed’in çok yönlü zulümlere, saldırılara, sürgünlere ve katliamlara maruz kaldığı, ve neredeyse sadece Müslümanların kanının ve gözyaşının aktığı bir dünyada yaşıyoruz… İşin en acı tarafı, böyle bir ortamda birlik olmaları ve birbirlerine destek olup kenetlenmeleri gereken Müslümanların bir kısmının, zalim şer güçlerin şeytani tuzaklarına düşerek, din kardeşlerine kan kusturan...
Siyasetini sadece Erdoğan’a yönelik olarak; yalan iftira ve dedikodu üzerinden taraftarlarına kin ve nefret aşılayıp intikam ve öç alma hedeflerinden ibaret olan başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere muhalefet siyasetçilerinin küresel boyutta hızla ilerleyen lüks yaşam sapkını dijital teröristlerinin hiç bir milleti ve devleti ayırmaksızın insanlığın tamamına yakınını telef etmeye yönelik...
Kurban kesimi günü de olan bu gün, Allah’ın Peygamberi Minâ’da insanlara bir hitabede bulundu. Bir gün önceki Arafat hitabelerinde işlediği konulara değindi. Haccın Merkezi olan Mekke’nin, Hac ayı olan Zilhicce’nin ve Kurban kesim günü olan Zilhicce’nin onuncu gününün kutsallğına ve değiştirilmezliğine vurgu yaptı ve şöyle buyurdu: –Bukentinizin, bu ayınızın vebugününüzünharamlığı(dokunulmazlığı/saygınlığı)gibicanlarınızvemallarınızdaRabbinizekavuşacağınızölümgününe...
Günümüzün ve geleceğin bir gerçeği olan kripto paraları Çin gibi külliyen yasaklamaktan ziyade kontrol edilebilir bir düzleme çekmek ve regüle etmek daha gerçekçi bir önlem olabilir.
İnsan Alet Midir? Ayet Midir? Çok açık söylemek gerekirse insan, yemekhane, yatakhane ve abdesthane arasında yiyip içtiklerinin taşıyıcı aleti midir? Hayır hayır! insanın, bu olmadığını Allah da beyan buyurmaktadır. “Onları şimdilik kendi hallerine bırak; hayvanlar gibi yiyip içip zevklensinler ve sonu gelmeyen hevesleri, doymak bilmeyen arzuları, gözlerini kör eden ihtirâsları...