Taha Hüseyin Karagöz’den Çarpıcı Dizi Yorumu: “Gassallık İğrendiriyordu, Şimdi Kursa Koşuyorlar”
Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz, yayınladığı son videoda televizyon dizilerinin topluma olan etkisine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Özellikle “Gassal” dizisini örnek veren Karagöz, toplumun “ıyy” diyerek burun kıvırdığı gasil işine, bu diziyle birlikte ilginin arttığını ifade etti. Karagöz, dizinin ardından birçok vatandaşın bu mesleği merak ettiğini ve bu alanda eğitim almak için kurslara başvurduğunu belirtti. Bu durumu dizilerin yönlendirici gücüne somut bir örnek olarak sunan gazeteci, “Toplum olarak etkiye çok açığız, diziler halkı şekillendiriyor” dedi.
Dizi ve sinema yapımlarına genel bir eleştiri de getiren Karagöz, eski Yeşilçam filmlerinden günümüz dizilerine kadar uzanan süreçte anne figürünün çoğu zaman negatif biçimde yansıtıldığını dile getirdi. Bu durumun, insanların çocuk sahibi olmaktan kaçınmasına ya da bir çocukla yetinmesine neden olduğunu savundu. Aile yapısının ve toplumsal değerlerin medyada çizilen olumsuz temsillerle zedelendiğine dikkat çeken Karagöz, özellikle gençlerin izledikleri içeriklerle bilinçaltının şekillendiğini vurguladı.
Toplumun en mahrem değerlerine bile diziler üzerinden yön verilebildiğini belirten Taha Hüseyin Karagöz’ün bu çıkışı, dizilerin etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Videoda paylaşılan bu çarpıcı değerlendirmeler, izleyiciye sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda bir düşünme ve sorgulama vesilesi de sunuyor.
HABER YORUM
Taha Hüseyin Karagöz kardeşimiz, dizilerin toplumumuz üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini açık ve net bir şekilde tespit etmiş. Kendisine teşekkür ediyoruz…
Dizi seyrederken, dizi dizi dertlerimizi unuttuğumuz bir gerçek…
Dizi seyrederken, birçok insanımızın ibadetlerini ihmal ettiği de bir gerçek…
Ve hatta, dizi seyredeceğim derken, eşini ve çoluk çocuğunu ihmal edenlerin sayısı da azımsanmayacak derecede… Bunu üçüncü sayfa gazete haberlerinde görebiliyoruz..
Bu dizi furyası öyle bir hal aldı ki, insanların tüm sosyal yaşantısını etkileyecek duruma ve konuma geldi…
Artık birçok insan sosyal hayatını, izlediği ve etkilendiği dizilere göre şekillendirebiliyor ve bunun farkına bile varamıyor… Bilinç altında yaşadığı simülasyonu gerçek zannediyor ve doğru yaptığını da iddia etmekten çekinmiyor… İnsanlar artık, izledikleri karakterleri rol model alıyor. Dizi kahramanlarının giyimi, konuşma tarzı, hatta aile içi tutumları bile örnek alınır hale geldi. Bu da, toplumun kendi değerlerinden uzaklaşmasına neden oluyor. Özellikle gençler, ahlaki bir ölçü yerine dizilerdeki geçici şöhretlerin ve yozlaşmış karakterlerin davranışlarını taklit ediyor. Bir dizi karakterinin normalleştirdiği haram bir ilişki, birçok izleyicinin zihninde meşru hale gelebiliyor. Hâlbuki bizim ölçümüz, İslam’dır; bizim pusulamız, Kur’an ve Sünnet’tir. Fakat ekranlardan üzerimize yağan senaryolar, bu ölçüleri unutturmakta, fıtratımızı adım adım törpülemektedir. Sonuç olarak, izleyici olarak neyi neden seyrettiğimizi bilmek zorundayız. Zira bu ekranlar sadece bize bir şey göstermiyor; bizi şekillendiriyor. Kalbimizi, zihnimizi, ailemizi… Ve ne izlediğimiz kadar, neyi kaybettiğimizin de farkında olmalıyız. Çünkü her ekranın bir bedeli var: Ya ruhumuz ya da ahiretimiz…








GÜNDÜZ KUŞAĞI PROGRAMLARINDA TOPLUMUN AHLÂKİ DEĞERLERİNİ ÇÜRÜTÜP İNSAN İLİŞKİLERİNİ PESPAYE HALİNE GETİREN, TÜM MAHREM SIRLARIN ARSIZCA ORTAYA SERİLDİĞİ REZALETLERE RTÜK VE İKTİDAR NEDEN SINIR KOYMUYOR ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL……AR DAMARI ÇATLAMIŞ İNSANLAR EKRANLARDA BOY BOY, NEREDE BUNA SON VERECEK KOVBOY!!!