
Altan Tan’dan Cumhuriyet’in Kuruluş Dönemine İlişkin Tartışma Yaratan Açıklamalar
Siyasi analist ve eski milletvekili Altan Tan, katıldığı bir televizyon programında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarındaki anayasal yapı ve laiklik sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Tan’ın açıklamaları, sosyal medyada ve siyaset çevrelerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Tan, Cumhuriyet’in ilk yıllarında devletin resmi kimliğinin bugünkü anlayıştan farklı olduğunu savunarak, 1921 ve 1924 anayasalarına işaret etti. “1928 yılına kadar Türkiye Cumhuriyeti devletinin dini İslam’dır. Bu anayasa maddesiyle sabit bir gerçektir” ifadelerini kullanan Tan, laiklik ilkesinin anayasal sisteme daha sonraki süreçte dahil edildiğini söyledi.

“Şeriat Hükümlerinin Uygulanması TBMM’nin Görevleri Arasındaydı”
1924 Anayasası’nın 26. maddesine değinen Tan, o dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görevleri arasında “Ahkâm-ı Şer’iyye’nin Tenfizi” yani şeriat hükümlerinin uygulanmasının bulunduğunu öne sürdü.
Tan, “Türkiye Cumhuriyeti başlangıçta İslamcı ve şeriatçı bir dini devlet yapısıyla kurulmuştur” ifadelerini kullanarak, erken Cumhuriyet döneminin resmi ideolojisine ilişkin yaygın kabullerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Kurucu İrade Dini Söylemleri Ön Plana Çıkarıyordu”
Açıklamalarında Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924 yılına kadar olan söylemlerine de değinen Tan, o dönemde laiklikten ziyade dini kavramların öne çıktığını ileri sürdü.
Kuruluş sürecinde hutbeler, dualar ve dini sembollerin yoğun biçimde kullanıldığını belirten Tan, temel hedefin hilafetin ve İslam birliğinin korunması olduğunu iddia etti.
“Cumhuriyet Tarihi Yeniden Tartışılmalı”
Cumhuriyet’in kuruluş sürecine dair detayların kamuoyunda yeterince konuşulmadığını ifade eden Tan, “Keşke Cumhuriyet tarihi doğru dürüst tartışılabilse. Kim kime ne söz verdi, sonra kim sözünden caydı? Bunların analiz edilmesi gerekir” diyerek tarihi bir muhasebe çağrısında bulundu.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube