
Gavurca Laflar Etmeyelim
“TARİH BİZİ AFFETMEZ” SÖYLEMİ BİZİ DOĞRUYA YÖNELTEBİLİR Mİ?
Bir asrı aşkındır laikleştirilen bir düzende yaşadığımız ve yaşatıldığımız için İslam’ı bir hayat düzeni olarak algılayamıyor ve hayata İslam’ın iman ve yaşam ölçüleri ile bakamıyoruz. Bunun doğal sonucu olarak da hayatımız gereği gibi konumlandıramadığımız ve amaçlandıramadığımız için seküler/dünyacı insanlar gibi gayesiz yaşar gibiyiz.
HAYATIMIZ KONUMLU VE AMAÇLIDIR
Oysaki Yüce Allah ebediyet takdir ederek denemek üzere yarattığı biz insanlar için aramızdan seçtiği Peygamberler aracılığıyla bildirimlerde bulunmuş; bize niçin yaratıldığımızı ve hangi amaç için yaşamamız gereğini bildirmiştir. Önümüze de İslam dediğimiz bir program konulmuştur.
HAYAT İSLAM’SIZ KONUMLANDIRILIP AMAÇLANDIRILAMAZ
Hayata İslam’ın iman ve amel ölçüleri ile bakamazsak yaşamı anlamlandıramayız. Zerreciklerden galaksilere varlıkları izah edemeyiz ve onların bize hizmet etmek üzere yapılandırıldığını idrak edemeyiz.
Çalışmalarımıza, hukuki atılımlarımıza, üretimlerimize, edinilmesi için gayret gösterdiğimiz insanlık erdemlerime mâna kazandıramayız.
Yerel ve evrensel düzeyde ilim adamlarımız, hukukçularımız, sosyologlarımız felsefecilerimiz, siyasilerimiz ve şimdilerde yapay zekâcılarımız… şöyle şöyle yapmalıyız, diyorlar.
Mesela silah, ilaç, gıda ve spor sanayisi ile yapılan sömürüler dile getiriliyor. Adalet ve merhamet özlemleri dillendiriliyor. Ama bütün bunlar iman temelinden yoksundur ve ölüm ötesini içine alan bir amaca da dayanmıyor.
TARİH İLAH MIDIR?
Çaresiz kalındığı için de şunlar yapılmaz, şunlara karşı çıkılmazsa “Tarih bizi, bu sessizliğimizi affetmez,” deniyor.
Böylece gavurca laf ettiğimizi de fark edemiyoruz.
Tarih nedir, varlığını kendinden alan bir varlık mıdır? Sorgulayıcı ve cezalandırıcı bir otorite midir? Yaratana ait olan affetme yetkisini ona kim ve hangi güç verdi?
Hulâsa, Dünyaya egemen olan ve bizi de kuşatan ateizme ve deizme dayalı yaşam bizi yeryüzünde konumsuz ve amaçsız kıldı, çaresiz bıraktı.
YER YÜZÜNDE GEÇİCİYİZ
Hakikat apaçıktır yani biz insanlar yaratılmış varlıklarız. Yaratıcımız olan Allah bizi dünyada geçici olarak konumlandırdı. İslam ile görevlendirdi. Ölüm ötesi hayatımızda sorgulayacağını; Cenneti ile mükâfatlandırıp Cehenemi ile cezalandıracağını bildirdi, böyle hayatımızı gayelendirdi.
Hayat soyut akıl ile konumlandırılıp amaçlandırılamaz. Akıl gibi İslam da gereklidir.
İslam ise Peygamberlerin kutsal kitaplarla tebliğ ettiği tek dindir ve biz ona muhtacız. Bu dinin son elçisi Hz. Muhammed, son hayat düzeni de onun tebliğ edip açıkladığı Kur’ân’dır.
Sözü Kur’ân’a bırakalım.
“Elif-Lâm-Mîm.
İNSANLAR, (sadece) “İnandık!” demeleriyle bırakılacaklarını ve sınava çekilmeyeceklerini mi sanıyorlar?
Evet, andolsun ki, Biz kendilerinden öncekileri de sınadık; o halde ( Yoksa r Kim O halde, kim İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, Biz onların
ALİ RIZA DEMİRCAN
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ
İSLAMİ HABER “MİRAT”
MİRATYOUTUBE
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…
Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…
Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?” İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne…