Gazze’de Çadırlar Yine Sular Altında: “Gazze’nin Üzerinizde Hakkı Var”
Hamas’tan Uluslararası Topluma Sert Tepki
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, Gazze’de şiddetli yağışların ardından binlerce kişinin çadırlarda yeniden su baskınlarıyla karşı karşıya kalması üzerine sert açıklamalarda bulundu. Kasım, hem uluslararası toplumu hem de Arap ve İslam dünyasını Gazze’ye yönelik yetersiz insani destek nedeniyle eleştirdi.

“Dünya Çabaları Felaketi Hafifletmeye Yetmedi”
Kasım, İsrail’in yıllardır uyguladığı abluka nedeniyle Gazze’deki altyapının çöktüğünü, basit bir yağmur fırtınasının dahi büyük bir insani krize dönüştüğünü vurguladı. Gazze’de pek çok kişinin yağmurdan kaçmak için yeniden çadırlarına sığındığını, buna rağmen “dünyanın tüm çabalarının felaketi hafifletmeye yetmediğini” söyledi.
Arap ve İslam Dünyasına Çağrı
Hamas sözcüsü, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın aldığı kararlara rağmen Gazze’nin yeterince desteklenmediğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Gazze’nin üzerinizde hakkı var. Savaşta olduğu gibi bu insani felaket döneminde de Gazze’yi yalnız bırakmayın. Herkesin harekete geçmesi gerekiyor.”
Kış Koşulları Yeni Bir Kriz Yarattı
Gazze’de yoğun yıkım nedeniyle sivillerin önemli kısmı hâlâ çadırlarda ya da geçici yapılarda yaşam mücadelesi veriyor. Kış aylarının başlamasıyla birlikte yağışlar, sel ve soğuk hava yeni bir insani kriz yarattı. Yerel kaynaklara göre birçok çadır sular altında kaldı; çocuklar ve yaşlılar hipotermi riskiyle karşı karşıya.
Acil Yardım Çağrısı
Kasım, özellikle gıda, su, kışlık malzeme ve barınma çözümleri konusunda acil desteğe ihtiyaç olduğunu vurgulayarak uluslararası insani kuruluşları sorumluluk almaya davet etti. Gazze’ye insani yardım girişlerinin sınırlı olması, bölgedeki krizin daha da derinleşmesine neden oluyor.
HABER YORUM
Evet Gazze’nin üzerimizde hakkı var…
Şehit olan 70 Bin kişinin üzerimizde hakkı var…
Şu anda açlık ve susuzluk çeken, mama bulamayan bebeklerin, bir yudum ekmek bulamayan çocukların da üzerimizde hakkı var…
Evlatlarını kaybetmiş Gazzeli ana babaların ve dahi çevresi bereketli kılınan Mescidi Aksa’nın üzerimizde hakkı var…
Bu hak öyle böyle değil…
Bu hak, sessizliğimizin, geciken adımlarımızın, yeterince yükselmeyen seslerimizin omuzlarımıza yüklediği ağır bir sorumluluk…
Bu hak, sadece bir coğrafyanın değil; ümmet bilincinin, insanlığın ve vicdanın bize yönelttiği bir hesaptır.
Her bombanın altında kalan çocuğun çığlığı, her yıkılan evin enkazından yükselen dua ve her soğuk gecede titreyen beden, bizden bir şeyler talep ediyor:
Unutmamayı, sahip çıkmayı, adalet için ses vermeyi…
Gazze’nin üzerimizde hakkı var…
Bu hak; kalplerimize dokunan, ruhumuzu sarsan ve bizi harekete çağıran bir emanettir.
Ve Gazze’nin, Doğu Türkistan’ın, Arakan’ın, Sudan’ın masum ve mazlum halkları, “ümmet bilincinin” hayali ve özlemi içinde beklemektedir …
İSLAMİ HABER “MİRAT”







