
Dünya ortalamasını bilmiyoruz ama Türkiye ortalaması yarım milyon. Ölüm sayısı 2023 yılında ise 525 bin 814 oldu.
Yaşam gibi ölüm de bir hayat gerçeğidir. Hayatın yaratıcısı olan Allah ölümün de halıkıdır. Öldüren ve dirilten yalnızca Odur.
Allah’ın elçileri aracılığıyla bildirdiği mesajlarına kapalı olan Tıp, sonuç alamayacağı çalışmalara kalkışarak ölümü öldürmeye kalkışsın. Ama her canlı ölümü tadacak. Hayata gelişinde bir payı olmayan insan dünyadan ayrılışında da söz sahibi olamadı, olamayacak da. Kaçmaya çalışacak ama ölümden kaçamayacak:
“Onlara de ki: “Ne yaparsanız yapın, Süreyya yıldızına dahi çıksanız, kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm sizi eninde sonunda yakalayacaktır. Fakat ölünce her şey bitmeyecek. Sonra da, gizli açık her şeyi bilen Rabb’inizin huzuruna çıkarılacaksınız. O zaman Allah, bu dünyada yaptığınız her şeyi size bildirecek ve hak etiğiniz karşılığı tam olarak verecektir.” (Cumua 8)
Özellikle Ülkemizde, kulaklarınızı tıkamadıysanız ki isteseniz de tıkayamazsınız çevrenizde ölüm duyuruları olan salaları duyarsınız. Ama geçiştiririz. Ailemizden biri veya biri gibi olan ünlü bir kişi ölünce, ölüme uyanır gibi oluruz ama çok sürmez, her an ölümle sonlanacak uğraşılarımıza döneriz.
Bu defa olsun kendimize ve yakın çevremize bir iki soru soralım. Mesela Güneri Cıvaoğlu nasıl bir sonla veda etti ve nereye gitti.
Felsefi kaynaklardan cevap alamazsınız. Yüce Allah’ın insanlığa son mesajları bütünü olan Kur’ân’a baş vurma ihtiyacındayız.
Bilmemiz gerektiği üzere insanlar Kur’ân’a göre iki kısma ayrılır; Müminler ve Kâfirler. Başta, Allah’a ve ölümle başlayacak âhiret hayatına olmak üzere İslamî iman esaslarına inanan ve bu inancınız çizgisinde yaşayan bir insansanız, tedirgin olmanızsa gerek yok, Peygamberimiz Hz Muhammed’in açıklamasına göre ölüm size “ilahi bir hediye” olur. Ölümle bu hayatın çilelerinden kurtulur, Rabbimizin rızasına ve nimetlerine kanat çırparsınız. Ölüm meleği bir müjdeleyici olarak gelir:
“Onlar ki, tertemiz bir hayat yaşarlarken, güzel yüzlü melekler gelip incitmeden canlarını alacak ve “Selâm sizlere, ebedî kurtuluş ve esenliğe ulaştınız, yaptığınız iyi işlerden dolayı buyurun girin cennete!” diyerek müjdeyi verecekler.” (Nahl 32)
Eğer kâfir iseniz yandınız. Kıyamet Günü daha bir şiddetlenecek ve Cehennem ile sonlanacak, pek ağır bir dönem başlamış olur. İlk azabı ölüm meleğinden tadarsınız:
“Ya melekler onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak!
Bunun sebebi, onların Allah’ı öfkelendiren şeylerin ardınca gitmeleri ve O’nu razı edecek şeylerden hoşlanmamalarıdır. Bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır.” (Muhammed, 27-28)
Bu ilk fasıldan sonra beden toprağa verilirken Ruhumuz yani Kur’ân diliyle nefsimiz inançları ve yaşamına göre oluşan gerçek kabrine götürülür. Kıyamet Günü oradan kaldırılarak yeniden yaratılacak bedeniyle buluşturulur ve birleştirilir. İradeli hayatımızın Cennet veya Cehennem ile sonuçlanacak bütününden sorgulanma faslı başlar.
Yıllarca önce Köprü dergisiyle söyleşi yapan Erdal İnönü’ye ölüm ve ötesi sorulmuş. “Hiç düşünmedim” cevabını vermiş.
Biz böyle yapmayalım, Allah’ın sorularımıza cevap ve yaşamımıza hayat düzeni olacak Kur’ân ile buluşalım.
Evet Güneri Cıvaoğlu da öldü, şimdi sıra kim de? Unutmayalım sıra bizde.
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-