islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

GAVUR UÇAKLARIYLA GİDİLECEK  HAC FARZ, İDHAL HAYVANLARDAN DA KURBAN CAİZ OLMAZ!

GAVUR UÇAKLARIYLA GİDİLECEK  HAC FARZ, İDHAL HAYVANLARDAN DA KURBAN CAİZ OLMAZ!
04/06/2024 09:41
A+
A-

Şimdilerde olduğu gibi tek alternatifin uçak olduğu dönemlerde gavur uçaklarına ihtiyaç duymak hacca  yol bulamamaktır. Hacca yol bulamamak ise, o yıl için hac ibadetini farz olmaktan çıkarır. (Al-i İmran 97)

Şimdilik bu konuyu geçelim.

HAYVANLAR BİZ İNSANLAR İÇİN YARATILMIŞTIR

Yüce Allah hayvanlar dahil bütün yeryüzü varlıklarını biz insanlar için yaratmıştır. (Bakara 29)

Hayvanlardan değişik şekillerde yararlanırız. Bizim küçük ve büyük baş dediğimiz hayvanların etlerinden yememiz, süt ürünlerinden yararlanmamız da bize emredilmiş/öğütlenmiştir.  (Maide 87-88; Nahl 66; Hac 28,36)

Kurban kesimi yoluyla ibadet etmemiz de biz müminlere meşru kılınmıştır. (Hac 34 )

Bizim hayvanların etleri, yünleri, derileri, sakatatı, etleri ve sütleri ve süt ürünlerinden yararlanıp kurban kesimi yoluyla yararlandırmamız için hayvancılığa yönelmemiz gerekmektedir. Çünkü farz/nafile görevlerin yapılması için gerekenler de faz ve nafile ölüsünde görevimizdir.

HAYVANCILIĞA TEŞVİK

Yememiz ve Yedirmemiz için Kesim

a.) Allah’ın adını anıp hayvan kesiminde bulunarak yememiz ve yedirmemiz bize görev kılınmıştır. (Enam 118) Bu görevimiz için hayvancılığa yönelmek gerekeceği açıktır.

 Hayvanlarda Zekât

 b.) Zekât vermekle yükümlü olduğumuz mallarımız arasında küçük ve büyük baş hayvanlar da bulunmaktadır. Bunlardan nasıl ve ölçüde zekât verileceği de ayrıntılı olarak beyan edilmiştir. Bu sebeple zekât emirleri hayvancılığa teşvik olarak görülmelidir.

Kurban İbadeti

c.) İslam bilginlerinin büyük çoğunluğuna göre farz -vacip ölçüsünde bir görev olmamakla birlikte Kurban kesimi İslam toplumunun şiarı/nişanı nitelikli meşru bir ibadet türüdür. Bu ibadeti yapmak amacıyla gerekli hayvanları sağlamak için hayvancılığa yönelmek aklen ve ilmen olduğu kadar dinen de görevimizdir.

Hayvancılıkta teşvik olması  için hayvanlarda zekât oranı  örneğin koyun cinsinde kırkta bir olarak belirlenmiştir.

Hayvanlarda  Kesim Yaşı

d.) Yıl boyunca yemek ve yılda bir defa kurban ibadeti için yapılacak kesimde hayvancılığı çökertici sayısal azalma şeklinde bir sorun yaşanmaması için kurbanlıklarda yaş sınır getirilmiştir. Peygamberimizin açıklamalarıyla  özellikle kurbanda koyun ve keçi cinsinde BİR, sığır cinsinde İKi, devede BEŞ yaş sınırı belirlenmiş,  daha küçük olanların kesilmesi yasaklanmıştır. (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 5; Nesâî, Dahâyâ, 13.)

Hac Kurbanlarında Kolaylık ilkesi

e.) Kurban kesiminde hususiyle hac kurbanlarında kolaylık ilkesi getirilmiştir. (Bakara 196)

Mesela Haccın Temettü  şeklinde  ihtilaf edilmekte birlikte İfrad haccında vacip kurban kesimi yoktur, yalnızca Kıran şeklinde vardır.

Kolaylık ilkesini gözettiği için Peygamberimiz hayvanlarını Harem/Mîkat sınırları dışından getiremeyecek hacıları için kurban kesimini gerektiren hac türü Kıran’ı yasaklamıştır. (Müslim Hac 17) Çünkü onlar için kurbanlık hayvan bulmak sorun olabilirdi. Bu hüküm, bazılarınca  sanıldığı gibi sahabilere özgü olmayıp geneldir.

YÖNETİCİLERİMİZ BAŞTA HEPİMİZ GÜNAHKÂRIZ

Bu ölçülerin ışığında şöyle söyleyebiliriz:

Hayvancılığını kısmen çökertmiş olup yurt dışından hayvan ithalatında bulunmakta olan borçlu ülkemizin Müslümanları ve yöneticileri farz-ı kifaye olan kurbanlık ve yemeklik hayvan yetiştiriciliği görevini ihmal ettikleri için günahkârdırlar. Onlar kurban kesim ibadetini yapmaya layık değildir, et yemeye de hakları olmasa gerektir.

BİZE HAYVANCILIK CİHADI’NI BAŞLATMALIYIZ

Memleketimiz Müslümanlarının bütünü üzerinde farz-ı kifaye olup bazı Müslümanların üstlenmesiyle diğer Müslümanlardan düşen Hayvancılık Cihadı’na acilen başlamamız gerekmektedir.

Kur’ân’da “… Allah sizin için kolaylığı ister, sizin için zorluğu dilemez…” buyrulmuştur. (Bakara 185)

Döviz, ulaşım, konaklama giderleri ve hele de borçlanma gibi zorlukları gerektiren   Hayvan ithali, kurbanda gözetilmesi gereken ”Kolaylık” ilkesiyle örtüştürülemez.

Bu sebeple Gavuristan’dan yani Müslüman  olmayan ülkelerden  hayvan ithal ederek yememiz ve kurban kesmemiz caiz olamaz. Hayvan ithali Mekruh ve hatta içtihadi haram görülmelidir. Böylesi bir anlayışa eremezsek, olmamız gereken  şuurlu bir Müslüman olamayız.

Kültürel, ekonomik ve Gazze örneğinde görüldüğü üzere silahlı savaş devam ediyor ve biz de Rabbimizin “…Hakkıyla cihad ediniz…” emri gereği bu savaşta yerimizi almalıyız. (Hac 78)

Hayvancılıkta geri kalmanın ümmetimiz ve milletimiz için doğuracağı zararlardan gaflet ederek hayvan ithalini HELÂL-CAİZ görebiliriz. Zaten böyle de görülmekte. Ancak helâl-caiz görsek bile  ithal hayvanların etleri ve onlardan kurban kesimini şüphelerden beri bir şekilde Tayyip yani tertemiz göremeyiz. Oysaki Rabbimiz Helâl ve de Tayyip olanlardan yememizi emretmiyor mu?

Allah’ın siz rızıklandırdıkları nimetlerden Helâl ve Tayyip (maddî ve mânevî bakımdan tertemiz) olanları yiyin ve İman ettiğiniz Allah’ın emirleri ve yasaklarına aykırılıktan korunun.” (Maide 88)

Ali Rıza Demircan

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar
  1. Ahmet Ziya İbrahimoğlu dedi ki:

    Muhterem Hocam,
    Türkiye’deki Müslümanları Kur’an Kültüründen uzaklaştırmak için her yol denenmiş ve denenmeye de devam edilmektedir. Bu baptan olmak üzere kullandığımız Türkçenin bir çok kelimeleri ya batı dillerinden alınmış kelimelerle değiştirilmiş veya uydurulmuştur. Kur’an Kültürüne ehemmiyet verdiğimiz halde bu kültürden bizi uzaklaştıracak planlara alet olmamaya gerekli titizliği gösteremiyoruz. Kullandığınız yazı dilinde bol miktarda uydurukça (soysuz) kelime olmasını nasıl yorumlayayacağımı bilemiyorum muhterem Hocam.

    Bu çok uzun bir konu, sadece bir hususu arz etmekle iktifa edeceğim.

    2012 Yılından beri yaz aylarında *Arapça Anlama ve Konuşma Dil Kampları* düzenleriz. Bu vesile ile Türkçe ve Arapça dillerine çok farklı zaviyelerden bakıp değerlendirme, inceleme imkanımız oldu. Arapça’da en yaygın kullanılan kelimeler arasında ve Kur’anı Kerim’de zikredilen kelimeler içinde kaç tanesini Türkçe’de aynen kullanıyoruz diye araştırıp, Arapça ve Türkçede, lafız ve mana olarak, müşterek kullanılan kelimeler listesi oluşturduk.
    Bu çalışmalarımız esnasında gördüğümüz gerçeklerden biri de şu oldu:
    *“Dilimiz üzerinde tahrif gayreti yürütenlerin hedeflerinden biri de bizi Kur’an Kültüründen uzaklaştırmaktır.”*

    *45 Günde Arapça Anlama ve Konuşma Dil Kamplarımızın* öncesinde bu müşterek kelimelerle yaptırdığımız ödev çalışmasının Arapça öğrenmeyi müthiş derecede kolaylaştırdığını gördük ve yaşadık. Bu projemizi inceleyenler dil hassasiyetimizdeki haklılığımızı teslim edeceklerini zannediyorum.

    *Arapça Anlama ve Konuşma Projemizin Tanıtımı:*👇
    https://hamzali.org/wp-content/uploads/2023/08/Proje-Tanitim-Yazisi-1.pdf
    👇
    https://youtube.com/watch?v=fD2dPqNLd6M&si=rZXyg-ovZvinDqM9

  2. Ahmet Ziya İbrahimoğlu dedi ki:

    Muhterem Hocam,
    Türkiye’deki Müslümanları Kur’an Kültüründen uzaklaştırmak için her yol denenmiş ve denenmeye de devam ediliyor maalesef.
    Bu baptan olmak üzere kullandığımız Türkçenin bir çok kelimesi ya batı dillerinden alınmış kelimelerle değiştirilmiş veya uyduruk kelimelerle asil kelimelerimiz unutturulmaya çalışılmıştır.

    *Kur’an Kültürüne ehemmiyet verdiğimiz halde bu kültürden bizi uzaklaştıracak planların bir parçasına alet olmamaya gerekli ihtimam ve titizliği gösteremiyoruz.*

    Kullandığınız yazı dilinde bol miktarda uydurukça (soysuz) kelime olmasını nasıl yorumlayayacağımı bilemiyorum muhterem Hocam.

    Bu çok uzun bir konu, sadece bir hususu arz etmekle iktifa edeceğim. 2012 Yılından beri yaz aylarında *Arapça Anlama ve Konuşma Dil Kampları* düzenleriz. Bu vesile ile Türkçe ve Arapça dillerine çok farklı zaviyelerden bakıp değerlendirme, inceleme imkanımız oldu. Arapça’da en yaygın kullanılan kelimeler arasında ve Kur’anı Kerim’de zikredilen kelimeler içinde kaç tanesini Türkçe’de aynen kullandığımızı araştırıp, Arapça ve Türkçede, lâfzen ve mana olarak, müşterek kullanılan kelimelerin listesini oluşturduk. Bu çalışmalarımız esnasında gördüğümüz gerçeklerden biri de şu oldu: *“Dilimiz üzerinde tahrif gayreti yürütenlerin hedeflerinden biri de bizi Kur’an Kültüründen uzaklaştırmaktır.”*

    *45 Günde Arapça Anlama ve Konuşma Dil Kamplarımızın* öncesinde bu müşterek kelimelerle yaptırdığımız ödev çalışmasının Arapça öğrenmeyi müthiş derecede kolaylaştırdığını gördük ve yaşadık. Bu projemizi inceleyenler dil hassasiyetimizdeki haklılığımızı teslim edeceklerini zannediyorum.

    *Arapça Anlama ve Konuşma Projemizin Tanıtımı:*👇
    https://hamzali.org/wp-content/uploads/2023/08/Proje-Tanitim-Yazisi-1.pdf
    👇
    https://youtube.com/watch?v=fD2dPqNLd6M&si=rZXyg-ovZvinDqM9