
Gazze’de ateşkes ilan edildi. Peki ya ölüm durdu mu? Çocukların gözyaşları dindi mi? Anneler, evlatlarının başında artık korkusuzca uyuyabiliyor mu?
Hayır! Çünkü Gazze’de ateşkesin adı var, ama hayatın içinde karşılığı yok.
İsrail saldırılarıyla insanlar hayatını kaybetmeye devam ediyor. Enkazların arasında yaşam mücadelesi veren çocuklar, şimdi de açlıkla pençeleşiyor. Bir lokma ekmeğe, bir yudum suya muhtaç bebekler var. Anneler, çocuklarının açlığını giderebilmek için çaresizlik içinde çırpınıyor.
Refah Sınır Kapısı’ndan girmesi gereken insani yardımların büyük bölümü Gazze’ye ulaşamıyor. İhtiyacın çok küçük bir kısmı karşılanırken milyonlarca insan hayatta kalma mücadelesi veriyor. Yani bombaların sesi azalsa bile açlığın, yoksulluğun ve çaresizliğin sesi Gazze’de hâlâ yankılanıyor.
Bunlar bir film sahnesi değil. Bir bilgisayar oyununun görüntüleri hiç değil. Bunlar, dünyanın gözleri önünde yaşanan gerçekler. Bir çocuğun açlıktan tükenen bedenini, bir annenin çaresiz bakışlarını, bir babanın evladını kurtaramamanın acısıyla yere yığılışını izliyoruz.
Peki dünya?
Hani insan hakları? Hani çocuk hakları? Hani insanlık?
Gazze bize yalnızca bir savaşın acılarını göstermiyor; insanlığın vicdan sınavını da gözler önüne seriyor.
Unutmayalım: Gazze’de hayatını kaybeden her çocuk, insanlığın vicdanında açılmış bir yaradır. Ve o yara, dünya susmaya devam ettikçe büyüyecektir.
Gazze’yi unutmayın! Çünkü orada ateşkes değil, hâlâ hayatta kalma mücadelesi yaşanıyor.
İSLAMİ HABER “MİRAT”